Tatsız bir 23 Nisan ve mutsuz çocuklar..

Bilhassa iki senedir yaşanan tatsız özel günlerin kutlaması her şeye rağmen devam ediyor. Ancak milli ve dini değerlerimizi heyecan ve coşkuyla kutlayamıyor, o özel duyguları yüreğimizde tam anlamıyla hissedemiyoruz. Yarın “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” Koronavirüsün korkusu ve tehdidi kapkara bir bulut gibi üzerimize çökmüş ve tüm insanları can derdine düşürmüşken kim bayram, kim coşku yaşayabilir ki? Hadi biz büyükler daha aklıselim düşünüp olan biteni sineye çekebiliriz belki, ancak bu zamanın çocuklarına çok ama çok üzülüyor, hatta acıyorum. İşte o nedenle de devamlı büyüklere kurallara uymaları için çağrılar yapıyorum. Bu çağrılar birçok kanaldan ve kişilerden yankılanırken en büyük endişemizin ne olduğunu da bildiğinizi umuyorum. Çocuklar. Evet, gözümüzün nuru evlatlarımız. Zaten ülkemizde çok uzun yıllardan beri süre gelen çekişmelerin acısını yaşıyordu çocuklarımız. Şimdi de karşılarında ki engel, büyük küçük dinlemeyen hain bir virüs. O zaman şöyle bir düşündüğümüzde farkına varmamız gereken şey bu soruda gizli olsun. Acaba çocuklarımız mutlu mu? Bana yanıtınız “Bu ortamda, her şey ayan beyan ortadayken bu da sorulacak soru mu” dediğinizi duyar gibiyim sevgili okurlarım. İnsanları büyük küçük demeden yaşamından eden koronavirüsün yanı sıra bir çok anlamsız kavga, döğüş, karalama,  haksızlık ve hukuksuzluk  meseleleri  en  üst  seviyelere  çıkmış  ve  bu  meseleler  bilhassa  örnek  olması  gereken  büyüklerinden kaynaklanan bir ülkede, çocuklar  nasıl  mutlu  olabilir ki?                                      Sakın onların bu yaşananların farkında olmadığını sanmayın. Şimdiki çocuklar ve gençler eskinin ne denirse susan ve inanan sakin çocukları gibi değil. Teknolojinin her şeklinden yararlanan ve her konunun en derininden farkında olan bilinçli çocuklar. Ve, bu güzelim çocukların yaşananlardan nasıl etkileneceklerini acaba hiç düşündünüz mü? Yada yarınlardan ne bekleyeceklerini, nasıl bir ruh haliyle ülkelerine hizmet  edebileceklerini  akılınıza  getirdiniz mi?                                                                     Yazık, inanınız ki  çok  yazık. Bu kısır çekişmeler sonucu, çok önemli ve geleceğimizi temsil edecek büyük bir kitleye kötü örnek olunuyor. Vebali ağır bir yük sırtınızda ve bunu asla unutmanızı istemiyorum. Eh gelelim artık şu çocuklarımızın mutluluk  meselesine.                                                                                                      Ülkenin geneline bakıldığında belli bir kesimin çocukları dışında kalan çocukların  mutlu  olması  bayağı  zor. Aslında belli kesim dediğim ekonomik anlamda güçlü olan ailelerin çocukları ve bizler   hep onların şanslı ve mutlu  olduğunu düşünürüz. Tamam mutludurlar muhakkak. Ama onlarda  doyumsuzlukları sonucu  isteklerini anında  elde edebilmenin doyumsuzluğunu yaşayabilirler.                          Yani anlayacağınız bolluğun, zenginliğin getirdiği mutsuzluklar da var çevremizde. Ancak,  biliyorsunuz ki, bizim  söz  konusu ettiğimiz  kitle  bunlar değil ki. Keşke ülkemizde yaşayan her ailenin ekonomik adalete sahip olarak yaşaması, her çocuğun belli imkanları kullanması ve tatması mümkün olabilseydi. Çocuklarımız eğitim de, sağlıkta, sosyal ve kaliteli yaşamda az da olsa eşitliği yakalayabilselerdi.                      Bir kısmın çocukları güle oynaya gezip, eğlenirken, bir kısmı onlara simit, mendil satarak para kazanmak zorunda kalmasaydı. Anneleri okul kıyafeti veya kırtasiye tedarik edebilmek için dernek, dernek dolaşmasaydı. Boyun büküp, yaşlı gözlerle yavrusuna okul forması alamadığı için  okula gönderemediğini anlatmasaydı. Yokluk nedeniyle okulunda arkadaşları tarafından alay konusu  olan kaç çocuk eğitimi bıraktı bilen var mı?  Verdiğim misal, en büyük hakkı olan eğitimden, bir kıyafet nedeniyle uzaklaşan ve mutsuz, küskün, kin dolu çocukların toplumu olmak demek anlamına  gelmiyor mu?  Ama biz gördük ve duyduk. Hatta anacığının “Hadi  yavrum sen de çalış. Simit sat, boyacılık yap, ama eve para getir. Getir ki sizin ihtiyaçlarınızı sağlayabileyim”.  Anlayacağınız,  ülkemizde her anlamda çocuk olmak kolay değil. Hem de, zenginiyle, yoksuluyla. Bir yığın dert, bir yığın sorun. Hangisini ele alsam bilemiyorum. Kaçırılan, tecavüz edilen, evlendirilen, organ mafyasının eline düşen, acımasızca işkence edilen, ve faili meçhul onlarca çocuk cinayeti. Her tür çocuğu tehdit eden korkunç bir canavar. Ne yazık ki çocuklar konusunda, ahtapotun kolları her gün biraz daha büyüyor ve güçleniyor. Yapılan istatistik bilgileri açmaya kalkarsak içimizi iyice kanatırız. Öyle akıl almaz üzücü ve ürkütücü olaylar var ki toplumumuzda yaşanan. Yazmak, saymak ve anlatmakla bitmez.                                                                       Bakınız Amerikalı yazar Ann  Lander, çocuklar için kaleme aldığı “ Çocuk Yaşadığını Öğrenir”  adlı yazısında neler söylemiş. Tamamını okumanızı öneririm. Yorum sizlerin. Sevgili büyükler mutlu ve neşeli 23 Nisan Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun….                                                                                             *Eğer bir çocuk dürüst hareket eden insanların  içinde  yaşarsa, adaletin ne olduğunu  öğrenir..                                                                                                                                                                                       *Eğer bir çocuk sözlerine  güvenilir insanların içinde  yaşarsa, hakikatin  ne  olduğunu  öğrenir..                                                                                                                                                                                       *Eğer bir çocuk kavga  ve  gürültü  içinde  yaşarsa,  kavgayı  öğrenir.                                                                        *Eğer bir çocuk  korku  içinde  yaşarsa,  korkmayı  öğrenir.                                                                                            *Eğer bir çocuk kıskançlık  içinde  yaşarsa, nefret  etmeyi  öğrenir.                                                                           *Eğer bir çocuk cesarete  ve  heyecana değer  verilen  bir  çevrede  yaşarsa, kendine  güvenmeyi  öğrenir.                                                                                                                                                                    *Eğer bir  çocuk  sevgi  içinde  yaşarsa,  sevmeyi  öğrenir.                                                                                            *Eğer bir  çocuk  kendisini  adam  yerine  koyan  bir  çevrede  yaşarsa,  hayatta  erişmek  için  çalışmaya  değer  bir  amacı  olmasını öğrenir.                                                                                                        *Eğer bir çocuk, açık  kalpli, güler  yüzlü  ve  anlayışlı  insanların  içinde  yaşarsa, dünyanın  gerçekten yaşamaya değer  güzel  bir yer olduğunu öğrenir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kocaelili - sayın sevcan ablamız,mutluluk yorganınız olsa bütün mazlumların üzerine örteceğinize şüphe yok..teşekkürler

