Bugün, merhamet ayı Ramazan

Bugün, mübarek Ramazan ayının ilk günü.

Evveli rahmet, ortası bağışlanma ve sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan’ı anlamlı kılan, onun Kur’an ayı olmasıdır. Kerim kitabımız Kur’an, bu ayda nazil olmaya başladı.

Keza, 1000 aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi, bu ayda gizli.

Ramazanda, şeytanlar zincire vurulur, insanların merhamet ve şefkat duyguları depreşir, fakir-fukaraya, yolda kalmışa, yetime, öksüze ve yoksula yardım etme duygusu zirve yapar.

Bu ay, gün boyu aç kalmakla ve şehevi duygulardan uzak kalmakla nefis terbiyesinin yanında, bu duygulardan mahrum olan insanların yerine empati yapma imkanı olduğundan, çok yönlü kazanım söz konusu olur.

Aynı zamanda, dedikodunun, fitne-fücurun, gıybetin, hasedin-fesadın yok olmaya yüz tuttuğu aydır Ramazan.

Mamafih, yapılan istatistiklerden de anlaşılacağı üzere, diğer aylara nazaran suç işleme oranının minimum seviyeye indiği aydır Ramazan.

Tok olanların aç olanların halinden daha iyi anladığı bu ay, toplumsal barış için oldukça münbit bir zaman ve zemin.

Ramazan'ın önem ve ehemmiyetini izah eden birçok ayet ve hadis vardır.

Gecesiyle-gündüzüyle, her anı ibadet ile tezyin edilmesi gereken bu ay, tezkiye, yani arınmak için çok önemli bir fırsattır.

Ramazan, aynı zamanda sabır ayıdır, tahammül ayıdır, nimetlerin kadir kıymetini bilme ayıdır ve israftan kaçınma ayıdır.

Sadaka vermenin sınırının olmadığı bu ayda, müminler tasaddukta bulunma yarışına girerler...

Her şeyde israfın haram olduğu bir yerde, israf sayılmayan belki de tek şey sadakadır.

Değerli okurlarım:

Sadaka ve israf ile ilgili bir anekdotu sizinle paylaşmak isterim.

Abdullah bin Ömer (r.a) tutumluluğuyla bilinirdi. Öyle ki, pazara indiğinde pazarcı esnafı: "Eyvah, yine Abdullah bin Ömer geliyor. Her şeyde pazarlık yaparak bizi bıktırıyor.

Hoş insan, güzel insan, gelsin-gitsin, yesin-içsin, sohbet etsin, lakin alışveriş yapmasın" diye söylenip dururlarmış.

Bir gün Abdullah bin Ömer, pazara iner, alışveriş yaparken yanına bir dilenci yaklaşır ve avucunu açarak:

شيءا  لله

"Allah için bir sadaka" der.

Abdullah bin Ömer, elini cebine atar, dilencinin avucunun içine bir şey sıkıştırır ve avucunu kapatır. Uzaktan Abdullah'ı takip eden ve olup bitenlere şahit olan biri de, üç kilo patates için bile kıyasıya pazarlık yapan bu gencin dilenciye ne verdiğini merak ederek dilenciye yanaşır ve sorar.

"Merak ettim, az önceki genç sana ne verdi?" der. Dilenci de, avucunu açar ve bakar ki, bir tane altın" şaşırır ve bir anlam veremez.

Bir taraftan üç kilo patates için pazarlık; diğer taraftan dilenciye de  altın!

Şaşkınlıkla, Abdullah'ı evine gidinceye kadar takip etmeyi sürdürür. Evinin önünden tam içeriye girerken, başka bir dilenci beliriveriyor ve o da avucunu açarak Abdullah'a:

شيءا لله

"Allah için bir sadaka" der ve onun da avucunun içine bir şey koyar ve kapısını kapatıp içeri girer. O dilencinin de yanına koşar ve aynı soruyu ona da sorar, aldığı cevap yine aynı.

Meğer ona da bir tane altın vermiş.

Dayanamaz, tak tak kapıyı çalar ve kapıyı açan Abdullah bin Ömer'e sorar:

Deminden beri seni takip ediyorum, bir taraftan üç kilo patates için kıyasıya pazarlık yaptın; diğer taraftan iki dilenciye de birer altın verdin. Bu nasıl bir çelişkidir?

Abdullah bin Ömer cevap verir ve der ki:

Eğer alışverişte pazarlık yapmasaydım israf olurdu ve:

لا خير في الإسراف

"İsrafta hayır yoktur" der.

Adam: peki, her bir dilenciye birer tane altın verdin, o da israf değil mi? Sorusuna verdiği cevap çok daha çarpıcı ve çok daha muhteşem.

لا اسراف في الخير

"Hayırda da israf yoktur" Der.

Evet işte, hayırda israfın olmadığı en önemli zemin de müşerref olduğumuz mübarek Ramazan ayıdır.

Gelin, sadakayı bozuk paradan kurtulma ameliyesi olarak görmeyelim.

Abdullah bin Ömer'i kendimize rehber edinelim.

İsraftan, şatafattan kaçınalım; tasaddukta da yarışalım.

Bilvesile, mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder, Ramazan'ın korona belasından bir an evvel kurtulmamıza vesile olmasını yüce Mevla'dan niyaz ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Zeki Canşi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.