Kocaelispor ve kazanma kültürü...

Kocaelispor ile ilgili hafta içerisinde bu sütunda üç yazı yazdım.
“Motivasyon ve fedakârlık”, “antrenman kadar psikolojik çabanın önemi”, “disiplin ve imajın futbol takımı üzerinde yaratacağı başarı” üzerine kurulu üç farklı yazı, takımın Play-Off’a kalmasının ardından çok büyük yankı uyandırdı.
Başta Kocaelispor camiası, taraftarlar olmak üzere çok farklı kesimlerden çok olumlu tepkiler aldım…

Bugün ise “futbolda kazanma kültürü” üzerine futboldaki duygularımı yazmak istiyorum. Dünya futbolunu tahlil etmeyeceğim. Ülke futbolunu da tahlil etmeyeceğim. Benim üzerinde durduğum Kocaelispor Futbol Takımıdır…

30 yıldır bu kentte gazetecilik yapan biri olarak yaşamımda bir gerçekle yaşadım. Bunu kendime felsefe edindim.
“Hayallerle yaşama kolaycılığı yerine gerçeklerle yaşama zorluğunu seç.”
Bu ilke doğrultusunda yaşadım. Üzülsem de mutlu olsam da bu felsefeden hiç vazgeçmedim.
Bu kentin markası olan Kocaelispor’un başarılı olması için kent olarak en çok istediğimiz şeydir.
Takımın bir alt ligden 1. Lige çıkması için önemli bir şans yakaladık. Play-Off hakkını kazandık. Kocaelispor’umuz Paly-Off serisi ilk maçında Ankara Demirspor’la deplasman da berabere kaldı.
Aslında maça hızlı başladık. 1-= öne geçtik fakat bu skoru koruyamadık ve berabere kaldık.
Maçın ardından yerel spor basınımız yazılar yazdı, yorumlar yaptı. Spor yazarlarına göre ikinci maç için, bu büyük bir avantaj olarak yorumlandı.

Ben böyle düşünmüyorum. Riskli bir skor olarak görüyorum. Bu sütunlarda pozitif iyimserlik yapmayı poliyanacılık oynamayı seven bir kimlik olmadım. İnandığım gerçekleri savundum.
Kocaelispor’umuzun başarısını en çok isteyenlerden biriyim. 37 yıl önce bu şehre geldiğimden beri iyi bir Kocaelisporluyum. Aslında pek de spor ile ilgili makale yazmam ama bu yıl Kocaelispor’un TFF 1. Lige çıkmasını çok istiyorum.
Fakat ben olaylara farklı bir bakış açısı getirmeyi severim. Farklılıkların zenginlik olduğunu düşünürüm.
Sizi 1989 yılına götürmek istiyorum. Türk futbol tarihinin en büyük trajedilerinin yaşandığı bir zamana. Fenerbahçe ile Galatasaray futbol takımları Türkiye Kupası çeyrek finalinde eşleşmişlerdi.
İlk maç Fenerbahçe Stadyumunda oynanmış 2-2 berabere bitmişti, rövanş Ali Sami Yen stadında oynanmıştı. İlk yâri Galatasaray’ın 3-0 üstünlüğüyle bitmişti. İkinci yarı başladığında herkes bu maçın böyle biteceğini düşünüyordu. Ve inanılmaz bir şey oldu.
Galatasaraylı futbolcuların 3-0 vermiş olduğu özgüvenle lakayt oynamaları teknik direktör Mustafa Denizli’nin yanlış taktik ve futbolcu seçimleri pahalıya mal olmuştu.
Fenerbahçe ikinci yarı bulduğu 4 golle Galatasaray’ı deplasmanda 4-3 yenmeyi başarmıştı. Yaşı 30’ün biraz üzerinde olan herkes bu futbol trajedisini hatırlar. Ben o maçı izlemiştim ve hayatımın en büyük dersini almıştım.

Her zaman futbolda her şey olabileceğine inandım. Deplasmanda ilk maçların beraberlikle bittiği, ikinci maçların her zaman risk taşıdığına dair bir inanç taşırım.

1990 yılında Galatasaray futbol takımı çok acı bir tecrübe yaşadı. Sezon başı güçlü bir kadro oluşturmuş şampiyonluk parolasıyla lige başlamıştı. Bir önceki yıl Beşiktaş Gordon Milne yönetiminde disiplinli futboluyla şampiyonluğa ulaşmıştı.

