Hem devlet hem de millet memuru olun

Vatandaşın biri kasabasına dönerken karanlıkta bataklığa düşmüş. Akşamın o alacakaranlığın da kurtarılması için "İmdat imdat, kurtaran yok mu" diye bağırıyormuş. Çırpınırken, birden köyün muhtarı aşağıdan çıkagelmiş.

-Arkadaş, ne oldu hayırdır?

- Muhtarım bataklığa düştüm. Yok mu oralarda dal, ip gibi bir şeyler uzatıversen de beni kurtarsan buradan.

 -Muhtar da kusura bakma arkadaş, ben sana ne ip uzatırım, ne de dal. Bataklıkta ki adam da neden uzatmıyorsun" diye sormuş.

-Arkadaş sen şimdi tam da hazine arazisinin içindesin. Hazine arazisinin üzerine bir şey yapmak veya bir şey  almak suçtur. Bırak arkadaş durduk yerde başımıza iş açmayalım. Bataklığın içerisindeki adam ise:

-Hazine arazisinden bir şey almak suçsa ben ne olacağım o zaman burada. Öleyim mi yani.

 -Sen  hiç merak etme. Ben şimdi kasabaya gider kaymakama senin bataklığa düştüğünü söylerim. O da ilçedeki mal müdürünü arar. İkisi aralarında istişare ederler, seni oradan çıkarmak suç mu değil mi bir karar verirler. Eğer çıkarmak suç değilse bir itfaiye gönderirler. O zaman seni oradan çıkarmaya çalışırız. Bataklıktaki adam bu cevap karşısında hayretler içinde kalarak,

-Yahu muhtar bu senin dediklerin olana kadar ben burada ölürüm.

- Arkadaş ben sana ölmezsin demedim ki. Ölürsün ama en azından mevzuata uygun ölürsün demiş.

 -     İnanın bizim Türkiye bürokrasisine çok uygun bir hikaye. Bazen  Devlet dairelerinde insanları canlarından bezdirene kadar uğraştırıyoruz. Allah aşkına dikkat edersiniz ülkemizde iktidar olup her başa gelen hükümet bürokrasiden dert yanar.  Ama ne hikmetse bütün iktidarlar bu hususta  tam başarılı olamaz. Neyse ki  Allahtan  bu  konuda yine  en  başarılı  iktidar  AK  Parti  iktidarı ve Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan oldu da bürokrasi işleri bayağı azaldı. Yoksa  eski bürokrasi anlayışı   devam  etseydi  yanmıştı  bu  millet.  Yahu yazık değil mi  bu insanlara. Onların içinde yaşlısı var. Hastası var. İşinden izin almış  olanı var. Sadece bir  evrak  için on yere imzaya gönderiyorsunuz  bu  insanları

Hani hepsi aynı odanın içinde olsa bir derece makul diyeceksiniz. Farklı odalar arasında dolaştırıp duruyorsunuz insanları. Hadi Birde üstüne üstlük sorumlu memur evraklarla ilgili eksik bir bilgi verildi mi vay o zaman o vatandaşın haline işin yoksa akşama kadar koştur dur. Hadi koşturdun evrakları yetiştirdin diyelim. Bu seferde memur bey vatandaşa  kusura bakmayın mesai saati bitti bu saatten  sonra yetişmez “Bugün git yarın gel” dediği  an  hadi  al  başına belayı. Arkadaş  ben bu iş için işyerinden izin aldım da geldim. Ben yarın bir daha nasıl izin alayım  da  geleyim   dediğin de, ne yapalım arkadaş o tarafı beni ilgilendirmez onu sen düşüneceksin denir. Alsana hazır tartışma ortamı. İnanın aslında birçok konuda masadaki memur veya müdür biraz yetkisini kullansa hiçbir sıkıntı olmaz.

Ama gel gelelim biz hep yetkilerimizi vatandaşımızdan yana değil kendimizden yana kullanıyoruz. Sayın bürokratlarımız Allah aşkına biraz şu devlet memuru zihniyetinden kurtularak artık hem devlet hem de millet memuru olmayı bir deneyin. Hiç olmazsa bir empati  yapın bakalım. Aynısı size yapılsa ne yaparsınız acaba. Böyle düşünürseniz  bütün işler daha kolay çözülecek umarım. Lafa geldi mi çoğu bürokrat “Biz gelecek nesilleri düşünüyoruz, Siyasiler ise gelecek seçimleri düşünüyor” diye söylerler. Yahu sizler şu anda yaşayan  nesilleri düşünmeden, gelecek nesilleri nasıl düşüneceksiniz bir söyleyin bana. Ben birazda tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki Türk milleti olarak elimize bir yetki geçmeye görsün . O yetkimizi artık sonuna kadar kullanmaya bayılıyoruz.

Gelin isterseniz size yetki kullanmanın ne olduğuyla  ile ilgili bir hikaye daha anlatayım . Eskiden  biliyorsunuz sular bu günkü gibi çeşmelerden şarıl şarıl akmıyor. Camiler de  yada  tuvaletler de sular ibriklere doldurulur başına da bir adam dikerler adına da ibrikçi başı derlermiş. Bir gün adamın biri çok sıkışır.. Tuvaletin yanındaki su dolu ibriklerden birini  aceleyle kapar  ve  tuvalete doğru koşmaya başlar.

İbrikçi başı  karşıdan     adama  bağırarak  kardeşim geriye  dön, aldığın o  ibriği bırak en sondaki ibriği al der. Sıkışan adam  tekrar geriye döner aldığı ibriği bırakıp en sondakini alarak tuvalete girer ve ihtiyacını görür. Tuvaletten çıktıktan sonra ibrikçi başına dönerek arkadaş o sıkışık vaziyette beni geriye döndürüp neden o en sondaki ibriği aldırdın diye sorar. İbrikçi  başı hiç istifini bozmadan pişkin bir vaziyette bizi bu ibriklerin başına boşuna mı diktiler arkadaş . O kadar da yetkimiz olmasın mı yani der. Pes be  arkadaş orada bile yetki kullanıyoruz daha ne diyeyim .Hani  eskilerin  bir lafı vardır.” Türkiye’de etkili olmak için, yetkili olmak lazım” derler ya. Bu söz buradan geliyor heralde... Herkese iyi pazarlar…     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Elgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kurucesmeli - Ibrahim birak bu ayaklari izmit belediyesinde kendini vali gibi goruyodun ne oldu hersey gecici bu topragin ustu varsa altida var unutma

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 13 Nisan 00:09
01

Korkuyorum - Çok da değişen var mı? Bu da benden. Cimerden Dinayet İşleri Başkanlığı na dini konuda bir soru sordum. Dikkat din konusunda. 10 gün sonra verilen cevap. Dini konulardaki sorunuzu Din İşleri Kuruluna göndermenizi rica ederiz.

Güler misin güler misin....

Din İşleri Kurulu na bu mesajı b.sayardan yönlendirme becerisine bile sahip olmayan bir değerlendirme için C.baskani ne yapsın?

Diyeljm ki doğrusu bu. O zaman Cimerden Dinayet sectiginiz de dikkat dini konularda sorunuz varsa Din İşleri Kurulunu seçiniz diye bir ikaz ikonu var mı? YOK.

C.BASKANİ NE YAPSIN.

Rahnetli annem derdi ki; çocuk sictigi b.belli olurmuş. Bizdeki de bu hesap kimse üzerine alınmıyor. İllaki yukarıdan birisi durtecek.

Saygılarımla

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Nisan 15:09