Tedbirli olan, takdire inanan Müslüman korkak olmaz

Şuurlu Müslümanlar, iman varsa imkânda vardır inancıyla hareket eder. Her zorluğun bir kolaylığı olduğuna iman ederek ümitsizliğe düşmezler. Zalimlerden değil Y.Allah’tan korktukları için tedbiri elden bırakmazlar. İslam ve Müslüman düşmanı olan zalim şer güçler, ülkemiz, milletimiz ve İslam dünyası için hayırlı rüya görmezler. Fırsat bulduklarında alçakça saldırmaktan geri durmazlar.

Aklını kullanabilen bir Müslüman, son ilahi kitap olan, kitabımız Kur’an-ı kerimi anlayarak okursa, son ilahi Peygamber olan, Peygamberimiz Hz. Muhammed’i  (S.A.V.)can kulağıyla dinlerse,   zalimlerin kurdukları tuzakla düşmeden nasıl hareket edeceğini bilir ve ona göre yoluna devam eder.  Aklını vahyin emrine teslim eden Müslüman önce kendini, sonra düşmanlarını tanımalıdır. Yüce Allah (CC) Kur’an-ı keriminde imansızların ve müminlerin karakterlerini şu şekilde bildiriyor.

Önce imansızların karakterlerini özetleyerek anlatmaya çalışalım. Allah’a şirk koşarlar,  helal ve yasaklarına riayet etmezler. Allah’ın hükümranlığını kabul etmezler ve anılmasını istemezler. Allah’ın ayetlerini çarpıtmaya çalışırlar. Verdikleri söze durmazlar, yalan konuşurlar, yalan yere yemin ederler. Hakkı görmezler, haktan yana olmazlar,  ruh halleri sıkıntılıdır. Kendi güçlerine güvendiklerinden Yüce Allah’tan ümitlerini keserler, şehvetlerine düşkündürler. Kibirli, şımarık ve cimridirler. Yoksullara merhamet etmezler, insanların haklarını yemekte sınır tanımazlar, gösteriş meraklısıdırlar.

Mü’minlerin karakterinde, Yüce Allah’a (CC)  ortak koşmak yoktur. Müslümanlar İnsanlar arasında adaletle hükmederler. Vatanlarına, dinlerine ve namuslarına saldırılmadıkça saldırmazlar, Allah yolundan ayrılmadan cihad etmekten de geri durmazlar, aşırı gitmezler. Hakkı,  batıl sözlerle ve fiillerle örtmeye çalışmazlar. Namazlarını huşu içinde kılarlar. 

Müslüman olan devlet yöneticisine itaatsizlik etmezler. COVİD-19 virüsüne ve diğer hastalık ve felaketlere karşı alınan meşru tedbirlere karşı gelmezler.  Herhangi bir şehirde, bulaşıcı bir hastalık nüksederse o şehre girilemeyeceğini, o şehirde yaşayan insan da o şehirden çıkmayacağını bilirler. Maske, mesafe temizlik ve aşı kurallına uymuyorum diyerek kul hakkına girmezler. 

 Hastalık beni öldürmez, maske beni kurtarmaz, hasta olsam da, olmasam da vakit geldiğinde öleceğim diyerek “Tedavi olunuz”  emrini hafife almazlar.  Anne ve babalarına öf demezler, kul hakkından şiddetle kaçınırlar. Zanda bulunmazlar,  gıybet dedikodu yapmazlar iftira atmazlar, insanların ayıplarını araştırmazlar,  cahillerden yüz çevirirler. 

Yalan konuşmazlar, kınayıcıların kınamasından korkmazlar. Emanetlere ihanet etmezler, faiz yemezler, rüşvet vermezler, rüşvet almazlar. Haram işlere yaklaşmazlar,  zina yapmazlar. Kumar oynamazlar. Kâfirlere karşı izzetli, müminlere karşı mütevazı olurlar. Söz verdiklerinde sözlerinde dururlar. 

