Din bilginleriyle sohbet(1)

Böyle bir yazı dizisini kaleme almamın sebebi,  dinimiz İslam’ı doğru anlayıp, doğru anlatmaya,  doğru yaşayıp, doğru yaşatılmasana gayret eden, din bilginlerimizle edep, usul ve üslup dairesi içinde, medya yoluyla sohbet yapmak suretiyle, halkın aklına takılan bazı soruları da sormak istiyorum.  Din bilginlerimiz olarak,   İslam ümmetinin düştüğü, düşürüldüğü sıkıntılardan nasıl kurtulacaklarını Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde anlatmaya gayret etmelisiniz. 

Dünyayı ve ülkemizi sarsan Covid-19 virüsüyle nasıl mücadele edileceğini, devletin aldığı tedbirlere uymayanların kul hakkına girdiklerin ölümlere sebebiyet verdikleri için suçlu olduklarını Kur’an ve sünnet bütünlüğü ışığında gerekli açıklamaları yapmaktan çekinmemelisiniz. 

Yüce Allah (CC) şöyle buyuruyor: [ Doğrusu yalnız O’na dua ederseniz ve O dilerse o feryat ettiğiniz belayı üzerinizden kaldırır.. (Enam 41) Müslüman önce tedbirini almalı sonra Yüce Allah’(CC) tevekkül etmelidir. “ Ey yavrularım şehre aynı kapılardan girmeyin, bununla beraber ne yaparsam yapayım, Allah’tan gelecek bir takdiri sizden uzaklaştıramam” (Yusuf 71) Hz. Peygamberimiz şöyle buyuruyor  “ önce deveni bağla sonra Allah’a tevekkül et” (Tirmizi) “ “Allah hastalığı da şifayı da gönderdi, Tedavi olun, fakat haramla tedavi olmayınız” (Ebu Davut)

                    Yüce Allah’ın huzurunda hesap verirken, zerre kadar hayrın ve şerrin karşılığı verilecektir. Hesap gününe, amel bakımından zengin gelenler, Hz. Peygamberimiz (SAV) in haberine göre müflis tüccar konumuna düşebilirler. Müflis duruma düşmemek için, kul hakkına girilmemelidir, bildiklerimizle amel ederek, birbirimize yardımcı olmalıyız. Dünyanın en cimri insanı bildiğini başkasına anlatmayan, bildiği ile amel etmeyen insandır.  

İslam dünyasının düştüğü siyasi, sosyal, ekonomik, hukuki, ahlaki, içtimai ve kültürel alanlarda ki, sıkıntılarını çözmek hususunda bilgisi olduğu halde susanlar, kanayan yaraya şifalı merhem olmak yerine, yaraya tuz basanlar din bilgini olabilirler mi?  

         Toplumun saygı gösterdiği âlimler, şeyhler, mürşitler, imamlar, vaizler, müftüler, müezzinler, ilahiyatçılar, mollalar, din bilginleri milletin ahlakını bozan meseleleri, Kur’an ve hadis bütünlüğü içinde anlatmaktan kaçınabilirler mi?   

Toplumu aydınlatmak için halkın önünde duran din bilginleri olarak, İslam dinini bütün yönleriyle anlatmanın gayreti içinde olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Rahatınız bozulur düşüncesiyle, şartlar müsait olmadığından bazı meseleleri anlatamıyoruz gibi, bir mazeretinizin, ahiret âleminde geçerli olmayacağını bildiğiniz halde, neden susmayı tercih ediyorsunuz?  

“Emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun” ilahi ferman gereği, şartları zorlayarak doğruları konuşmaktan geri kalabilir misiniz?  Hayat nizami olan Kur’an-ı Kerimi, İmanın altı şartı İslam’ın beş şartı içine sıkıştırarak gerekli olan kapsayıcı açıklamaları yapmazsanız, yüklendiğiniz sorumluluğu yerine getirmiş olabilir misiniz? İslam dininin siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, hukuku ve içtima konular hakkında toplumu aydınlatmak din bilginlerinin görevi olduğunu neden anlamak istemiyorsunuz?

Siyasetin her türlü nimetlerinden istifade ettikleri halde, “Bizler siyasetle ilgilenmiyoruz, parti pırtı ile bizim alakamız yok” diyen din bilginleri, Hz. Peygamberlerin toplumu yöneten önderler olduklarını, yani siyasetle ilgilendiklerini bilemeyecek kadar cahil olabilirler mi?   