Teknik direktör Mustafa Denizli’ydi. Kısa bir Almanya macerası olmuş geri dönmüştü. Ligin ilk yarısını Beşiktaş’tan 5 puan önde tamamlamıştı. Galatasaray takımı kazanma alışkanlığı kazanmıştı. Süreklilik ve istikrar konusunda her şey yolundaydı. Çok büyük golcüleri vardı, kaleci Simoviç inanılmazdı.
Takım olma duygusu çok üst düzeydi. Galatasaray yönetimi ve teknik ekibi takımı güçlendirmek, süratli bir futbolcuya sahip olmak için Polonya Milli Takımının dünyaca ünlü yıldızı Roman Kosançky’i transfer etmişti. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Çok süratli bir futbolcuydu. Herkes şöyle diyordu “bu adamla gölcüllerimiz peynir ekmek gibi gol atar” Bu düşünce herkese yayılmıştı. Şaşalı karşılama törenleri ve imza törenleri yapılmıştı. Futbolcu medyada bütün ilgiyi üzerine toplamayı başarmıştı, egosu
yüksek bir futbolcuydu. İster istemez kendinden kaynaklanmasa da bu olaylar Roman Kosençky takımdan ayrıştırıyordu. Müthiş bir futbolcuydu.
Ancak Galatasaray futbol takımı futbolcuları bu durumdan etkilendiler. Çünkü ilk yarı boyunca takımı onlar taşımıştı. Takımın kimyası bozulmaya başladı. Futbolcunun uyum dönemi de zaman almıştı. Ligin ikinci yarısı başladığında Galatasaray futbol takımı art arda 4 beraberlik ve bir mağlubiyet almıştı. Yıkıcı bir durumla karşı karşıya kaldılar. Beşiktaş psikolojik üstünlük sağlamış puan farkıyla öne geçmişti.

Ligin bitimine 2 hafta kala Galatasaray ile Beşiktaş Ali Sami Yen’de şampiyonluk maçına çıkmışlardı. Aralarında 1 puan fark vardı. Galatasaray kendi sahasında Beşiktaş’ı yenerse şampiyonluğunu ilan edebilecekti.
Galatasaray 2-0 öne geçti. Fakat maç bittiğinde Beşiktaş maçı hem de deplasmanda 3-2 kazanmayı bilmişti. Bizden Galatasaray’a transfer olan Rambo lakablı Kocaelili Yusuf Altıntaş o günü çok iyi hatırlar. Beşiktaş’ın attığı ikinci golde topu ayağının altından ıskalamıştı. Çok büyük bir futbolcuydu Yusuf Altıntaş ama o gün hata yapmıştı.

Bu olayı neden anlattım.

Devre arasında transfer ettiğiniz futbolcuların verimliliği konusunda pek çok farklı görüşler vardır. Bu transferlerin takım kimyasına uyumları konusunda zorluklar olduğu bilinir. Kocaelispor devre arası transferde büyük futbolcu olduğuna inandığım kendi yetiştirdiği futbolcusu Burak Süleyman’ı Göztepe’den kiraladı. Burak Süleyman lider bir futbolcu. Geldiğinde bazı sorunlar yaşadı, adaptasyon ve mental sorunlar. Umarım takım içinde adaptasyon sorununu çözmüştür.

Play- Off maçları motivasyon ve adanmışlık gerektirir. Büyük futbolcular böyle zamanlarda öne çıkarlar. Egolarına yenilmezler.

Bir örnek vermek isterim. 2016 Avrupa Şampiyonası’nda Portekiz- Fransa ile final oynamıştı. Portekiz’in dünyaca ünlü yıldızı Ronaldo maçın ikinci yarısında teknik direktör tarafından oyundan alınmıştı. Ronaldo bu duruma kızmadı. Teknik Direktörüne el kol hareketi yapmadı. “Ben büyük yıldızım” diye sitem etmedi.
Yedek kulübesinde teknik direktörünün yanında takım arkadaşlarına moral verdi, onları motive etti. Heyecanı yüzüne yansıyordu. Maç bittiğinde Portekiz Avrupa şampiyonu olmuştu. Çünkü bu takım olmanın bir sonucuydu...

