Pandemi, diğer afetler ve biz!

Pandemi süreci, her geçen gün ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Ne yazık biz insanlar da, işin vahametinin farkında değiliz. Milletimiz için bir şans olan Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın ta işin başından beri gereken hassasiyete vurgu yapmasına rağmen, hala tedbirler noktasında adeta kovid-19'a karşı bir meydan okuma tavrımız göze çarpıyor. Böyle devam ederse, koronanın bitişine ilişkin hiç kimse bir tarih verme kehanetinde bulunamaz. Yani on yıl da sürse şaşırmayın. Bu da insanlık aleminin hayat kalitesini bozuyor.

İnsanlar hala maske ve sosyal mesafeye dikkat etmeden, çılgınca karşılıklı göbek atarak dans edebiliyorlar. Hatta bazı mahzenlerde içki ve kumar partileri dahi düzenleyebiliyorlar. Bu ve benzeri görüntüler de bizi çok yönlü olumsuzluklara sürüklüyor...

Bakınız, pandemi salgını çıktığından beri dünya ekonomisi asgari % 30 geriledi. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler daha yoğun etkilenirken, ekonomisi pamuk ipliğine bağlı zayıf ülkeler, açlık ve kıtlıkla mücadele eder hale geldiler. Üretim azalıyor, tüketim de hız kesmeden devam ediyor. Bu iki zıt kutup arasındaki makas açılmaya devam ederse, Allah muhafaza, insanlar birbirine saldırmaya başlarlar.

Bırakınız ekonomisi zayıf olan ülkeleri, güçlü olan ülkeler bile üretemez hale geldiler. Dengeleri bozuldu ve nasıl işin içinden çıkacaklarını kara kara düşünüyorlar.

Bizim ise, aynı zamanda deprem kuşağında oluşumuz da buna ilave olunca, çok yönlü yıkılmalarla karşı karşıya olduğumuz unutulmamalıdır. İzmir depremi bunun habercisidir. Gerçi hamiyetperver milletimiz bu tür konularda anında organize olup yardımlaşma ve dayanışma seferberliğine girebiliyorlar. Yara sarmada üstümüze yok. Lakin mevcut yapılar depremleri yıkıcı hale getiriyor. İvedilikle tüm Türkiye'de buna çareler üretmemiz lazım. Yıkımlar ve ölümlerden sonraki gayretler elbette ki önemli ama önemli olan buna meydan vermeden yıkımların ve ölümlerin önüne geçmek. Esas üzerinde düşünülmesi gereken en can alıcı husus bu. Bu da işin ayrı boyutu.

Tüm bu bozulmalar insanların kendi elleriyle yapıp ettiklerinin bir ürünü. Zira kerim kitabımız Kur'an bunu bize söylüyor. Adeda bozgunculuğumuzu yüzümüze vuruyor. Bir önceki yazımda bahsetmiştim. Mükerrer olacak ama  hatırlatmakta fayda var.

Bakınız Mevlamız ne diyor?

ظهر الفساد في البر و البحر بما كسبت ايدي الناس...

"Karada ve denizde insanların kendi elleriyle yapıp ettiklerinden dolayı bozulmalar meydana geldi"

Evet, gerçekten tüm bu olup bitenlerin müsebbibi ne yazık ki, insanlık alemidir. Ekolojik dengeyi bozduk. Etrafımızı kirleterek yaşam alanlarını tahrip ettik. Fıtratı zedeledik. Sonuçlarına da isyan ediyoruz. Buna hakkımız yok.

Bir an evvel kendimize gelerek, başta pandemi olmak üzere tüm olumsuzluklara karşı insanlık aleminin selameti için gereken tedbirleri acilen hayata geçirelim ki, daha tehlikeleriyle karşı karşıya kalmayalım.

Daha temiz ve daha sorunsuz bir dünya için gereğini yapıp dualarımızı eksik etmeyelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Zeki Canşi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.