İnsanları yöneten, yönetmeye talip olanların dikkatine

Milletin huzur ve refahı için, devleti yöneten iktidar partisine, devletin yönetimine talip olan muhalefet partilerine, yerel yöneticilere, siyasetçi ve aydınlara, medya mensuplarına, sivil örgüt temsilcilerine, cemaat ve tarikatlara büyük görevler düştüğü bilinciyle hareket etmelidirler. 

 Bu husustaki fikir ve düşüncelerimizin doğru anlaşılması için, makalemizi Şura suresinin 38. Ayetine göre şekillendirmek istiyorum. “Onlar o kimselerdir ki, Rablerinin emirlerine icabet ederler, namazı gereği gibi kılarlar, işlerini de aralarında istişare ederler, verdiğimiz rızıktan infak ederler.” Naklettiğimiz bu ayet ışığında, toplumu yöneten, yönlendiren ve yönetemeye talip olan insanların nasıl hareket etmeleri hususunda fikir ve düşüncelerimi kısaca sıralamak istiyorum.  

1-Kuran ve sünnet bütünlüğüne inanan yöneticiler yönlendiriciler ve yönetmeye talip olan insanlar,  Yüce Allah’ın (CC)   emrettiği helalleri yapmayı,   haramlardan sakınmayı ve sakındırmayı görev bilmelidirler. Dinin direği olan namazı ihmal etmemelidirler. Kesin bir hükmün olmadığı meseleleri iman ehli insanlarla ve istişare etmelidirler.  Edindikleri, ilim, mal ve imkânları insanların hizmetini sunmasını bilmelidirler.  Kur’an ve sünnete uymadan, konuşan, yazan ve fikir beyan edenler, hem kendilerine hem de yaşadıkları topluma zarar verdiklerine düşünerek hareket etmelidirler.  

2- Sözünü ettiğimiz insanlar, düşünürken, yazarken, konuşurken, yorumlarken, danışırken, yönetirken ve yönlendirirken,  Yüce Allah’ın takdir ve taksimatını unutmadan, Yönetme ve yönlendirme anlayışlarını, fikir, düşünce ve kanaatlerini oluştururken, şer güçlerin hain planlarına, maddi kuvvetlerine göre şekillendirmekten sakınmalıdırlar.  

3- Düşmanlarımızı gözünüzde büyütmeden ve hafife almadan, gücünüzün yettiği nispette kuvvet toplayarak alınması gereken tedbirleri istişare ettikten sonra,  Yüce Allah’a (CC)  tevekkül ederek, neticeye razı olmalıdırlar. Kur’an ve sünnet temelinden ayrılmadan müslümanları ümidini güçlendirmeye çalışmalıdırlar. Nefsi ve hissi yorumlarla fitneye yol açacak beyanatlardan şiddetle kaçınmalıdırlar. 

4- Yaratılmışların maddi güçleri ve tuzakları, Yüce Allah’ın (CC) gücü yanında i bir sivrisinek kanadının gücü kadar olmadığına inanarak,  Amerika, İsrail, Rusya, Çin ve Avrupa, hülasa tüm şer güçlerin maddi güçleri karşısında eğilmeden, bükülmeden ve zorlanmadan Yüce Allah’ın emrettiği gibi dosdoğru olmaktan vazgeçmemelidirler. 

5- Müslümanlar arasında kırgınlık, dargınlık olacağı gibi, hataları ve kusurları da elbette olacaktır.   Müslüman günah ve hatalardan münezzeh değildir. Böyle değil de tersi olsaydı, Yüce Allah (CC) müminler arasında ihtilaf çıktığında aralarını düzeldiniz buyurmazdı. Yaptığımız hata ve günahlarımızın bağışlanması için tövbe yapmamızı emretmezdi. Bu gibi ve benzeri hususları bilen yöneticiler ve yönlendiriciler ülkenin ve milletin selameti için nefislerini ezerek, Yüce Allah’ın rızası için bir araya gelerek kucaklaşmalıdırlar. 

