Unvanı ne olursa olsun, Müslüman bin düşünmeli bir konuşmalıdır

Toplumun önünde duran ve insanları yöneten, yönlendiren kişilerin, unvanları ne olursa olsun öncelikle ve özelikle usul, hitabet ve siyaset ilmine, toplumun psikolojisine sosyal yapısına tarih bilincine vakıf olmalıdırlar. Bu ilimlere vakıf olmayan din bilginleri, siyasetçiler, bürokratlar medya mensupları, kanaat önderleri, sivil toplum örgüt temsilcileri, cemaat önderleri, şeyhler ne kadar bilgili olurlarsa olsunlar,  kaş yapayım derken göz çıkarabilirler.

Müslüman olan her kes şu hususu çok iyi bilmelidir.  Yüce Allah (CC) tarafından tamamlanmış ve kendi koruması altında aldığı Kur’an-ı Kerim tüm insanlığa hitap eden evrensel bir kitaptır. Bu ilahi kitaptan herkes payına düşüne almalı ve ona göre konuşmalı, ona göre yazmalı ve ona göre hareket etmelidir.   Müslümanlar konuşurlarken ve yazarlarken, herkesin anlayacağı ve itiraz edemeyeceği bir netlikle konuşarak,  hastalıklı bazı kafaların, yapılan dua ve konuşmalardan farklı anlamlar çıkartmak suretiyle toplumu germelerine fırsat vermemelidirler

Din adamlarının yaptıkları konuşmalar üzerinden fırtınalar koparanların maksadı, üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.  Bazı siyasetçilerimizde, meselenin önünü arkasını ı düşünmeden bilerek/bilmeyerek bağcıyı dövenlerin değirmenine su taşıyarak din adamlarına hakaret etmektedirler.   Ağzı sütten yandığı için, yoğurdu üfleyerek yiyen din bilginlerimiz, sabırlı, temkinli ve tedbirli olmanın yanında hikmetli konuşarak fitnecilerin planlarını bozmalıdırlar.

 Mesela Ayasofya Kebir camiinde imamlık yapan Profesör Mehmet Boynukalın İstanbul sözleşmesi ve ekonomiye yönelik ayetleri nakletmesi, bir din bilgini olarak sorumluluğu yerine getirmiştir. Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’daki ilk Cuma hutbesinde, Fethin sembolü olan Ayasofya’nın cami olarak vakfeden, Fatih’in vakfiyesinden bazı cümleleri nakletmekle, tarihi bir hatırlatmayı yapmıştır.

Ayasofya Kebir camisinde yapılan hafızlık cemiyeti münasebetiyle emekli vaiz Mustafa Demirkan’ın naklettiği  “ Allah’ın mescitlerinde Allah’ın isminin anılmasına mani olan ve harap olmaları için çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? (Bakar114) Bu ayeti kerim üzerinden yapılan duadan, farklı anlamların, farklı işaretlerin çıkarılmaması için, din bilginlerimiz, tarih bilinciyle ve siyaset ilmiyle konuşmaya özen göstermelidirler.

Sözünü etiğimiz din adamalarının söyledikleri gerçekler üzerinden zorlama yorumlar yaparak, bu konuşmalardan, Atatürk işaret edilmiş gibi bin anlam çıkarmaya çalışanlar,  Enam suresinin 93. ayetine bakarak kendilerine çeki düzen vermelidirler. “ Allah’a karşı yalan uyduran,  kendisine vahiy gelmediği halde. Vahyin geldiğini söyleyen, bir de Allah’ın indirdiği vahyin benzerini bende indireceğim diyenden daha zalim kim olabilir?  Yalandan Atatürk seviciliği yaparak, kendi ideolojilerini güçlendirmek için Atatürk istismarcılığı yapanlar, Atatürk ‘ün dini bilgisinin zekâtı kadar dini bilgiye siyasi tecrübeye sahip olmadıklarını bilmedirler.