Allah’ın nimetlerini inkâr etmezler, insanların yaptıkları hayırlı hizmetlere nankörlük yapmazlar. Hakkı söylemekten çekinmezler, hakkı üstün tutarlar, batıldan şiddetle kaçınırlar. Münafık karakterli kimselerle beraber olmazlar. İsraftan, hasetten, kin ve nefretten kaçınırlar. İnsanları ifrat derecesinde sevmezler, tefrit derecesinde yermezler,  birbirlerini ötekileştirerek aşağılamazlar, orta yolu tutarlar.

 Başkalarının ilahlarına sövmezler, Allah’a söven hadsizlere de müsaade etmezler. Ayet ve hadisle belirlenmiş olmayan işleri kendi aralarında istişare ederler. İslam dinin yetersiz görmezler. Her zorluğun çaresi, Kur’an ve sünnete olduğuna inanırlar. Müslümanım diyen kimseye sen Müslüman değilsin demezler. İnkârcılara karşı her zeminde fikri mücadele veriler. Allah ve Resulünün konuşulmadığı yerde durmazlar. 

 Kur’an ve sünnete inandıklarından Hakka hak, Batıla batıl diyerek,  İslam safında yer almaktan çekinmezler.   Müslüman oldukları için, kendi kültür medeniyetimize sırtlarını dönerek, Frenklerin kanunlarını almaya çalışmazlar.   Siyasi sosyal, askeri, hukuki ve ekonomik ve diğer alanlarda başarılı olmak hususunda Kur’an ve sünnette göre hareket etmeye çalışırlar.  Temel insan hak hürriyetlerini veda hutbesinden ve Kur’an-ı Kerimden başka yerlerde aramazlar. 

Şuurlu Müslümanlar; Kur’an ayetlerini ve hadisi şerifleri günümüz şartlarında yetersiz görmezler. Allah ve Resulüne isyan edenlerin mağlup olacaklarına inandıkları gibi,  Yüce Allah’a kayıtsız şartsız teslim olanların galip geleceklerine iman ederler. 

Yüce Allah’ın dini olan İslam’ı yaşamayan ve yaşatmayan sözde Müslümanların yok olacağını bilirler. Yüce Allah (CC),  onların yerine, başkalarını getirmek suretiyle nurunu tamamlayacağı hususunda hiçbir zorluğunun olmadığına yürekten inanırlar ve ona göre hareket ederler. 

Faizin haram, ticaretin helal olduğunu, faiz yiyenlerin Allah ve Resulüne harp ilan ettiğini buyuran Yüce Allaha  (CC),  veda hutbesinde kadınlar Allah’ın erkelere verdiği emanetlerdir. Faizin her çeşidi haramdır ve ayaklarımın altındadır buyuran, Hz. Peygamberimiz’e (s.a.v.) itaatsizlik etmezler. Faiz, döviz lobisiyle ülkemizin ekonomisin çökertmek isteyen zalimlere karşı Kur’an ve sünnetin emirlerine sımsıkı sarılarak cevap vermekten geri durmazlar.  

Hatadan dönmek fazilettir anlayışıyla İstanbul sözleşmesi nasıl kaldırılmışsa, faizin ve diğer ahlaksızlıkların kaldırılması hususunda gayretli olurlar ve Müslümanların gönüllerini ferahlatmaya çalışırlar.  Makalemizi Rum suresinin 47. Tevbe suresinin 14-15 ayetlerini naklederek tamamlayalım. [“ suç işleyenlerden intikam aldık, ama mü’minlere yardım etmek üzerimize düşün bir görev oldu” “Onlarla savaş edin ki, Allah sizin ellerinizle kendilerini cezalandırsın, rezil etsin, yardımıyla sizi onlar üzerine muzaffer kılsın ve mü’min bir toplumun yüreklerine su serpsin. Birde kalplerindeki öfkeyi gidersin.  Allah dilediğine tövbe de nasip eder Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.”]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Ömer Izleyen - Cenk cemil adıyla yazarın yazısına yorum yapan beyefendi. ,yorumlarını takip ediyorum, yazar karşı önyargılısın ve ince ince hakaretlerde bulunuyorsun. makaleyi okumadan yazara hadis naklederek cevap vermeye çalışıyorsun ve kaynak istiyorsun yazarı çok iyi tanıyorum, Müslümanları kırmamaya çalışıyor, nezaketle size cevap veriyor lakin anlamak istemiyorsunuz. naklettiğiniz hadisi doğru anlayınız diyor " şapkadan tavşan çıkarmayın diyorsunuz. naklettiğiniz hadisi açıklayan bir hadis naklediyorum " Hz. Peygamberimiz buyurdu " Beni asla cimri, yalancı ve korkak bulamazsınız" (Buhari Cihat bahsi) onu ümmeti olan bizlerde asla cimri korkak ve yalancı olamayız bilmem anlatabildim mi?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 04 Nisan 15:51
04