Play-Offlara çıkıncaya kadar Kocaelispor futbol takımı pek çok sorun yaşadı. Bunlardan en önemlisi yazımın başlığını teşkil eden kazanma alışkanlığını kazanamaması gelir. Sezon boyunca
gel-gitler yaşadı. Kendi sahasında maçlar kaybetti. Hiç ummadığımız takımlara karşı mağlubiyetler aldı. Hatta Play-Off biletini son anda alabildik. İstikrarsız sonuçlar yüzünden Play-Off hedefine zor ulaşıldı. Kendi sahamızda bir maçta kalecimiz Bayram, son dakikada penaltıyı kurtarmasa; deplasmanda son dakikada Kömürspor’u yenemeseydik ondan sonraki rakibimiz küme düşen Hacettepe olmasaydı Play-Off’a kalabilir miydik? Sanmıyorum.

Bu yüzden ikinci maçta Ankara Demirspor maçında çok dikkatli olmalıyız. Beni korkutan şey bu.

Maçın her anını adanmışlık ve dikkatle oynamalıyız. Spor Müdürümüz Hayrettin Albayrak, duayen bir gazetecidir. Yazılarını keyifle okurum. Hayrettin Albayrak’ın bir yazısında attığı başlığı unutamıyorum. Başlık şöyleydi: “Manisa FK ile aramızda 4 puan fark var.” içeriğini okuduğumda Albayrak, temel matematik kurallarından bir akıl yürütme yapmıştı. Pandemi dolayısıyla Kocaelispor’un 4 maçı ertelenmişti. Manisa’yla aramızda 16 puan fark oluşmuştu. Hayrettin Albayrak, Kocaelispor’un 4 maçı da kazanabileceğine inanıyordu.
Buradan gelecek 12 puanla farkın dörde düşeceğini hesaplamıştı. Ancak gerçek öyle olmadı, Kocaelispor bu dört erteleme maçından da beklediği skorları alamadı.

Çünkü kazanma alışkanlığı edinememişti. Bu erteleme maçları hüsranla sonuçlanmıştı. Geçen gün Hayrettin Albayrak yine güzel bir manşet atmış.
“TFF 1.Lige 5 maç kaldı” diye.
Güzel bir manşet, umarım dediği olur.

Ama doğru strateji, oyun anlayışı ve takım olmayla başarılabilecek şeyler bunlar. İşte Beşiktaş’ı görüyorsunuz 6 gün önce Galatasaray’la arasında 6 puan fark vardı ama bugün puanlar eşitlendi.
Neden biliyor musunuz?
Beşiktaş stresle baş etmeyi öğrenememiş. Karagümrük maçında bu görüldü. Futbolcularda büyük bir gerginlik vardı. Sergen Yalçın hep bildiği oyun ezberiyle takımı oynatıyordu, hiç b planı yoktu. Ona göre bir b planı oyun stratejisi gerekmiyordu. Bu ezber ona pahalıya patlamıştı.

Bu yıl Kocaelispor’da teknik direktör konusunda çok sorun yaşadı, toplamda 4 teknik direktörle çalıştık. Bu takım olma, strateji belirleme konusunda çok geç kalmamıza neden oldu. Her teknik adam kendi bildiği doğruları oynattı. Bu durum, istikrar ve süreklilik konusunda sorunlar ortaya çıkardı. Birisi bana 24 Erzincan mağlubiyetinin nedenini açıklayabilir mi? Yağmurlu hava ve sert rüzgâr diyenlere gülerim. Psikolojik kondisyonumuzun zayıflığı ve çabuk dağılma konusunda sorunlarımızdan kaynaklanan bir mağlubiyetti…

Muhtemelen finalde rakibimiz 24 Erzincan olacak gibi görünüyor. Yeni bir gerçekle karşı karşıya kalabiliriz. Teknik direktörümüz Mustafa Reşit Hocamıza çok iş düşüyor. Çünkü takımın başında o da çok fazla gel-git yaşadı. Sağlık sorunları da buna eklendi. Takımın olgunlaşmış bir oyun felsefesi oluşamadı.

Dünkü gerçeklerle bugünü yorumlayamayız. Neymiş, geçmiş iki maçta da Ankara Demirspor’u yenmişiz bu dünkü gerçek bugünü açıklayamıyor. Çünkü Ankara Demir son 10 maçında başarılı sonuçlar aldı. Bugünkü gerçek farklı. Çok dikkatli olmalıyız.

