Deprem, unutulmak istenen gerçek

İzmir depremi her depremde olduğu gibi ansızın yakaladı. Yine her depremde gördüğümüz manzaralar, yorumlar, eleştiriler, vefatlar, yaralılar, yardımlar. Her depremde tarih tekerrür ediyor.

Aynı duyguları yaşıyoruz. Ne kadar hazırlıksız olduğumuzu fark ediyoruz. Yine çürük binalarda oturuyoruz. 1999 depreminden ders almadan sulak sebze bostanlarına sebze yerine bina dikiyoruz. O binalara hayatımızdan, ihtiyaçlarımızdan kısarak para yatırıp, yaşamayı erteleyerek yaşamı kısaltıyoruz. Bilerek/ bilmeden hayatımızı kısaltıyoruz.

Aslında bilindik sebeplerden yıkılıyor binalar ama her seferinde ilk kez duymuş gibi şaşırıyoruz. Yine suçlu arıyoruz. Sonra, yaralar sarılırken unutup gidiyoruz. “Geçmiş olsun” demekle de geçmiyor ama avunuyoruz.

DEPREME HAZIR OLMAK

Çocukluğumda İzmir’de defalarca sallanmış, Kocaeli’de 1999 depremini yaşamış biri olarak deprem durumunu iyi anladığımı düşünüyorum.

İzmir depreminde bir kez daha gördük ki devlet afetlere hazır. Fakat vatandaş, bizler hazır değiliz.

Daha önce de çeşitli yazılarımda ve AFAD’da bildiri sunumlarımda belirtmiştim. Halkın afet bilincini artıracak farklı çalışmalar olması gerek. KBRN konusunda ne kadar haklı olduğum Korona ile ortaya çıktı. Sunumum kayıtlarda mevcut.

Bu bir iletişim, toplumbilim ve nörobilim sorunu. Farklı disiplinler bir araya gelmeli. Halen yapılan çalışmalarda da çok emek var, yapılan çalışmalar çok değerli ama demek ki eksik bir şeyler var.

Hala afetlerde panik baskın çıkıp, telefon hatlarını kilitliyor, şaşkınlık, şuur kaybı hat safhada. Hala çürük binalarda bilerek oturuluyor, kolonlar kesiliyor. Daha çok para kazanma hırsı ve keyfe göre mevcut bina yapısını değiştirmek düşüncesi ön planda.

Oysa, alt kattaki dükkanda, kendisindeki kolonun olmadığı fark edecek, hesap soracak bilinç lazım. Demek ki bu sorunu farklı boyutlarda deşip, çözmek gerekiyor. Yapmadığımız her an enkazı deşeceğiz.

BİNANIN ŞECERESİ GÖRÜNÜR OLSA

Hala sulak bostanlara bina dikme düşüncesi,  bu binaların zemin etüdüne bakmadan izin verilmesi, hala alacağı binanın teknik özelliklerini sormama devam ediyor. Zincirleme bir umursamazlık var.

Neden binaların girişinde görülen yerde binanın bu teknik özellikleri daimi asılı durmaz. Yeni yapılan veya önceden yapılmış binaların zemin etüdü, teknik bilgileri, kullanıcının anlayacağı şekilde yazılsa, insanlar evlerin teknik durumunu, yaşını, yıpranma payını bilerek alsa, otursa. Oturulamayacak binalar acilen yıkılıp ev sahipleri için yeni bir çalışma yapılsa. Bunların hepsi ülkemiz için kolay işler, vatandaşın bilinci şart.

Depreme sığınmanın anlamı yok.

AFETLERDE AYNI FİLMİ DEĞİL “TEDBİR” FİLMİNİ GÖRELİM

Yine binaların girişinde asansörlerde, toplu taşıma aracı ekranlarında deprem ve afetlerle ilgili doğru ve düşünülerek hazırlanmış bilgilendirme mesajları olsa.

Bu konuyla ilgili herkesin ne çok söyleyeceği lafı, ve mutlaka değerli düşünceleri var. Bunları değerlendirsek, hasarlar azalsa, her depremde aynı filmi görüp unutacağımıza,” tedbir” filmini hep akılda tutsak. Bilinçli olsak. Olur değil mi? Ben ümitliyim. Ülke olarak bilinç için her türlü kaynağımız uygun. Sadece ortak akılla işbirliğimiz eksik. AFAD sesimizi duyar mı acaba?  

TEK YÜREK OLMAK

İzmir depreminde doğudan batıya, güneyden kuzeye ülke olarak tek yürek olmak, acıyı paylaşmak, zorda kalana yardım etmek, toplumsal duyarlılığımız gene ön plana çıktı. Kaybetmememiz gereken bir özellik.

Depremden hemen sonra Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK)’in üye  konaklama tesislerini depremzedelerin ücretsiz yararlanmasına açması alkışlanacak bir davranış.

Arama kurtarma için bölgede 7 bine yakın görevlinin olması da önemli bir durum. Bu deprem lokal olarak yıkıcı olduğu için bütün kaynaklar oraya aktarılabildi. Afet ve yıkım çemberi genişlediğinde de arama ve kurtarmada bu kadar etkili olabilmek önemli.

Sözün özü; İster müteahhit ol, ister kontrol görevlisi, ister sade vatandaş, depremde ölmemek, zararı azaltmak için bilgin, aklın ve vicdanınla çalış. Deprem hep geliyor, gelecek.

Öğr. Gör. Tümay MERCAN

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım B./Yönetim/İletişim Danışmanı tumaymercan@hotmail.com Twitter:Tümay Mercan@Tumaymercan /Facebook: Tümay Mercan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tümay Mercan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.