Hayatta bütün makamlar geçicidir

Nasreddin Hocaya birisi bir  gün  sen  kimsin diye sormuş?

Hiç demiş hoca hiç kimseyim.

Karşısındakinin dudak büküp önemsemediğini görünce,

Bu sefer hoca sormuş sen kimsin?

Mutasarrıfım demiş adam kabara kabara,

Sonra ne olacaksın diye sormuş hoca,

Herhalde Vali olurum diye cevaplamış adam,

Daha sonra ne olacaksın ne olacaksın diye üstelemiş hoca,

Vezir demiş adam,

Peki daha sonra ne olacaksın,

Bir ihtimal sadrazam olabilirim demiş adam,

Peki ondan sonra,

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp,

Son makamını söylemiş hiç demiş,

Hoca hemen cevabı yapıştırmış,

Daha niye kabarıyorsun be adam, ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım zaten, hiçlik makamında.

Bu hikayeyi niye anlattım diyeceksiniz. Geçenlerde bir internet sitesinde  geçen dönemlerin  birinde  Büyük  Millet  Meclisinde  çekilen bir fotoğraf dikkatimi çekti. Eski Bakanlardan biri arka sıralarda tek başına oturmuş,  başını  iki  elinin  arasına  almış, etrafındaki bütün sandalyeler bomboş  bir vaziyette oturuyor. Bir anda kendi kendime düşündüm. Yahu arkadaş dedim bu Bakanın bir zamanlar etrafında dolanan yüzlerce insanın hatta bir o kadar da korumalarının olduğunu, düşününce  insan  ister  istemez  kendi kendine  şu  soruyu  soruyor. Hani büyüklerimiz derler ya ”İnsan ne oldum değil, ne olacağım demeli” diye. işte hayat böyle bir şey. İnsan kendini her duruma göre hazırlamalı bu hayatta. Ne makam sahipleri bir anda normal vatandaş, ne zengin insanlar bir anda fakir, ne sıhhatli insanlar bir anda hasta, ne akıllı insanlar bir anda aklını kaybedebiliyor. Onun  için  bu  dünyanın  lezzetlerinin  hepsi  geçici   olarak verilmiştir  insanoğluna.  Makamda,  zenginlikte,  sıhhatte. Bulunduğunuz  o  makamlar  ile  para  gücünün  büyüsüne  kapılıp  bunları  insanlara  zulüm  aracı  olarak  sakın  kullanmayın.  Çünkü  bir gün  o  makamlardan  mutlaka  ineceksiniz. Onun için bunları kaybetmeden önce  kıymetini  bilin  o  makamları  insanlara  hizmet  aracı  olarak  kullanın.  Bakın hayatta şundan kesin olarak  eminim ki   İnsanların  bir  bürüt  birde  net  ağırlığı  vardır.  Bürüt ağırlığı makamıyla  beraber  olan  ağırlığı,  Net  ağırlığı  ise  o  makamdan  indiği  zamanki  olan  ağırlığıdır. Oda nereden belli  olur  derseniz  eğer  o  makamdan  indiğinizde  insanların  size  olan  teveccühleri  devam  ediyorsa  net  ağırlığınız  ortaya  çıkmış  demektir.  Bence gelin bulunduğunuz  o  makamlara  kişiliğiniz ve  adamlığınızla   güç  verin   makamınızdan aldığınız  gücü  halka  hizmet  yolunda  önünüze  çıkarılan  engelleri  açmakta  kullanın.  Eğer ki   sizler  bir  makam sahibi  olduğunuz   zamanlarda, insanlarla iyi geçinir onlara mütevazi davranır, yüksekten bakmaz. Kalplerini de  kırmadan  güzel  hizmetler  yaparsanız   bu makamlardan indiğinizde de insanlar  yine  sizi  sevecek  ve  aynı  saygıyı  göstereceklerdir  , bunu  iyi  bilin. Hani derler  ya  merdivenleri çıkarken  insanlara  selam vermeyi  unutmayın. Çünkü merdivenleri inerken yine aynı insanlara rastlayacaksınız diye. Bakın  diğer  hikayelere  benzemez  insan oğlunun  hayat  hikayesi, önce  kader  çizgisinde  yazılır, sonra oynanır. Bu  hikayede  silip  yeniden yazmak ta  yoktur. Kalemi  bir  defa  bıraktın mı  elinden  bitmiştir hayat  hikayen. Bu  hikayede  kendinden  başkasını  oynamakta  yoktur. Kendin  yazar  kendin oynarsın. Elindeki  kalemi  bırakmanın  zamanı da  gizlidir. Kaleminiz  hala  elinizdeyken  güzel  bir hayat hikayesi  yazın  kendinize. Elinizin  bir  daha kalem  tutamayacağı  günlere  iyi  hazırlayın kendinizi. O  zaman  kalemi  tutma gücünüz olsa  bile, bu  seferde  mürekkebiniz  bitmiş  olacak. Bence  şu  yalan  dünyadan  giderken  arkanızda  hoş  bir  seda  bırakmak  istiyorsanız.  Ya  okunacak  bir şeyler  yazın.  Yada  yazılacak  bir şeyler  yapın  yeter.  Bakın  hayatta  gülerek yaptığınız  tüm  yanlışların,  bir gün  gelir ağlaya ağlaya  hesabını  verirsiniz. Hani  söylenir   İnsan  İki anlam yüklermiş   hayata, biri ağlarken, biride  gülerken. Ve  insan  sadece  bir kez  kıymet  bilirmiş. Oda  elindekini  kaybederken. Onun  için  hayatta  Yüce  Allahın  bize  vermiş  olduğu  elimizdeki  bütün  nimetleri  kaybetmeden  kıymetini  bilelim. Çünkü şükrü  eda  edilmeyen  bütün  nimetler  bir gün  elimizden  alınabilir. Herkese iyi pazarlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Elgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Emine Okanalp - Çok doğru ama maalesef makamlar bittikten sonra gerçekleşebilecek duygulara sahibiz bende iyi pazarlar diliyorum sağlıcakla kalın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mart 17:44