 Siyaset; insanları adalet içinde sevk ve idare etmek, yönetim emanetini ehline vermek, çevreyi ve hayvanları korumak, olduğuna göre, neden Müslümanları siyaset konusunda bilgilendirmekten uzak duruyorsunuz? Niçin Müslümanları kendi zihniyetleri dışında batıl zihniyetlerin yönetimine terk ederek köleleştirilmelerine vesile oluyorsunuz?  

         Müçtehit imamlarının müzakere ederek reddettikleri fikir ve düşünceleri, günümüzde maksatlı bir şekilde, televizyon ekranlarında, internet sitelerinde, gazete köşelerine taşıyan din bezirgânlarına neden cevap vermiyorsunuz?  İletişimin zirve yaptığı bir zamanda,  sizler doğru fikirlerinizle, hızlı bir şekilde yayılan fitneye engel olmuyorsunuz? İslam ümmetinin kafasını karıştıran, din bezirgânlarına ve diğer fesatçılara gerekli cevapları verme görevini neden yerine getiremiyorsunuz?    

Müslümanların ayakları kaymaması için İslam dinini doğru bir şekilde anlatmak hususunda kafa yormayanlar, bu hususta bedel ödemeyi göze alamayan din bilginleri; Hz. Ömer’in (r.a.)“Kenar-ı Dicle de bir kurt kapsa koyunu, gelir Adl-i ilahide Ömer’den sorar onu!” sözünü düşünerek hareket ettiklerini söyleyebilirler mi?  

         Hiçbir mazeret ve yasak, hakikatin önünde engel olamaz. Âlimler ve din bilginleri, Müslümanların çobanıdır. Çobanlar, sürüsüne sahip çıkmazsa sürü dağılır ve kurtların sofrasında kolay lokma olmasına vesile olurlar.

 Din bilginleri herkesten çok daha duyarlı olmalıdır. Devleti ve insanları yöneten ve yönetmeye talip olan siyasilerin yanlış kararlar almamaları hususunda ciddi bir şekilde uyarma ve ikaz etme görevlerini yerine getirmekten çekinmemelidirler.   

 Şer güçlerin zulmü altında insanlık dışı işkencelere maruz kalan Arakanlı, Doğu Türkistanlı, Filipinli, Filistinli, Keşmirli, Suriyeli Müslümanların durumundan haberdar olmayanlar, ilgisiz kalanlar,  din bilgini, âlim sıfatıyla Müslümanların karşısına çıkmamalıdırlar. 

Zalim şer güçler birleşerek Müslümanların mallarına, canlarına, namuslarına ahlaksızca, kalleşçe ve kahpece saldırılarken, âlimler ve din bilginleri ve Müslümanlar birlikte seslerini çıkarmıyorlarsa, ölmeden önce kendilerini hesaba çekmelidirler. Bugün gariplere mazlumlara dokunan yılan,  fırsatını buldu mu en acımasız bir şekilde Müslümanım diyen herkesi sokacaktır. Bilelim ki,  bu yılan Kur’an-ı Kerime, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) ve Müslümanlara düşmandır.

19-Nisan-2021

Alaettin KÖKSAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Kocaelili - sayın köksal, mücahitliğiniz tartışılmaz. yazılarınız nefis ve yol gösterici,,allah razı olsun..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Nisan 11:10
02

Ömer İzleyen - sayın cenk cemil , yaptığınız yorumlarla karakterinizi ortaya koyuyorsunuz. Yüce Allah herkesi sevdikleriyle beraber huzuruna alıp ceza ve mükafatlarını verecektir. sen sevdiklerinle yola devam et. çok basitleşiyorsun yazara söz yetiştireceğine kendini hesaba çek ve nefsinin zulmün6en kurtul ki gerçekleri görmeye çalış yazarın yazdıklarını ön yargıyla okuduğun veya okumadığın için üfürükten yorumlar yapıyorsun.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 23 Nisan 18:36
01

Cenk Cemil - Din Bilginlerine siz bir fırsat veriyor musunuz ? Maşallah, savunduğunuz partinin hemen her yaptığı işi dini bir gerekçe göstererek aklamaya çalışıyorsunuz ! Biz de sürekli bu yaptığınız doğru değil diye yorumlar yapıyoruz ! Her konuyu ehline bıraakmak dini bir emeir ve gerek değil mi ? Siz en önce bunu uygulamaya bakın diyorum !

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 21 Nisan 13:38