Bağıra bağıra gelen kaçınılmaz son

3.Lig yeniden kurulduğu 1984-85 sezonu Gölcükgücü adıyla profesyonellik dönemine başlamıştı. İsmetpaşa Stadı’nda Kocaelispor’dan gelenlerin ağırlıklı olduğu yıldızlar topluluğu Kağıtspor ile oynadıkları ve 1-0 kazandıkları ilk maçı yerinde izleyenlerden biriydim. Takımın başında Çiçi Yılmaz lakabıyla bilinen kurt teknik adam Yılmaz Tuncel vardı. Gölcükgücü ilk sezonunda zorlu rakiplerden sıyrılıp şampiyon oldu. 2.Lig’de bir sezon kaldıktan sonra yeniden 3.Lig’e döndü. Sonraki sezonlarda birkaç kere üst ligin eşiğinden döndü, birçok kez ise son haftalarda düşmekten kurtuldu.

KIRILMA ANI, HEDEF BÜYÜTME

İsmail Gençdemir’in başkan, Adem Ellibeş’in genel kaptan olduğu yaklaşık 10 yıllık süreçte kulüp kurumsal anlamda iyi yönetildi, takıma, çalışana karşı mali vecibeler yerine getirildi, borç yapmadan yola devam edildi. Ayaklar yorgana göre uzatıldı. Gölcükspor için kırılma anı Ahmet Şahin’in başkanlığıdır. Şahin, ilçenin 2.Lig özlemini dindirme hedefiyle yola çıktı, giderlerin çoğalmasıyla birlikte bütçe açık verdi. Takım hedefe ulaşsa, 2.Lig’in gelirleriyle bütçeyi toparlamak mümkün olabilirdi ama o başarı gelmedi. İşler gittikçe kötüye gitti. Şahin’in son sezonu takım son maçta kefeni yırttı.

ÇARDAK’IN İŞİ HİÇ KOLAY DEĞİLDİ

Kulübün gelirleri belliydi, borçla birlikte mali yükü götürmek hiç kolay olmadı. Hüseyin Çardak önemli bir borçla kulübü devraldı, tüm gelirler de hacizdeydi. Üzerine transfer yanlışları eklenince takım tepetaklak gitmeye başladı. Geçen sezon imdada pandemi yetişti, dondurulan ligde düşme kaldırılınca temsilcimiz profesyonel ligde kaldı. Bu sezon başı yine sıkıntı vardı. Bir tarafta mali zorluklar, diğer taraftan transfer hataları. Kötü başlangıcın ardından Tunahan Akdoğan’ın istifası geldi. Yönetim geçici olarak takımı alt yapı koordinatörü Adil Kuru’ya teslim etti.

GİDİŞATI ETKİLEYEN İKİ UNSUR

Ancak Kuru takımı iyi toparladı, iyi bir çıkış yakaladı. Yönetim de haklı olarak devam kararı aldı. Takımdaki olumlu gidişatı etkileyen iki önemli unsur vardı; birincisi ara transferdeki yanlış tercihler, ikincisi Covid-19 vaka süreci. İyi gidişat birden tersine döndü. Kuru, ayrılmak zorunda kaldı. Aslında çok geç değildi, ilçenin yöneticileri, camianın kanaat önderleri kurtuluş için seferberlik ilan etse, doğru bir teknik adam tercihiyle ligde kalmak mümkün olabilirdi. Ki, geçmişte birçok kez bu yapılmış ve başarılı olunmuştu. Gölcük ilçe bu son fırsatı kullanmak yerine seyirci kalmayı tercih etti, takımı kaderiyle baş başa bıraktı.

SON ÇIRPINIŞLAR FAYDA ETMEDİ

Kalecinin tavsiyesi üzerine teknik direktörlüğe getirilen, takımı, camiayı tanımayan Eser Kardeşler yönetiminde kaçınılmaz son için artık geriye sayma başlamıştı. Üst üste kötü sonuçlar geldi, düşme hattının üzeriyle fark açıldıkça açıldı. Geçen perşembe günkü Elazığ Karaçokan maçı umuda tutunma adına son şanstı. Oyunun başında 3-0 geriye düşen Kırmızı-Siyahlı takım ikinci yarıda geri dönmek için inanılmaz bir gayret gösterdi ama bu son çırpınışlar yeterli olmadı. 4-2 kaybedilen maçın ardından sondan ikinci sıraya gerileyen düşme hattının üzeriyle puan farkı 8’e çıkan temsilcimiz bitime 4 hafta kala matematiksel olarak olmasa da artık havlu attı.

TEK SUÇLU ÇARDAK VE YÖNETİMİ DEĞİL

Dile kolay 37 yıl kesintisiz süren profesyonel lig yolculuğu sona eriyor. Ki, Türkiye liglerinde bırakın ilçe, il takımları bile böylesi bir istikrar sağlayamamıştır. Son dönemde mali yapının bozulması ve üst üste yapılan transferler yanlışlarıyla işin bu noktaya geleceği gözükmüştü. Kuşkusuz tarih küme düşüren yönetim olarak Hüseyin Çardak ve ekibini yazacak ama tüm faturayı onlara kesmek, bu acı sonu son 1-2 yıldaki yanlışlara mal etmek hem yanlış hem haksızlık olur. Çardak döneminde elbette hatalar yapıldı, ama yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi mali yapının sarsıldığı Ahmet Şahin dönemini de dahil etmek, son 4-5 yılı baz almak gerekir.

