Değişime direniyoruz!

Covid- 19 nedeniyle kızımın testi pozitif çıkınca yakın temaslı olarak iki hafta süreyle karantinaya kaldım.
Allaha şükürler olsun ki virüs belirtisi olan baş ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kas ağrısı gibi belirtilerimiz olmadı.
Ailecek süreci ağrısız sızısız atlattık.

Bu gibi süreçler insana çok şey düşündürtür…
Bolca düşünebiliyorsun, okuyabiliyorsun,  dünyayı, yaşananları takip edebilme fırsatı yaratabiliyorsun kendine…

Karantina sürecine girip evde tek bir oda içerisinde kaldığınızda her şey çok daha başkalaşıyor.

Yaşanan süreçten dolayı hayata çok daha farklı bakabiliyorsunuz.
Benimki de öyle oldu.
Yaşadığımız süreci düşünüp değerlendirme fırsatı bulduğumuzda, dostluklarınızı, arkadaşlıklarınızı kısaca eski hayattan kalan tüm yaşananları teraziye koyup tartabiliyorsunuz.
Yanınızda olanları ve olmayanları görebiliyorsunuz.
Her şey ayna gibi karşınıza çıkıyor.

Karantina sonrasında Kocaeli Üniversitesi’nde yapacağım testtin ardından (negatif çıkması halinde) işbaşı yaptıktan sonra yaşadığım süreçle ilgili kimlerin yanınızda kimlerin karşınızda olduğu ilgili genel bir değerlendirme yapacağım.
Dünyayı kasıp kavuran virüs ile ilgili olarak alınan tedbirlere toplum olarak ne kadar uyup uymadığımızı da çok iyi tahlil ettim.
 
İtiraf etmeliyim ki eski hayattan yeni hayata bir türlü geçiş yapamadığımızı fark ettim…

Artık hiçbir şey 8-9 ay önceki hayat gibi olmayacak.
Buna birey olarak hepimiz kendimizi alıştırmalıyız…
Değişime direnmemeliyiz. 
Değişime direndikçe, eski hayatı ve alışkanlıklarımızı sürdürdüğümüz sürece hem kendinizi hem de toplumu riske atmış olursunuz.
Unutmayalım ki, kendimizi değiştirmediğimiz sürece etrafımıza virüs yaymak ve bir tehdit olarak kalmaya birer adayız.
 
14 günlük karantina sürecinde şunları gözlemledim…

Tedbir almakta gecikiyoruz.
Toplumda bir atalet hali var kimsenin umurunda olmayan bir süreç yönetimi ile karşı karşıyayız. Evde kaldığım süre boyunca bu durumu düşündüm.
Toplumsal ve kurumsal atalete neden yakalanıyoruz?
Kritik bir dönemden geçiyoruz pek çoğumuz salgın nedeniyle ölüm ve yaşam arasında gidip geliyoruz. Ama bunu önemsemiyoruz kurallara uymuyoruz.

Değişime direniyoruz.
Sanki ölüm gelmeyecekmiş gibi yaşıyoruz.
Peki, bu durumun nedeni nedir.
İnsanlarda bir özgüven illüzyonu almış başını gidiyor.
Buna kurumsal egolar ekleniyor her kurum her şeyi kendinin çözebileceğini söyleyerek başka kurumları etkisizleştirme çabası içinde.

Sosyal medyada ise her şeyi bilen ve saçmalama hakkını kullanan binlerce kullanıcı.
Bu durum ekonomide böyle, siyasette böyle, sporda böyle.
Yerel yönetimler de böyle özel şirketler de böyle.

Maalesef ki bir öğrenilmiş çaresizlik içindeyiz.
Öğrenilmiş çaresizlik dedim de, bunu en iyi anlatan deneyimi kendim yaşadım.

Evimizde bir kanarya besliyoruz.
Bir kafesi var. Onun içinde demir parmaklıklar arasında saatlerce bir noktada hareket etmeden duruyor. Ben aslında kuşların kafes içinde beslenmelerine karşıyım.
Onların özgürce yaşamalarını hayal eden biriyim ama ailemdeki diğer fertler bu duruma rağmen kafeste kanarya beslemenin iyi bir şey olduğuna inanıyorlar.
Geçenlerde bu duruma bir değişiklik getirmek istedim, statükoyu değiştirip kanaryanın kafes dışında özgür bir ortamda yaşaması ve hareket alanının genişlemesi için geniş bir odamızı ona ayırarak, kafesin kapağını açarak kuşu dışarı çıkardık ve onu özgür bıraktık.

