Yeni anayasa

Şimdiye kadar 7 referandum yapıldı. Referandumların ilki 1960 darbesi sonrasının anayasası için ikincisi ise 1980 darbesi sonrasındaki 1982 anayasası içindi. Beş halk oylaması, 1982 anayasasını değiştirmek için yapıldı. Sadece, 1988 ‘ de yerel seçimlerin bir yıl erkene alınması için yapılan referandumda halkın onayı alınamadı. İktidar partisi döneminde anayasa değişikliği için 3 defa referanduma gidildi. Birinci değişiklikle, 2007 yılında Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından, 5 yıllık süreler için en fazla iki defa seçilebilmesi gerçekleştirildi. İkinci değişiklik, 2010 yılında yapıldı ve 26 maddelik değişikliği kapsıyordu. Vesayet sisteminin neden olduğu sorunlarla yüzleşmeler ve arayışlar ihtiyaç haline getirmişti. Demokratik toplumsal dönüşümün başarılmasına yetmeyeceği bilinmekle birlikte, engellerin aşılmasına yardımcı olacağı anlayışıyla verilen “ yetemez ama evet “ desteği değişikliğin onaylanmasına katkı sağladı. İktidar partisinin, kendi konumunu merkeze alan yaklaşımları, yetmez ama evet desteğini verenlerin suçlanması tartışmalarını başlattı. Kararsızların ana muhalefetin oy oranına yaklaşmasına rağmen, ana muhalefetin alternatif siyaseti üretememesi ve yeterli güveni oluşturamaması, yetmez ama evet desteğini verenlerin, demokratik toplumsal dönüşümle ilgili duyarlılıklarının dikkate değer olduğunu ortaya çıkardı. 2017 Yılında yapılan 18 maddelik üçüncü değişiklikle, Cumhurbaşkanlığı yönetimi sistemi dönemi başladı.

TBMM’DE GERÇEKLEŞEN ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ

TBMM’de ağırlıklı çoğunlukla iktidar partisi, 12 defa anayasada değişiklik yaptı. 177 Maddelik anayasanın 30’ u aynı maddelerde olmak üzere, 134’ ünde değişiklik yapıldı. İlk defa 2010 yılında, vesayet sistemi anayasaları yerine bütün toplumu kapsayacak anayasayı yapabilmek girişimi sergilendi. Meclisteki partilerin eşit temsiliyle “ anayasa uzlaşma komisyonu “ oluşturuldu. Komisyonun oluşturulması, çalışmaları, üretimi, karar alması, yürürlüğe girmesi vb. esaslar, toplumsal demokratik dönüşümü başarabilmek yaklaşımları kapsamında yapılamadı. Buna rağmen anayasa uzlaşma komisyonu 60 maddelik ortak kural üretebildi. Üretilen ortak kuralların uygulanmaya başlanmasıyla ve süreçlerle yönetim yaklaşımlarıyla, anlaşma sağlanamayan sorunların çözülmesinde kolaylaştırıcılık işlevinin yerine getirilebileceği değerlendirilemedi.

YENİ ANAYASA İHTİYACININ KARŞILANMASI

Anayasalar, toplumsal sözleşmeler, ortak temel kurallar, anlaşmalar, çatışmaların, gerilimlerin, kamplaşmaların sonlandırılması için yapılmaktadır. Değişimi ve gelişimi gerçekleştirmek, sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını başarmak için düzenlenmektedir. Demokratik kural, kurul ve kurumlarla, halkın iradesinin belirleyiciliğiyle sürdürülebilmesi herkesin sahiplenebileceği, Demokratik Hukuk Devleti ihtiyacından kaynaklanmaktadır.  Siyasi partiler, milletvekilleri, enerjilerinin ve zamanlarının büyük kısmını, darbe döneminin düzenlemelerini ve alışkanlıklarını aşmak için değerlendirmelerine rağmen demokrasi dışı alışkanlıklarımızı aşamıyoruz. Toplumsal gücü elinde bulunduranlar kendi belirleyicilikleri kapsamında, kendi konumlarını merkeze alan yaklaşımlarla yetiniyor. Cumhur ittifakı, Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi anlayışının sürdürülebilirliği için belirleyicilik ve yapabilirlikler sergiliyor. Millet ittifakı, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter yönetim sistemi “ yaklaşımıyla kendi konumunu ve belirleyiciliğini merkeze alan karşılıklar veriyor. Kuvvetler ayrılığını, denetimi, dengeyi, hesap verebilirliği ve hesap sormayı, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği içselleştiremiyoruz. Bu durum, siyasi partilerin kendi konumlarını ve anlayışlarını merkeze alan yaklaşımlarını aşabilecek hale gelmelerini, ortak, genel geçerli temel kuralların üretilmesine kilitlenmelerini engelliyor. Siyasi karşıtlığın en yükseğe taşındığı, kendi konumlarını korumaya kilitlenen yaklaşımlarla, belirsizlikleri, gerilimi, kamplaşmaları azaltamıyoruz ve ihtiyaç duyduğumuz anayasayı üretemiyoruz.

YENİ ANAYASA SORUMLULUĞU

İktidar partisi, vesayet sisteminin çözülmesinde belirleyici olmasına, Türkiye’ye özgü olarak tanımladığı yönetim sistemini uygulamaya çalışmasına rağmen darbe dönemi düzenlemelerine ve anlayışına yaptığı eklemlenmelerle siyasi konumunu sürdürebilmektedir. Sağladığı kazanımları, demokratik dönüşümün tamamlanmasına ve yeni anayasa ile toplumsal uzlaşmanın başarılmasına taşıyamamaktadır. Ana muhalefet, halkın iradesinin temsili ve belirleyiciliği temelinde, evrensel demokrasinin kural, kurul ve kurumlarıyla, sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını sağlayacak siyaseti temsil edemiyor. Bu nedenlerle de iktidar partisinin vesayet sistemi dönemi düzenlemelerine eklemlenen yaklaşımlarını aşabilecek temsile, desteğe ve güvenilirliğe ulaşamıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okçu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.