YANLIŞLARIN FATURASI ÖDENDİ

Gölcükspor camiasına, hepimize geçmiş olsun. Son yıllarda bağıra bağıra gelen kaçınılmaz sonla yüzleşti Gölcükspor. Demek ki, neymiş, kulübün mali yapısını sarsmamak, olmayan para üzerinden hedef büyütmemek, teknik adam seçimlerinde ve futbolcu transferlerinde daha akıllıca hareket etmek lazımmış. Kuşkusuz kötü niyetle yapılmış bir şey yok ama sonuçta üst üste gelen yanlışların bir bedeli olmalıydı. O bedel amatör kümeye düşülerek ödendi.  Bir söz vardır, önemli olan düşmek değil, o düştüğün yerden kalkmaktır diye. Bunun için son 4-5 yılın çok iyi sorgulanması, yapılan yanlışlardan ders çıkartılması lazım. Camia bunu başarabilirse Gölcükspor en kısa süreçte geldiği yere döner, yoksa çok bekler. 

Sürpriz de değil, yanlış da

Konuyla ilgili hemen her yazımda altını çizdiğimiz bir nokta var; ne hükümet, ne TFF, BAL’ın kaderi tamamen vakalara bağlı diye. Şubat ayında gerek vaka sayısı, gerekse ölümler bir hayli azaldı. TFF vaka sayasının 7 bin, ölüm sayısının 86 olduğu 17 Şubat tarihinde BAL’ın oynanmasıyla ilgili ilk adımı attı, lisans işlemlerini başlattı. 10 gün sonra vaka sayısının 9 bin, vefat sayısının 71 olduğu 27 Şubat tarihinde ise ligin çok olumsuz bir durum olmaması durumunda 17-18 Nisan haftasında start alacağını ilan etti.

TABLO ÇOK VAHİM

 Aradan yaklaşık 40 gün geçti. Hepimizin üzüntü ve şaşkınlıkla takip ettiği gibi gerek vaka sayısı, gerekse ölümler her geçen gün arttı. TFF Sağlık Kurulu’nun BAL ile ilgili erteleme kararı aldığı 9 Nisan tarihindeki tablo şöyleydi: Vaka sayısı 55 bin, vefat sayısı 253. Görüldüğü gibi inanılmaz bir artış, vahim bir tablo söz konusu. Böyle bir tabloda TFF Sağlık Kurulu’ndan çıkan maçların mayıs sonuna kadar ertelenmesiyle ilgili tavsiye kararına şaşırmak, hele buna tepki vermek bence anlamsız.

GERİSİ TEFERRUAT

Tamam takımlar o kadar masraf etti, günlerdir hazırlanıyor, ortada bir emek, harcanan para var ama işin öbür tarafında da sağlık söz konusu. Vaka sayısının bu kadar arttığı, ölümlerin çoğaldığı süreçte BAL’ı oynatmak ciddi bir risk olurdu. TFF Sağlık Kurulu sağlık söz konusuysa gerisi teferruattır dedi, doğru kararı verdi. Lütfen profesyonel lig oynanıyorsa, amatörler de pek ala oynanmalı tartışmasına yeniden girmeyin. Fiziki koşullar arasında büyük fark var. Ayrıca profesyonel kulüpler maddi güçleri olduğu için testlerini rahatlıkla yaptırabiliyor. BAL’da kaç kulübün böyle bir gücü var? 

DÜŞERSE OYNANIR, YOKSA?

TFF mayıs sonunu işaret etti ve o zamanki koşullara göre durumun yeniden ele alacağı vurgusunu yaptı. Yani vaka ve ölüm sayısında şubat ayındaki gibi rakamlar olursa, TFF mutlaka ligi oynatacaktır. Ancak bugünkü durumun devam etmesi veya daha bir artış olması durumunda kimse TFF’den mayıs sonunda ligi başlatmasını beklemesin. O tarihte de şartlar oynanmaya izin vermezse, yüksek olasılıkla bu sezon da boş geçer. Umuyorum ki, daha sıkı tedbirler alınır ve halkın sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle vaka sayıları hızla düşer, mayıs sonu amatörlerin hasreti diner.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Albayrak - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

kibarcik - tebrıkler guzel konular gercek degınmıssınız gölcuk dıpsız kuyuya nıhayet 37 sene sonra ındı cıkmasımı kusura bakmasın abesle iştigaldir bu devırde super lıg takımları para para dıye yırtınıyorlar eskı yonetıcılere davet yapın bakalım ama maddıkayba ugramıs olanlardan hıc bırı onlerıne sarı lıra yıgsalar gelmez vesselam neyse dunyanın sonu degıl bal lıgıe bıım veselam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Nisan 16:03