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 26 Nisan 11:02

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR

Mali Müşavir ve muhasebeci yanında çalışmış, sosyal sigortalar işlerine ve stopaj işlemlerine hakim, İzmit merkezde çalışacak, BAYAN MUHASEBE ELEMA...

BAYAN SATIŞ ELEMANLARI ALINACAKTIR

Sahada aktif araç kullanabilen deneyimli BAYAN SATIŞ ELEMANLARI alınacaktır. maaş+ yemek+servis GSM : 0 545 236 28 16 TEL : 0 262 527 88 18      ...

ÇİFTLİKTE ÇALIŞACAK AİLE VEYA BİREY ARANIYOR

Çiftliğimizde çalışacak hayvan işlerinden anlayan AİLE veya BİREY aranıyor Tel: 0532 773 33 90

GIDA TEKNİKERİ veya KİMYA MÜHENDİSİ ARANIYOR

Derince Saray Sofrasında çalışacak GIDA TEKNİKERİ veya KİMYA MÜHENDİSİ aranıyor Tel: 0532 773 33 90

ELEKTRİK KALFASI veya USTASI ALINACAKTIR

ELEKTRİK KALFASI veya USTASI alınacaktır Kartepede oturanlar tercihtir Adem Şamlı Tel: 0532 709 48 89

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT ŞOK KAMPANYA 200 TL 'den başlayan fiyatlarla Merkez-Derince Tel: 0533 261 45 900 262 223 41 90

HER TÜRLÜ ÇATI İŞLERİ YAPILIR

HER TÜRLÜ ÇATI KİREMİT AKTARMA ÇATIKATI- TERAS KAPLAMA Şıngıl Çatı- Oluk Temizliği ve Çatı Temizliği İTİNA İLE YAPILIR Sinan Ünver Tel: 0535 346...

MERT ASANSÖRLÜ EVDEN EVE NAKLİYAT

TAŞINMADAN BİZİ ARAYIN MERT ASANSÖRLÜ EVDEN EVE NAKLİYAT Tek Fiyat : 800 TLTel: 0532 552 53 080262 322 23 70

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE Çatı - Kalıp - Kamelya Malzemelerinde Aradığınız Her Şey EKONOMİK Fiyatlarla Burada! KERESTE PAZARI - HIRDAVAT PAZA...