Bugünler de geçecek!

11 Mart 2020 tarihinde ülkemizde ortaya çıkan korona virüs salgınının üzerinden 1 yıl geçti.
Salgınla mücadele kapsamında sokağa çıkma yasakları uygulandı, evlere kapandık. Gazete olarak sınırlı günlerde yayınlar yaptık. Haftanın büyük bölümünde gazete çıkartmadık ve eve kapandık.
Evde kaldığım süreçlerde bolca vaktim oldu.
Salgınla ilgili yayınları takip ettim, farklı kitaplar okudum.
Kenti ve kent yöneticilerini değerlendiren analiz köşe yazılar yazdım.

Salgınla mücadele kapsamında evde kaldığım günlerde yazdığım makaleleri bu sütunda yayınladım. Çok olumlu tepkiler aldım.

Uzun bir aradan sonra ikinci kez hafta sonları sokağa çıkma yasağı getirildi.
Eskiye geri döndük.
Bundan böyle haftanın iki günü evdeyim. Bu yasaklar ne zamana kadar sürecek belli değil.
Yine bolca okuyacağım.
Okuduğum ilginç konuları analiz ederek siz okurlarımla paylaşmak istiyorum.

İkinci kez getirilen hafta sonu sokağa çıkma yasaklarının ilk analiz yazımı bugün siz yayınlıyorum.

Bugünkü yazımın ana teması, konusu; yaşadıklarımıza karşı dik durmayı anlatmak. Hayat hiç beklenmedik anda karşımıza zorlukları çıkartıyor.
Önemli olan bu zorlukların üstesinden gelecek gücü kendimizde yaratmak…

30 yıllık gazeteciyim.
50’li yaşların başındayım. Mesleğime âşık bir adamım.
Heyecanım, çalışma azmim, son derece yüksek.
Yaşadığım 50 yıla neler sığdırdım.
Ne acılar yaşadık toplumca 80 darbesini yaşadım. Ondan önce 70’li yıllar yokluk yıllarıydı. Yağ, şeker, çay pirinç, tüp gaz kuyruklarında geçen çocukluk yıllarım.
Üniversiteyi bitirdikten sonra öğretmenlik yapma heyecanıyla, doğuya gidişim fakat terör yüzünden tehdit edilerek sevdiğim mesleğimden ayrılışım hepsi ayrı bir dramdı…

Ya sonraki yıllar daha büyüklerini yaşadım 1999 Gölcük depremi bizi öyle bir sarstı ki bir daha toparlanamadık. Ne canlar yitirildi. Ne aşklar yok oldu. Toplu mezarlar sevdiklerimizle doldu. Sonra 15 Temmuz’u yaşadık, ülkemizi işgal etmek isteyenlere karşı delikanlı gibi savaştık ve özgürlüğümüzü tekrar kazandık.

Toplumsal acılarımız bitmedi.
2020 yılında salgın denen belayla karşılaştık. Binlerce yaşlı genç ölümle pençeleşti yirmi binin üzerinde yaşam gitti. Şimdi üçüncü pik seviyesini yaşıyoruz evlerimizden çıkamıyor maskeli balo gibi maskeyle dolaşmak zorundayız.
Sevdiklerimizi göremiyor, kucaklaşamıyoruz.

Bugünlerde geçecek.
Gelecek nesiller için bir masal olarak kalacak.
Âmâ umudumuzu kaybetmemeliyiz. Şairin dediği gibi bazen kan doğranır delikanlının ekmeğine diyor ya, şimdiki yaşadığımız zamanlar böyle zamanlar.
Çok sevdiğim bir ağabeyim sohbetlerimiz sırasında hep delikanlı adam vazgeçmez der. Sokak kültürünü de modern kültürü de iyi bilen bir kimlik olan ağabeyim ne kadar da haklı yaşamdan ve sevdiklerimizden asla vazgeçmemeliyiz.
Zorluklarla sonuna kadar mücadele etmeliyiz.

Salgın bitecek başka bir kırılma anı yaşayacağız toplum olarak ama asla ümidimizi kaybetmeyeceğiz…

Bir şiirle yazımı noktalamak istiyorum, yaşadıklarımızı güzelce anlatan bir şiir:


Vazgeçmek delikanlıyı bozar benim güzel abim,
Masaldı masal olarak kaldı dinledik iyi oldu
Zaten umut gerçeğin cenazesini kaldırmaz
Bilirsin ayrılık için her şey az, yaşam ve sevgi için her şey fazlaydı
Geçti bir tren bir vapur, bir şehir bir masaldı
Üstümüzden geçmesi gereken ne varsa geçti
Önce sarsıldı her şey sonra yıkıldı
Ömür bu ya zaten kırılması gereken yerden kırıldı
Yanması gereken yerden alev aldı ayrılık
Kime sarılar insan son nefesinde
Ya Allah deyip doğrul
Çoktur zaten yenilen, yenildikçe kanayan
Kanadıkça yeniler, yenildikçe bir kez daha
Hiç yenilmeyecekmiş gibi yenilen çoktur.