6-Müslümanlar aynı delikten iki sefer ısırılmayacaklarına göre, genel ve yerel yönetimlerde,  teşkilat bünyesinde herhangi bir maddi ve manevi arıza meydana geldiğinde, bu gibi arızaların giderilmesi hususunda geç kalınmamalıdırlar. Fikir ve düşüncelerinde arızalı olan kişileri, maddi zaafları olmayan, maneviyat ehli insanlar aracılığıyla Kur’an ve sünnetle tedavileri yapılmalıdır.  

7- Yönetenler, yönlendirenler ve yönetime talip olan insanlar,  iç ve dış siyasi ve ekonomik meseleleri küçük ve büyük olarak tasnifi yapılmalı, öncelikler tespit edilmeli çözüm için adil bir şekilde sıraya konularak gereği yapılmalıdır.  Ülkenin ve milletin zararına olan, küçük meseleler ihmal edilmemeli, büyük meselelerin çözümüne öncelik vermek için, küçük meseleler hususunda halk ikan edilmeli ve gönülleri alınmalıdır.   

8-  yönetenler, yönlendirenler ve yönetime talip olan insanlar, basit siyasi getirilerini, şasi ikbal ve menfaatlerini düşünmeden, ülkenin ve milletin yararına olan hayatı projelerin aksatılmamasına yönelik fikir beyan ederek, halkın moralini yüksek tutmaya çalışmalıdırlar. Devleti yöneten etkili ve yetkili kişiler, basit siyasi manevraların tesirinde kalmadan, devletin milli menfaatleri için çalışmalıdırlar. “ Def-i mefasid celbi menafiden evladır”  (Toplumu rahatsız eden bir kötülüğün giderilmesi için bazı küçük menfaatleri tehir etmek) ilkesiyle hareket ederek, toplumun beklentilerine çözüm bulmalıdırlar,  

9-Toplumu rahatsız eden, sıkıntıya düşüren, İstanbul sözleşmesi, nafaka meselesi, 18 yaşından önce yapılan evlilikler, Sivas mahkûmları, Baş bağlar katliamı, yaşa takılıp emekli olmayanlar, intibak yasası gibi ve benzeri durumlar için yönetenler, yönlendirenler ve yönetime talip olanlar birlikte hareket etmelidirler. Bu gibi meseleler ülke ekonomisine, sosyal dengelerin bozulmasına veya birilerinin hoşuna gitmez endişesiyle rafa kaldırılmadan, masaya yatırılmak suretiyle çözümler üretilmelidir.  

10- Siyasi parti genel başkanları, topluma etkileyen aydın ve yazarlar, kanaat önderleri, medya mensupları sivil toplu örgütleri, iş adamları, hülasa yediden yetmişe herkes ü milletin huzur ve barısı ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarı için sivil bir anayasa yapılması için çalışmalıdırlar. 

Sonuç olarak, yönetenler yönlendirenler, yönetime talip olanlar birbirlerine meydan okuyarak toplumu germekten uzak durmalıdırlar. Mesela “AK partisine destek veren, öğretmene öğretmen demem,” cümlesi doğru bir cümle değildir. Böyle bir cümle doğru kabul edilirse, bir başkası da CHP’ye oy veren öğretmende öğretmen değildir der ve arkası gelmez. “Dokunulmazlığımı kaldırmak isteyip de kaldırmayanlar namerttir vatan hainidir,” demek gerilime yol açan kuru bir kabadayılıktan başka bir şey değildir.  Siyasiler konuşurlarken sinirlerine hâkim olmalı ve kelimeleri seçerlerken çok dikkatli olmalıdırlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Populizm - Sayin abim Türkiyemin siyasetcileri için tek madde popülizm yapmamaları olur, esnafa devlet işçilerine kitlere belediyelere dağıtılan paralar yüzünden ilk defa merkez bankasında para kalmadı, olanı dağıttılar depreme salgına para yok, sadece AKP ile ilgili değil diğer partiler de ayni harcamayı cok seviyoruz tasarrufu tutumlu olmayı sevmiyoruz, bugün faizler yüzde 15.. faiz lobisi kazandı biz kaybediyoruz

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 07:21
01

Acı Gerçekler - 1-İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

2-Kul hakkı ile cennete girilemez.

3-Diğer herşey fasa fiso...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 15:06