Odanın içinde uçmasını ve özgürlüğünü doya doya yaşamasını seyretmeyi hayal ediyordum.

Ama öyle olmadı kanarya tek bir davranış gösterdi. Kafesin dış yüzeyinde bir yere kondu ve kafesin üzerinde saatlerce öyle durdu uçmadı.
Buna çok üzüldüm kanarya benim ona tanıdığım özgürlük alanının farkına varamamış bildiği tek şeyi yapıyordu kafesin bir kenarına konuyor ve saatlerce öyle duruyordu.
Onun için odanın farklı yerlerine yemde koydum. Belki yeme ulaşmak için uçar ve uçmanın ne olduğunu anlar diye düşündüm ama yanıldım.
Kanarya yemek ihtiyacı olduğunda kafesin içine giriyor ve yiyeceğini oradan tedarik ediyordu…
Kafesten çıktığında tek bildiği şey kafesin bir köşesine konmak oluyordu.

Benim hayal ettiğim şeyleri yapması imkânsızdı çünkü devamlı kafesin içinde kaldığı için uçma davranışını öğrenememişti, bildiği tek şeyi yapıyordu. Hareketsiz kalmayı tercih ediyordu. Onu değiştirmeyi başaramamıştım.

Geçenlerde bu köşede kentsel dönüşümle ilgili bir yazı dizisi hazırlamıştım.
Yerel yönetimlerde zamanla oluşmuş kentsel dönüşüm örgütsel statükolarından bahsederken başarısız kentsel dönüşüm örgütsel yapılarının faaliyetle sonucu karıştıran yapılar olduğundan söz etmiştim.

Sonucu değil de hareketi başarı olarak gören kentsel dönüşüm yapılarını anlatmak için ünlü Fransız düşünürü Fabri’nin tırtıllar üzerinde yaptığı bir deneyden bahsetmiştim.

Benim kanarya üzerinde yaptığım deney de ona benzer bir şeydi aslında.

Fabri hareket halindeki tırtılları incelemiş. Birbirlerini takip eden sırayı hiç bozmayan aynı davranışı sergileyen, değişime direnen tırtılları değişime zorlamış ama başaramamıştı.

Bende kendi deneyimde Fabri gibi başarısızlığa uğradım.
Şu sonuca vardım.
Hiçbir canlı öğrenmediği bilmediği bir davranışı sergileyemiyor.
Değişime direniyor ve standart uygulaması neyse onu tekrar edip duruyor.
Fabri’nin tırtılları nasıl birbirlerini takip ediyor ölünceye kadar sırayı bozmayarak kendi etrafında dönüyorlarsa, benim kanaryam da kafesin içinde veya dışında saatlerce hareketsiz kalmayı tercih ediyor.
Çünkü benim kanaryam böyle yaptığında kendi güvenli bölgesinde yaşayabileceğini düşünüyor.
Hareket halinde olmayı bir özgüven sorunu olarak kabul etmiş.
Bu durumu ancak eğitimle aşabiliriz.

İnsanlar ve kurumlar da öyle değil mi? Atalet halinde olmayı hareket halinde olmaya tercih etmiyorlar mı, değişime direnmiyorlar mı?

Üretmemek için güvenli bölgelerinde yaşamak için rahatlık tuzağını merkez alan bir çember içinde durup dönmüyorlar mı? Kendilerini de sorundan uzak tutup bir statüko oluşturmuyorlar mı? İşte bu yüzden bireysel ve kurumsal atalet dediğimiz atalet hastalığına yakalanıyoruz.

Yaşamın merkezine öğrenmeyi değil de kişisel ezberlerimizi koyuyor ve çok biliyormuşuz gibi birde bunun üzerine hatipliğimizi ekliyor, alın size üretim. Ortada ne eşitlik kalıyor ne liyakat ne de başarı.

İşte salgın bunun örneği değil mi? Herkes kendi bildiğini okuyor.
Ne kurallara uyan var ne de kurallara uymayanlara caydırıcı olması beklenen cezaları uygulayan var.