Başarı detayda yatar. Detay hâkimiyeti kimde ise o kazanır. Başarı için hocamız, taktik derinlik oluştururken, gaza basması gereken yerde el frenini çekmemeli. Kocaeli halkı ondan bunu bekliyor. Çünkü ona verilen kredi başarı üstüne kurulu. Umarım hastalığını atlatmıştır ve kendinin de başarıya ihtiyacı olduğunun farkındadır.

Futbolcularımıza aşırı özgüven tavsiye etmiyorum. Biraz stres yüklenmelerini de başarı için doğru olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’ın geldiği nokta kendileri için en güzel örnektir. Her an dikkat içinde olmalılar. Heyecanları yüzlerine yansımalı. Oyunun her anında mücadele etmeleri gerektiği inancını hiçbir zaman unutmamalılar. İlk maçtaki 1-1’ lik beraberliği riskli skor olarak görüyorum. Bu skor futbolcularda rehavet yaratmamalı.
Yazımın başında verdiğim yaşanmış örnekler bunun içindi…

Pozitif iyimserlik içinde olmak yerine disiplinli ihtiyatlı olmayı tercih edenlerdenim. O zaman başarı gelir. Çok zorlandığınız bıkkınlığın oluşmaya başladığı anlarda başarı elde edilebilir. Kolaycılıkla değil iş yaşamında da böyledir. Çünkü başarının diğer adı zorluktur.
Sözlerimi şu gerçek örnekle bitirmek istiyorum...

Hepimizin seyrettiği ve ders aldığı trajik bir olay 2001 yılı şampiyonlar ligi finali Almanya’da oynanmıştı. Bayern Münih ve Manchester United Takımları karşı karşıya geldi, maçın 90 dakikası Bayern Münih’in üstünlüğüyle geçti. Herkes maç bitti derken o dakikada Manchester United bir gol attı ve maç uzatmaya gidecek diye beklerken 90+3 dakikada Manchester United bir gol daha buldu. 3 dakikada maçı çevirmeyi başardı ve inanılmazı gerçekleştirip kupayı aldı...
Kocaelispor’umuza yürekten başarı diliyorum. Benimkisi biraz geçmiş tecrübelere dayalı ihtiyatlı bir duruş. Başarı içinde bu gerekmiyor mu?
Hepinize gönülden başarı diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

12

Pakito - Hayrettin Albayrak sezon başından beri sadece anlattı ama hepsi hayaliydi, doğru söyleyenleri Üzülmez ile birlikte hain ilan ettiler, şapka düşüp kel görününce ne hikmetse rüzgar döndü tersine.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 22:33
11

Yenişehirli - Kocaelispor muhtemelen finale kalacaktır. Sonucu bilemem final maçlarının ucu her zaman açık olmuştur. Bence çoğu futbolcu TFF 2.Lig kalitesinde ve yenmek istemiyorlar. Biliyorlar ki bir üst lige çıksalar çoğu ile yollar ayrılacak. Bence takım içerisinde futbolcuların beyinlerinde kriz var. Bunlar maddiyat ile aşılacak konular. Futbolculara bol prim dağıtılarak bu konular çözülebilir diye düşünüyorum. Maalesef :/

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 21:34
10

Fikri - Cemalettin bey çok güzel yazmışsınız. Takım 2.ve3.cü gölü neden düşünmüyor.1 göl her zaman risk olur. Maçı seyrederken kahroluyorum 65 yaşındayım ve 1969 yıkından beri kocaelisporluyum. Maçta pres yapmalarını istiyorum ve karşı takıma nefes bile aldırmasınlar ki maci alsın. Bunlar gayet rahatlar burak çıldırttı ya insan bukadar rahat olurmu arkadaş bir de sen buranın çocuğunun. Neyse pazar günkü maça iyi konsantre olmalarını ve hızlı oynamalarını bekliyorum. Kalın sağlıcakla.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 14:08
09

Siralama - Kocaelispor 1ligin 3ncusu 2 ligin 5 veya 6ncisi dolayisi 'le burdan cikmaz. Ustun lafın kisasi bu.. iyi olsa zaten 1 veya 2. Olurdu

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 14 Mayıs 13:29
08

Ümit Yazicioglu - Doğru söze ne denir ! Ilgi ve alakanizin katkılarınız ile artması dileği ile ...kocaelisporumuz a başarılar dileriz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 11:30
07