Her başlangıç aslında bir sondur
Yıldız kayar, güneş doğar
Vazgeçmek delikanlıyı bozar güzel abim,
Dibine kadar inilir mi yokluğun inilir
Delikanlı adam yenilir mi yenilir yaşam bu zeytin peynir değil ki
Yar bir ekmeğin bağrını koy içine ye,
Bazen kan doğranır delikanlının ekmeğine
Yaşam bu, kadın bu vurdu mu en savunmasız yerinden vurur adamı
Kalp bile kaçacak yer arar kendine
Dedim ya güzel ya abim yaşam bu vurdu mu harbiden vurur
Delikanlının en hası bir kaşık suda boğulur
Bir dönüm toprakta can kökü kurur
Başıboş ve hoyrat çıkar gidersin en fazla
Her şeyi bıraktığını zannedersin ardında
Her şey seni bırakmaz

En çokta ağlamak
Ağlamak benim güzel abim sünepe bir alacaklı gibi yapışır yakana
Delikanlıyız dedik ya borcumuz borç
Dökeriz gözlerimizi bizde dilsiz bir köşeye bir gün
Bir gün bizde soğuk bir mevsimde
Mesela bir Ocak’ta yeneriz yenemediklerimizi
Ya da yenilip yine çeker gideriz başı dik
Yeni kendimizden eski kendimize
Belki de masalımızın elmaları çalınan gökyüzüne
Öyle değil mi benim güzel abim öyle değil mi söyle
Yaşam ve aşk ne kadar yakışırsa adam olana
Ayrılıkta o kadar yakışır delikanlıya… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ünal - tüp yoktu ama mutluyduk saçmalıktır ideolojik körlüktür. evinizin temel ihtiyaçlarını kuyruklarda karşılayan zihniyete mutluluk diyen anlayış sakattır.annelerimize hakarettir.zavallı annelerimiz yemek pişirmek için ne zahmetlere katlanıyorlardı zaten bakmakla görmek ayrı şey. bakmak işte görmek sezgi ister

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 03 Nisan 16:22
02

Faruk - çok anlamlı bir yazı hedeflerimizden ve gelecek umudumuzdan vazgeçmemeliyiz şiir çok güzel

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 03 Nisan 12:27
01

İzmitli - Kardeş dediğimiz müslüman ülkelerin,yani şimdi topraklarımızı işgal eden katar başta olmak üzere suriyenin , saudi arabın kıbrısı aldık diye bize petrol ambargosu koyduklarını da anlatsana. Tüp yokdu ama mutluyduk ve şimdiki gibi ekmek kuyruğu yoktu.

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 03 Nisan 08:29

BAYAN SATIŞ ELEMANLARI ALINACAKTIR

Sahada aktif araç kullanabilen deneyimli BAYAN SATIŞ ELEMANLARI alınacaktır. maaş+ yemek+servis GSM : 0 545 236 28 16 TEL : 0 262 527 88 18      ...

ÇİFTLİKTE ÇALIŞACAK AİLE VEYA BİREY ARANIYOR

Çiftliğimizde çalışacak hayvan işlerinden anlayan AİLE veya BİREY aranıyor Tel: 0532 773 33 90

GIDA TEKNİKERİ veya KİMYA MÜHENDİSİ ARANIYOR

Derince Saray Sofrasında çalışacak GIDA TEKNİKERİ veya KİMYA MÜHENDİSİ aranıyor Tel: 0532 773 33 90

ELEKTRİK KALFASI veya USTASI ALINACAKTIR

ELEKTRİK KALFASI veya USTASI alınacaktır Kartepede oturanlar tercihtir Adem Şamlı Tel: 0532 709 48 89

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT ŞOK KAMPANYA 200 TL 'den başlayan fiyatlarla Merkez-Derince Tel: 0533 261 45 900 262 223 41 90

HER TÜRLÜ ÇATI İŞLERİ YAPILIR

HER TÜRLÜ ÇATI KİREMİT AKTARMA ÇATIKATI- TERAS KAPLAMA Şıngıl Çatı- Oluk Temizliği ve Çatı Temizliği İTİNA İLE YAPILIR Sinan Ünver Tel: 0535 346...

VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR

VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR  Maaş+ SGK+ Servis+ Yemek      Servisimiz Bekirdere-Yeşilova-Kandıra Sapağı güzergahından geçmektedir.  Fabrikamızda palet...

MERT ASANSÖRLÜ EVDEN EVE NAKLİYAT

TAŞINMADAN BİZİ ARAYIN MERT ASANSÖRLÜ EVDEN EVE NAKLİYAT Tek Fiyat : 800 TLTel: 0532 552 53 080262 322 23 70

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE Çatı - Kalıp - Kamelya Malzemelerinde Aradığınız Her Şey EKONOMİK Fiyatlarla Burada! KERESTE PAZARI - HIRDAVAT PAZA...