Bir çadır tiyatrosu izliyoruz. Hayatın her alanında olduğu gibi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

İbrahim kahraman - Sizede geçmiş olsunBu gibi salgınları ya geçiri atlatırsınız,ya da aşılanır korunursunuz.tabii hastalanıp%2 ilk ölenletden olmaz isseniz...siz atlatmışsınız, hemde hafif belirtiler ike...inşallah yakalanmayalar için şu aşı gelir ve halkımız bu salgın hastalık afetinden bir an evvel kurtulur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 18:30
04

Mahmut - Kurumlar, değişime direnen, birşey yapıyormuş gibi gözüküp, hiçbirşey yapamayan, sadece yerini korumaya çalışan statükolar için denetleme diye bir sistem var

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 12:48
03

Sağduyu - çok fazla konuşup eleştiri yapanların sömürüden bahsedenlerin çoğunu biz biliyoruz eski çağ kaotik düşünce anlayışının son kalıntıları bunlar önce yazarın verdiği mesajı anlamaya çalışma gerği duymayan bir zihniyet kendini bırakmış emperyalizme karşı çıktığını sanan ezikler işte okumakla anlamak anlamak arasındaki farkı anlamayacak kadar ideolojik körüz çok yazık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 12:25
02

Engin - Salgın dolayısıyla özellikle gençler yeni döneme karşı direniyorlar umursamıyorlar gençler maske takmamaya bir övünç gibi görüyorlar çok fazla eğitim ihtiyacı var yazınız çok anlamlı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 10:36
01

Sömürülen - Değişime direnme,küresel emperyalizmin kölesi ol,verdiğin mesaja bak,boşa yaşamışsin bu hayatta,büyük resmi görememişsin,yazık...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 06:48

MOBİLYA USTALARI ARANIYOR

(Tercihen şoförlüğü olan) MOBİLYA USTALARI ARANIYOR İmalat Ve Montajda Çalışabilecek Mobilya Ustaları Aranıyor MAAŞ+YOL+YEMEK+SGK TEL: 0532 738 11...

İMALAT USTALARI VE YARDIMCILAR ALINACAKTIR

LPG tanker imalatında çalışacak İMALAT USTALARI VE YARDIMCILAR alınacaktır. Harsan Tanker Treyler Sanayi Mah. Meşale Sok. No : 17 İzmit 0262 335 50...

ORKA GROSS MARKET ELEMANLAR ARIYOR

ORKA GROSS MARKETBünyemizde çalışacak KASİYER- REYON GÖREVLİSİ- SEKRETER- MANAV- MUHASEBE- DEPO SEVKİYAT ELEMANI ve GRAFİKER ELEMAN alınacaktırTel: 05...

ATOMİC MUTFAK BANYO PERSONELLER ARIYOR

ATOMİC MUTFAK BANYO Derince Mobilya Fabrikamızda çalışacak Sanat okulu mobilya bölümü mezunu araç kullanabilen askerliğini yapmış bilgisayar kullanabi...

BAY-BAYAN ELEMAN ALINACAKTIR

İzmit Merkez unlu mamüller Mağazamızda görevlendirilmek üzere; 30 Yaş üstü BAY-BAYAN ELEMAN alınacaktır Tel:0262 311 64 75 - 0 532 691 46 28

DEVREN KİRALIK/SATILIK

Lokanta ve Restoran 430 m2 - 1,5 kat  Şehrin en nezih semtinde Tel: 0532 364 05 83

BORÇEL MÜHENDİSLİK ELEMANLAR ARIYOR

BORÇEL MÜHENDİSLİK LTD.ŞTİ Mekanik tesisat sektöründe faaliyet gösteren firmamıza taahhüt ve mekanik bakım işlerinde çalışacak Fabrikalarda çalışma...

USTALAR ARANIYOR

Mutfak dolabı imalatından ve montajından anlayan USTALAR ARANIYOR Metretül hesabı çalışabilir.4.000 TL Maaş+ SGK+ Servis+ Yemek Uzuntarla- Kartepe ...

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE 1099 TL/m3 Çatı - Kalıp - Kamelya Malzemelerinde Aradığınız Her Şey Ekonomik Fiyatlarla Burada! KERESTE PAZARI-HIR...

Her Türlü Çatı

HER TÜRLÜ ÇATI Kiremit Aktarma Çatı Katı Teras Kaplama, Şıngıl, Çatı Oluk Temizliği ve Çatı Temizliği İTİNA İLE YAPILIR Sinan Ünver

0535 346 87 29