Kanlibagli - ronalda sakatlandigi icin cikmisti o mactan sayin yazar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 11:00
06

Suat - kazanma alışkanlığı kazanamayan takım olursanız ankara demir maçının ikinci yarısındaki rezaleti seyredersiniz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 10:47
05

Ibrahim - bu teknik adamla başarı hayal ikinci yarı oynanan futbol berat ötesiydi.bu takıma yazık olacak

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 09:45
04

Nami KESKİN - 2016 da ki finalde Ronaldo’yu hocası ikinci yarı oyundan almadı daha ilk yarı sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı bu konu da sizi düzeltmek isterim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 09:23
03

Mete Karayel - Futbolda profesyonellikte herşey paraya bakıyor.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 09:14
02

Kocaelili - hayırlısı ne ise o olsun tabii biz kocaelisporumuzun kazanmasını isteriz inşallah kazanırız..iyi günler dileklerimle sayın öztürk...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 05:03
01

Tamamdir - EVET KOCAELİ SPORU SÜPER LİGDE OLMASINI İSTEMİYENLER OLABİLİR İÇİMİZDEKİ İRLANDALILARA DİKKAT SAYIN YAZAR YAZINI İYİ OKUSUN YETKİLİLER TAKIMA SAHİP ÇIKSINLAR

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 14 Mayıs 00:55

ELEKTRİKÇİ ELEMANLAR ARIYORUZ

Şirketimizde çalışmak üzere Endüstri Meslek Lisesi elektrik bölümü mezunu ELEKTRİKÇİ ELEMANLAR arıyoruz. İzmit merkez ve civarlarında ikamet edenler t...

HUZUR OTO'YA ELEMANLAR ALINACAKTIR

Huzur Oto'da yıkama yağlamada çalışacak ELEMANLAR ALINACAKTIR Tel:0 535 225 32 78

DEVREN SATILIK PASTANE VE İMALATHANESİ

İl değişikliği nedeniyle İzmit Tepeköy Mahallesinde DEVREN SATILIK PASTANE VE İMALATHANESİ Tel: 0541 122 11 41

TEMİZLİK ELEMANI ALINACAKTIR

Dilovası Çolakoğlu Metalurji fabrikasında çalışacak emekli olmayan TEMİZLİK ELEMANI aranmaktadır. Başvuru için irtibat numaraları: Aspak Hijyen: 0...

ÖN MUHASEBE PERSONELİ VE TEMİZLİK ELEMANI ARANIYOR

Firmamızda çalıştırılmak üzere deneyimli ÖN MUHASEBE PERSONELİ ve ofis temizlik işlerini yapabilecek BAYAN TEMİZLİK ELEMANI aramaktayız Not: Başiskele...

TIR ŞOFÖRLERİ ARANIYOR

Hanlog Taşımacılık Liman Hizmetleri Ltd. Şti. olarak rulo sac taşımacılığı yapmak üzere şoförlük belgeleri tam olan TIR ŞOFÖRLERİ alınacaktır. Tel...

GAZALTI KAYNAKÇISI VE YARDIMCI ELEMANLAR ALINACAKTIR

Şirketimizin bünyesinde çalıştırılmak üzere profil kaynağı yapabilecek GAZ ALTI KAYNAKÇILARINA ve punta taşlama yapabilecek YARDIMCI ELEMANLARA İH...

KAMYON ŞOFÖRÜ VE JCB OPERATÖRÜ ARANIYOR

MUNZUROĞLU HARFİYAT İzmit’te alt yapıda çalışacak KAMYON ŞOFÖRÜ ve JCB OPERATÖRÜ Alınacaktır. Emeklide olabilir. Tel: 0 532 280 24 09-0 536 51 56...

KERPE'DEKİ BALIK RESTORANINA ELEMANLAR ALINACAKTIR

Kerpe’de Balık Restoranında Çalışacak; - BULAŞIKÇI - KOMİ VE - GARSON alınacaktır. Tel: 0 535 223 87 16 - 0 536 658 19 14

MOBİLYA BOYACISI ALINACAKTIR

MOBİLYA BOYACISI ALINACAKTIR. *BOYA TEKNİKLERİNİ İYİ BİLEN *DEVAMLI ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE PERSONEL ALINACAKTIR. *DETAYLAR YÜZ YÜZE GÖRÜŞÜLECEKTİR. A...