CHP neden çoğalamıyor?

Türkiye toplumu ve siyaseti bütünüyle arayış ve mücadele içerisinde. Sahip olduğumuz dinamizmi temsil edebilecek, en verimli yönetilmesini sağlayacak siyaset aranıyor. Ana akım siyaseti temsil eden partilerde toplumsal baskının etkisi daha çok hissediliyor. 2019 Yerel seçimlerinde ana muhalefet partisi ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilecek girişimleri yapabilmesi için önemli desteğe ulaştı. Aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen toplumun beklediği siyasi değişimini ve dönüşümünü başaramadı. CHP’nin izlediği siyaset, iktidar partisi siyasetinin katlanılamaz hale geldiğinin kabul edilmesinin anlaşılmasını sağlamak anlayışını aşamıyor. İktidar partisinin yanlışlarını ve eksiklerini merkeze alan ve daha iyi bir gelecek temennilerini öne süren siyaset sürdürülüyor.

TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM DÖNEMİ SİYASETİ

Toplumsal dönüşüm dönemlerinin siyasetleri olağan dönemlerin çabaları ve yarışlarıyla oluşmuyor. Toplumun büyük çoğunluğunun kabul edilebilirliğine ve desteğine ulaşacak kapsayıcılığa ulaşılması ihtiyacının karşılanması gerekiyor. Orta vadede en az bir kat büyümeyi sağlayacak, ekonomik/demokratik dönüşüm dilinin, heyecanının, desteğinin sağlanmasıyla ortaya çıkabiliyor. Çözemediğimiz için bedel ödediğimiz bütün sorunları sahiplenebilecek farklılığa ve kararlılığa ihtiyaç duyuluyor. Devletin kuralları, kurulları, kurumları üzerinden etkinlik sağlamak, belirleyici olmak alışkanlıklarının aşılabileceğinin hissettirilmesi, kabul edilebilirliğe taşınması gerekiyor.

SİYASETİN DEMOKRATİK KURUMSAL DÖNÜŞÜMÜ

Türkiye, yok olan Osmanlı İmparatorluğunun içerisinden, Cumhuriyetle yeniden doğdu. İmkansızlıklar içerisinde kurulan Cumhuriyetin, demokratik kurumsal dönüşümü tamamlanmaya çalışılıyor. Devletin, kurallarının, kurullarının, kurumlarının merkezde olduğu, nispi demokratik uygulamalarla sürdürülen, darbelerle şekillenen vesayet sistemi alışkanlıklarının aşılmasıyla karşı karşıya kalan siyasi süreç yaşanıyor. Vesayet sistemini etkisizleştirip aşabilen konumumuzu, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyacak siyasete ihtiyaç duyuluyor. İktidar partisi, vesayet sistemini aşan konuma ulaşılmasında etkin olan, kabul gören siyasetini, demokratik kurumsal dönüşüme taşıyamadığı için yetersiz kalıyor. CHP ise, Cumhuriyetin kuruluşunda yüklendiği kalkınmak, modernleşmek misyonunu, devletin kuralları, kurulları ve kurumları üzerinden gerçekleştirmek alışkanlıklarını aşamıyor. Bütün farklılıkların ve duyarlılıkların kendisini temsil edebileceği, özgürlükçü, demokratik kural, kurul ve kurumlarla sürdürülebilirliğini sağlayacak dönüşümü içselleştiremiyor. Siyasi işleyişine, çalışmalarına, temsiline ve mücadelesine taşıyıp gösteremediği demokratik kurumsal sürdürülebilirlik nedeniyle alternatiflik biriktiremiyor, güven oluşturamıyor, iktidara gelmesini sağlayacak çoğalmayı başaramıyor.

DEMOKRATİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ SİYASET

Türkiye gerilmiş yay, kabına sığmayan enerji hissini uyandırıyor. Sanayi toplumuna dönüşümün de bilgi toplumuna uyumun da dinamikleriyle iç içe. İki büyük değişim ve dönüşümün birlikte, beraberce en verimli şekilde yönetilmesini sağlayacak siyasete ihtiyaç var. Siyaset, demokratik kurumsal sürdürülebilirlikler kapsamında yapılamadığı için devletin kurallarında, kurullarında, kurumlarında etkin olmak üzerinden sürdürülüyor. Türkiye’yi orta vadede en az bir misli, uzun vadede iki üç misli büyütüp, değiştirecek, geliştirecek programlar, projeler üzerinden siyasi yarışlar yapılamıyor. Çözemediğimiz bütün sorumlarımızı sahiplenebilecek yaklaşımlar üzerinden siyasi yarışlar yapılamıyor. Bütün farklılıklarımızı heyecanlandıracak, birlikte yaşamayı, çalışmayı, üretmeyi, yarışmayı başaracak sürdürülebilirlikleri tartışıp, değerlendirerek, kararlılıklar sergilenemiyor.

ÇOĞALAN KARARSIZLIKLAR

Türkiye’nin seçmen eğilimlerine göre en fazla artış kararsız seçmenlerde görülüyor. Kararsız seçmen eğilimi ana muhalefetin oy oranına yaklaştı ve sürekli artış gösteriyor. Kararsızları ve memnuniyetsizleri ne ana muhalefet partisi ne de iktidar partisi yeterince etkileyemiyor. Siyasi partilere destek veren seçmen davranışları da değişiyor. Partilerinin politikalarından, yönetim anlayışlarından, çalışmalarından ve temsillerinden yeterince memnun olmadıklarını gösteren eğilimler her geçen gün artıyor. Yaşadığımız dönemin demokratik dönüşüm dönemi olduğunu hayatın her alanında karşılaştığımız gerçeklikler ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemlerin seçim sonuçlarını, toplumsal dönüşümün başarılabileceğini hissettiren, kendi siyasi işleyişinde bunu görülebilir ve kabul edilebilir hale getiren siyasetlerin daha başarılı olacağı anlaşılabiliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.