Alaettin Köksal - Sayın cenk cemil, nefsimi ayaklarımın altına alarak size cevap veriyorum. Müslüman olduğunuza göre size asla cahil diyemem. zira cahil olduğunuzu bilseydim Kur an ifadesiyle 'Cahillerden yüz çeviriniz" (Araf 199)emrine uyar size cevap vermezdim. makalemizin başlığını tefekkür ederseniz her şerre karşı tedbirli olan Müslüman Yüce Allahtan başka hiç bir yaratılmıştan korkamaz, tedbirsiz insan zalimlere karşı korkaktır. Müslüman Müslüman Müslümana hakaret etmez " şapkadan tavşan çıkarmaz" bu cümlenizle yaptığınız hakaret size döner. kaynak istiyorsunuz. lütfen Kur'an ve hadis okuyunuz. a okuduğunuz ayetleri Kur'an ve sünnet bütünlüğü içinde anlamaya çalışınız. kolaylık istiyorsanız internet üzerinden kokuyla alakalı ayet ve hadislere bakınız.. Hakaret yapmayınız bilginiz ve medeni cesaretiniz varsa geliniz medenice birbirimizin yanlışlarını ve doğrularını konuşarak birbirimize yardımcı olalım.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 04 Nisan 15:33
02

Alaettin Köksal - sayın cenk cemil hadisi şerifi anlayamadın , Yüce Allah cimrileri sevmez, cömertleri sever. Yüce Allah " Ey akıl sahipleri benden korkun" buyurmaktadır. insan nefis sahibi olduğu için dünyevilik endişelerinden dolayı korkak ve cimri olabilirliğini ortadan kaldırmak için hadisin sonunda mü'min yalan konuşmaz diyerek cimriliğini ve korkaklıktan kurtulmanın yolunu göstermiştir. Mesala b bir mü'min diğer bir müminden borç isterse borç verecek olan adam cimriliğinden dolayı param yok derse yalan konuşmuş olacaktır halbuki mü'min asla yalan konuşmayacağına göre borç isteyene borç vermek suretiyle cimrilikten kurtulmuş olur. Mü'min korkaklığından dolayı cihada çıkmamak için yalandan mazeret uyduramaz. hal böyle olunca korkaklıktan vaz geçecektir.. Hz. Peygamberimiz bu hadisi şerifle mü'minlerin cimriliğini ve korkaklığını tedavi ettiğini anlamalısın.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 03 Nisan 12:47
03

Cenk Cemil - @ Alaettin Köksal 02 nolu yoruma cevabı: Yine şapkadan tavşan çıkarmaya çalışmışsın ! Yazdıkların bu hadisin hangi şerhinde kim tarafından yapılmış bir zahmet isim ve eser adı ver ! Ha, böyle bir eser ve müellif yoksa, kendi yorumlarınız sizde kalsın diyorum!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 20:26
01

Cenk Cemil - Sadece bir Bir hadis-i şerif'le cevap veriyorum :

Safvan bin Süleym’den (radiyallahu anh) rivayet edilmiştir. Dedi ki: Resulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) soruldu ve: “Ey Allah’ın Resulü! mü’min korkak olur mu?” denildi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Evet!” buyurdular.

“Pekiyi cimri olur mu?” denildi, yine: “Evet!” buyurdular.

Yine: “Peki yalancı olur mu?” denildi. Bu sefer: “Hayır!” buyurdular.” (Muvatta, Şuab-ül İman)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Nisan 18:18