Siyasi parti kapatmak

Milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması ve parti kapatmak sorunu, Türkiye siyasetinin çözemediği temel sorunudur. Vesayet sistemi döneminde, siyasetin kontrol altında tutulması anlayışıyla uygulamalar yapılıyordu. Bu dönemin baskı, sınırlamak ve kapatmak uygulamalarından bütün siyasi partiler zarar gördü ve bedeller ödedi. Sisteminin çözülmesiyle sınırlamalar ve parti kapatmalar zorlaştırıldı. Vesayet sistemi döneminin şartlarında oluşan siyasi alışkanlıklarımızı aşamıyoruz. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayacak siyasi dönüşümleri başaramadık. Vesayet sisteminin yerine Demokratik Hukuk Devletinin inşası tamamlayamadık. Bu nedenlerle milletvekillerinin sınırlandırılmaları ve siyasi partileri kapatmak sorunlarını, iktidardaki siyasetlerin anlayışları kapsamında çözmeye çalışıyoruz.

SINIRLAMAK VE KAPATMAK YAKLAŞIMLARI

Yeniden başlayan milletvekili haklarını sınırlamak ve parti kapatmak uygulamaları HDP üzerinde yoğunlaştı. HDP’nin siyaset anlayışının etkisizleştirilip, sonlandırılmasının hedeflendiği anlaşılıyor. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu insan hakları savunucusu. İnancına, ibadetine, kılık, kıyafetine, farklılıklarına bağlı insanların, düşünmek, ifade etmek ve yaşamak özgürlüklerinin sürdürülebilirliğini sağlamak mücadeleleriyle biliniyor. HDP’nin, Türkiyelileşmesine, PKK terörüyle ayrışmasına, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşılmasına yardımcı olabileceği de kabul ediliyor. Buna rağmen, vesayet sistemi döneminin alışkanlıklarıyla sürdürülen siyasetlerin, kendi konumlarını ve önceliklerini merkeze alan alışkanlıkları kapsamındaki uygulamalarla karşılaşıyor. Türkiye siyasetinin yüzleşmesi ve aşması gereken temel sorunu budur.

SİYASİ TEMSİLCİLER

Siyasi seçilmişlerin, ayrıcalıkları, sahip oldukları hakları ve yüklendikleri sorumlulukları, temsili konumlarıyla ilgilidir. Halkın sorunlarını, ihtiyaç ve beklentilerini, kendilerine oy veren seçmenlerin önceliklerine göre gündeme taşıyıp, mücadele eden halkın temsilcileridirler.  Suçun  “Tanımlanan yasalar kapsamındaki eylem ve işlemler” olduğunu biliyoruz. Kanunsuz suç olmayacağı, suçun şahsiliği, yargısız infazın yapılamayacağı, tutuklamanın istisna, özgürlüğün esas olduğu, masumiyet karinesi, adil yargılamanın vazgeçilmezliği, uzun tutukluluk süresinin kabul edilemeyeceği gibi suçluya ve şüpheliye yönelik kuralların evrensel hukukun temel ilkeleri olduğu da kabul ediliyor. Yeniden başlayan, milletvekili haklarını sınırlamak ve parti kapatmak tartışmaları, vesayet sisteminin bütün sebep ve sonuçlarıyla yüzleşemememizden kaynaklanıyor.

SİYASİ MÜCADELENİN ENGELLENMESİ

Siyasetin vazgeçilemez işlevi, halkın iradesini temsil etmek sorumluluğuyla, evrensel demokrasinin kural, kurul ve kurumlarıyla, halkın sorunlarının çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasını sağlamaktır. Siyasi mücadelenin sürdürülebilirliği, ülkelerin meşruiyetlerinin, demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerinin, gelişmişliklerinin göstergesidir. Toplumsal gücü ve iktidarı kullanabilir durumda olanların önceliklerine göre siyasi mücadeleler sınırlanır ve partiler kapatılırsa, benzerlerinin hemen kurulduğu, mağduriyetleri nedeniyle daha fazla desteğe ulaştıkları ise defalarca yaşadığımız gerçekliğimizdir.

HDP’NİN KAPATILMASI SORUNU

HDP sorununun mevcut yasalar kapsamında çözülemeyeceği, üretilecek kararın tartışmalı olacağı biliniyor. Sorunun siyasi sorumluluk yerine getirilemediği için yargının önüne taşındığı açıktır. HDP ile ilgili suçlamalar ve tartışmalar, bazı parti sorumlularının PKK terörü ile aralarına mesafe koyamadıkları iddialarından kaynaklanıyor. Suçla, suçluyla, şüpheliyle ilgili toplumsal kabul edilemezlik hali bulunmuyor. Tartışmalı olan, milletvekili dokunulmazlıklarının, önleyici tedbirlerin ve uygulamaların, parti kapatma girişimlerinin,  çözemediğimiz için bedeller ödediğimiz sorunlarımız kapsamında değerlendirilmemesidir. Karşı karşıya kaldığımız sorun Türkiye siyasetinin aşması gereken sorunumuzdur.

SORUN SİYASİDİR

İktidar partisinin sorunudur çünkü toplumsal gücü devleti yönetmektedir. Vesayet siteminin siyaseti kontrol altına tutan yaklaşımlarından zarar görmüş ve bedeller ödemiştir. Buna rağmen siyaseti, demokratik temsil ve çözüm için mücadele edilen alan haline getiremediğini kabul etmiş olacaktır. HDP’ye oy veren yaklaşık 6 milyon seçmenin, terörle ilişkisiz olarak temsil edilmesini, sorunlarına çözümler aramasını sağlayamadığını kabul ettiği anlaşılacaktır. Ana muhalefet partisinin sorunudur; çünkü alternatiflik beklenilen konumunu, siyasetin temsilinde ve mücadelesinde sürdüremeyeceğini kabul ettiği anlaşılacaktır. HDP’nin sorunudur; çünkü birlikte yaşamayı, çalışmayı, üretmeyi, yarışmayı, başarmayı sahiplenen, evrensel demokrasinin kural, kurul ve kurumlarıyla sürdürülebilecek, PKK terörüyle ilişkisiz siyasi sorumluluğu yerine getiremeyeceğini kabul etmiş olacaktır. Demokratik kurumsal sürdürülebilirlik, toplumsal meşruiyet, hepimiz için daha iyi bir gelecek ve Türkiyelilik iddialarına güvenilirlik sağlayamayacaktır. PKK terörünün sebep ve sonuçlarıyla yüzleşebilmek sorumluluğunu yerine getiremeyeceği anlaşılacaktır. Bütün siyasi partilerin sorunudur çünkü halkı temsil etmeleri, sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını sağlamaya çalışmaları, meşruiyetleri, demokratiklikleri, güvenilirlikleri tartışmalı olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.