Beni takip etme ben de kayboldum

             Bir yıldır dünya ve ülkemiz Kovid-19 mikrobu belasıyla uğraşırken insanlarımız moral açısından bayağı yıprandı. Bende onun için diyorum ki gelin bu pazar gününüzü biraz neşeli geçirmenize yardımcı olacak konulardan bahsedelim ne dersiniz. 

            Toplumumuzun belki de en zor ve en ilginç görev yapan insanlarından birileri de kamyon ve otobüs şoförleridir zannederim. Çünkü gece gündüz demeden her türlü hava şartlarında uykuya aile ve çocuklarının hasretine direnerek, o il senin bu il benim direksiyon sallayıp duruyorlar.

          Bakın şimdi tam kara kışın ortasındayız siz hiç eksi 15 derecede lapa, lapa kar yağarken patlamış olan bir kamyon veya otobüs lastiğin nasıl değiştirildiğini hiç düşündünüz mü? Siz hiç uyumadan 10-15 saat direksiyon sallamanın nasıl bir şey olduğunu hiç düşündünüz mü? Siz gelin en iyisi hiç düşünmeyin çünkü bu insanlar bunu canlı canlı yaşıyorlar.

           Ana yollardaki park yerlerinde uzun yol şoförlerini bir araya geldikleri zaman onları bir dinlemek lazım, sanki hiç yorulmamışçasına birbirleriyle şakalaşarak hemen lafa benim kamyonun senin kamyonuna 5 basar deyip ortaya bir laf atarlar. Ardından gel istersen rampada bir kapışalım diyerek daha nice, nice laf düelloları dolaşır aralarında Neşelerine de diyecek yoktur hani. Nüktedanlıkları kamyonlarının kasalarına yazdıkları yazılardan bellidir zaten.

           Yolda aracımla giderken kamyon yazılarına karşı çok merakım vardır hemen hemen hepsini okurum. Ne şairane şeyler yazıyorlar inanın şaşarsınız. Gelin isterseniz sizlerle birkaçını paylaşayım. Yine bir gün aracımla yolda giderken önümde giden kamyonun tamponunda aynen şöyle yazıyordu. “Beni takip etme bende kayboldum”, “Ölürsem kabrime gelme istemem sıkışırız”. Hele birde bir minibüste giderken şunu okumuştum.”Kalbinde bana yer yoksa güzelim olsun ben ayakta da giderim”. Daha enteresanını söyleyeyim size. Adamlar cenaze arabasının arkasına yazmışlar. “Bin bana yaşantın değişsin diye”. Bunları yazmak için bayağı bir şairlik gerekiyor sanırım.

             Hani çok nüktedandırlar dedim ya. İstanbul’la Ayvalık-Edremit arası kalburüstü insanları taşıyan otobüs şoförü bir İbrahim amcamız vardı. Bir gün yanına yeni bir muavin almış otobüs şirketi sorumlusu muavini çekip demiş ki bak bu İbrahim amcamız çok titiz adamdır dikkatli ol yolda yolcu indirme bindirme sırasında nazik ol düzgün konuş deyip kendisini uyarmış.

              Neyse otobüs bir gün İstanbul’dan Ayvalık’a doğru hareket etmiş yolda bazı duraklarda inmek isteyen insanlar olmuş muavin arkadan İbram amca sağda indir diye bağırmış. Bizim şoför İbrahim amcada dikiz aynasından muavine parmağıyla kızdığını belirterek son durağa geldiğimizde ben sana sorarım gibisinden işaret yapmış. Tabii ki her yolcu ineceğinde İbram amca sağda indir demeye devam etmiş.

              Neyse otobüs son durağa gelip yolcuların hepsi indikten sonra İbrahim amcamız muavinin kulağından yakalayarak oğlum seni hiç ikaz etmediler mi? O kadar kalburüstü insanın arasında İbram amca sağda indir denir mi? Muavinde peki ne deseydim İbram amca deyince. Bak oğlum Ercü abi, Tunç abi, Kaya abi demek hiç aklına gelmiyor mu? O konsepte hiç İbram amca tabiri uyuyor mu demiş. Şu nüktedanlığın bir inceliğe bakın ama bir de düşünün bakalım bu kadar yorgunluk bu kadar sıkıntı bu nükteleri yapmasalar başka türlü nasıl unutabilir.

               Hadi devam edelim İllerimizden birine bir Vali muavininin tayini çıkmış. Sayın Vali Muavinimiz tabi ki şehri ve şehir halkını biraz tanımak için şehir içi otobüslerinden birine binerek en arka koltuğa oturmuş. Yanında oturan otobüs muavini kendisine sormuş. Hayırdır efendim şehrimizde yenisiniz galiba nerelisiniz diye muhabbete girince evet ilinize Vali muavini olarak tayin oldum deyince o ne güzel bende otobüs muaviniyim yani anlaşılan meslektaşız sizinle efendim demiş. İşte normal yurdum insanımızın samimiyeti daha ne diyelim.    

               Gelin isterseniz bir anekdot daha aktarayım sizlere. Cenaze arabasının şoförü cenaze defninden sonra giderken biraz efkar dağıtayım diye düşünmüş olacak herhalde. İki tane genç bayanın yanından geçerken buyurun sizi gideceğiniz yere kadar bırakayım diye teklifte bulunmuş. Genç bayanlardan biri hemen çıkışarak yahu bizi getirmek istediğin arabaya bir bak başka işin yok mu senin deyince. Şoförümüz hemen arkasından lafı patlatmış siz ne demek istiyorsunuz sayın bayan benim bu arabama binmek için millet ölüyor, ölüyor demiş.                   

               Nüktenin güzelliğine bir dikkat edin. İsterseniz bu günkü yazımızı bizim şoför temelden de bir örnek vererek kapatalım. Bizim temel otobüsü ful çakılı bir rampadan inerken freni patlamış sağ bakmış sola bakmış her taraf uçurum yapacak başka bir şey yok direksiyonu bırakıp ellerini semaya doğru açarak yarabbi demiş kırk kişiyle huzuruna geliyorum beni mahcup etme. Böyle bir nükteden sonrada insan ne diyeceğini bilemiyor artık. Herkese neşeli pazarlar…  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Elgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.