Muharrem İnce partisi

Muharrem İnce’nin farklılığı, CHP’ den beklenilen alternatifliğin sergilenememesiyle ortaya çıkmıştı. Önceki genel başkan Deniz Baykal’ın vesayet sisteminin siyaseti kontrol eden belirleyiciliğini kabullenen, partiyi otoriter yaklaşımlarla bu anlayışa göre düzenleyen siyaset anlayışı kapsamında, mevcut genel başkan ve pek çok siyasetçi gibi siyaseti temsil eden konuma gelebilmişti. Alternatiflik baskısının yoğunlaşmasıyla belirgin hale gelen yanlışlıkları, eksiklikleri seslendirebilen cesaretli çıkışlarıyla CHP içerisinde dikkate alınması gereken farklılığa ulaşabilmişti. Halkın beklentilerini karşılayamıyoruz, alternatif siyaseti temsil edemiyoruz itirazlarını seslendirmişti. Siyaset, yapmaya çalıştıklarımızsa ben bunu daha iyi yaparım özgüveni ve cesaretiyle parti içerisinde karşılık buldu ve genel başkan olmayı hedefledi. CHP bünyesinde ve dışında, demokratik dönüştürücü siyasi alternatifliğin ortaya çıkarılamaması, Muharrem İnce farklılığını Cumhurbaşkanı Adaylığına taşıdı.

CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI

Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı ana muhalefet partisinin alternatiflik üretemeyen çaresizliğinin yansımasıydı. CHP’nin aldığı oylardan daha fazlaya ulaşan destek, Muharrem İnce farklılığının siyaseten değerlendirilmesini zorunlu hale getirmişti. CHP yönetimi ve Muharrem İnce, ortaya çıkan durumu alternatif siyasetin ortaya çıkarılması, demokratik dönüştürücü siyaset alanının temsili kapsamında değerlendiremedi. CHP’nin sürdürdüğü siyaset, parti içi dengelerle oluşturulan, iktidar partisinin yıpranıp, katlanılamaz hale gelmesini bekleyen siyaset düzeyini aşamadığı için Muharrem İnce’nin ben daha iyi genel başkanlık yaparım, ya da tekrar Cumhurbaşkanı Adayı olurumu anlayışını değiştirip, dönüştürememesine neden oldu.

31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİ

31 Mart yerel seçimleri sürecine girildiğinde, alternatiflik baskısı iyice yoğunlaşmış, sürdürülen siyasetin sonuna yaklaşıldığı belli olmuştu. Genel Başkan, çaresizliğin en yoğun yaşandığı dönemde, halkın kendisi gibi olan duyarlılığıyla nasıl, “… ben yürüyeceğim …“ diyerek hiçbir hazırlık, değerlendirme ve planlama yapılmadan “ adalet yürüyüşünü “ başlatmış ve bu kendiliğindenlikle örtüşen yaklaşım kabul edilebilirliğe ulaşmışsa, aynı çaresizliği yoğun olarak hissettiği için bu defa  “ halkın kendisine en yakın “ yerel yönetim adaylarını belirleyerek önemli oranda karşılık buldu. 31 Mart yerel yönetim seçimlerinde, toplam nüfusun yarıdan fazlasının yönetilmesini sağlayan başarı CHP’yi, alternatif siyaseti sergileyemese de iktidar partisinin kendisini aşamayan, yeniden üretemeyen siyaseti karşısında sığınılabilecek liman konumuna taşıdı.

YEREL SEÇİM SONRASININ SİYASETİ

Ne CHP yönetimi, ne de Muharrem İnce, yerel seçimler sonrasının alternatifliğini ortaya çıkaracak yüzleşmeleri, değerlendirmeleri, demokratik dönüştürücü yapılanmayı başaramadığı için ortaya çıkan sorunları aşabilecek siyaset üretilemiyor. Muharrem İnce’yi siyasi farklılığa taşıyan cesareti ve pragmatik yaklaşımları, demokratik dönüştürücü siyaset alanının temsilini sağlayacak anlayışlarla bütünleşemediği, alternatiflik ihtiyacını karşılayacak hale getirilemediği için 31 mart yerel seçimlerinde ulaşılan kabul edilebilirliğin gerisinde kaldı. CHP üst yönetiminin önemli bir kısmı, yerel yönetim seçimlerinde Genel Başkanın sergilediği yaklaşımı anlayamamış, kendi siyasi kariyerlerini önceleyen eğilimler sergilemişlerdi. Yerel seçimlerde başarılan kabul edilebilirliğin gerisine düşen bu siyasiler, demokratik dönüştürücü yapılanmanın başarılamamış olmasının yarattığı boşluktan yararlanarak hızla bilinen yeteneklerini sergilediler ve yeni parti içi dengeleri oluşturup kendilerine uygun yerleri bulabildiler. Ana muhalefet partisi her geçen gün yoğunlaşan alternatiflik baskısının ürettiği sorunlarla baş etmekte zorlanıyor. Siyasi partilerin demokratik kurumsal dönüşümlerini başarılamadıkları için demokratik dönüştürücü siyaset alanını temsil edemeyecekleri biliniyor. İktidar partisinin hakim siyaset konumunu, güvenlikçi yaklaşımlarla, kendi anlayışını ve kadrolarını merkeze alan anlayışlarla sürdürmeye çalışması da aşılamıyor. Demokrasiyi anlamaya çalışmak ve anlaşılabildiği kadarıyla, kalkınmayı, gelişmeyi, değişmeyi, gelişmiş ülkeler arasında uygun yere ulaşmayı önceleyen, demokrasiyi kendi konumumuza, bulunduğumuz yere göre uyarlamaya çalışan alışkanlıklarımızdan kaynaklanan sorunlarla uğraşıyoruz. Demokrasiyi, vazgeçilmezlik olarak kabullenebilen ve olmazsa olmaz yaşama tarzı haline getirmeye kilitlenen siyasete ihtiyacımız var. Alternatiflik beklenilen ve istenilen konuma ulaşan CHP hızla, demokratik dönüştürücü siyaset alanını temsil edebilmesini sağlayacak, demokratik kurumsal dönüşümünü başarmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sinan d - Hocam, Yıllardır iktidara alternatif siyaset üretemeyen muhalefet partileri ben olsam şöyle yaparım diyen ve kendine güvenen birçok siyasi yeni parti kurarak yola çıkma cesareti gösteriyor. Bu durumun parti ismi ile ilgisi yok. Elbet birisi rüzgarı bulup yol alacaktır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 17:53