  Din adamları sadece dinin ibadet ve ahlak kısmını konuşmak gibi bir sınırlamaya tabı tutmak İslam dinine yapılan en büyük hakarettir. Son ilahi din olan İslam, siyasetten ekonomiye, mili eğitimden savunmaya, çevreden tarıma, enerjiden ulaşıma, hülasa her alanı kuşatan, insanların mutlu bir hayat sürmelerini tanzim eden evrensel bir dindir.  Din bilginlerimiz Kur’an-ı anlatmaya başlayınca, bazı muhalif kafalar, din bilginlerinin konuşmaları üzerinden iktidar partisine tutarsız bir şeklide saldırmaya başladılar.  

Unutmayalım ki,  , Kur’an’ın emir ve yasaklarını topluma anlatmaktan rahatsız olanlara, İslam eksenli olarak kurulan devletlere, Osmanlı ya Osmanlı padişahlarına Türkiye cumhuriyetinin kuruluş mücadelesini veren tarihi şahsiyetlere,  özelikle M. Kemal Atatürk’ü istismar ederek Müslümanlara hakarette bulunan zevata, ilmi verilerle cevap vermezsek toplumun güvenini sarsmış oluruz.

 Kendine güveni olmayan kişi ve kişilerin hayatta başarılı olamayacakları gibi, güveni bozulan bir toplumun ayakta durması da zorlaşacaktır. Kişilerin ve toplumun milli güvenliğini sağlayan ana iksir,  İslam dinine tereddüt etmeden sadakatle bağlı olduğumuzu ilan ettiğimiz imanımız ve salih amellerimizdir.  İbadetlerimiz de uzaklaşırsak, imanımız zayıflayacaktır. İmanımız zayıflayınca birbirimize karşı olan sevgimizi ve saygımız bozulacaktır. Bu hal devam ederse milli güvenliğimiz zarara uğrayacaktır.

 Yıllarca ANAP’ da şimdide İYİ parti siyaset yapan prof. unvanlı bir siyasetçi AK partisini eleştirme uğruna, televizyon ekranından şu sözleri söyleyebilmektedir. “AK partisi din eksenli bir siyaseti ülkemize yerleştirmeye çalışıyor” diyerek, dış şer güçler ve içteki işbirlikçilere mesaj vermesi Müslüman milletimizi derinden yaralamıştır.   Üzülerek ifade edelim ki, din adamlarının söylediklerini saptırmak suretiyle sözde Atatürk ’e sahip çıkıyormuş gibi yapan,  Atatürk istismarcılarına altından kalkamayacakları bir şekilde okkalı bir cevaplar verilmelidir.    İslami değerleri savunarak, yaşamaya çalışan insanların iktidarda olmalarından rahatsız olanlar, bilsinler ki İslam’la ve Müslümanlarla barışmadıkları surece,   sağduyulu milletimiz, ülkenin yönetimini kendilerine teslim etmeyecektir.

Emekli vaiz Mustafa Demirhan’ın sözleri üzerinden fırtınalar koparanlara bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum. Ayasofya camisinin müzeye çevrilmesi kararının altında Atatürk’ün imzası olmadığını söyleyen tarihçilerimiz vardır.  Ayrıca içten ve dıştan gelen baskılara karşı, Ayasofya’nın tekrar kiliseye çevrilmemesi ve harap olmaması için,  müzeye çevrilmesine uygun görüldüğünü söyleyenlerde vardır.  Meseleye o günün şartlarına göre bakarsak, Mustafa Kemal Atatürk çok zekice ve akıllıca bir karar aldığını söyleyebiliriz. 

Ayasofya’nın camiyi çevrilmesini istemeyen dış şer güçlerin, medya üzerinden yaptıkları baskı ve dayatmalara, fırsat bulduklarında Ayasofya Kebir camisinin kiliseye çevrilmesini isteyen zalimlere,  Bakara suresinin 114. Ayetiyle cevap verilmesinden hiçbir Müslüman rahatsız olmaz, olmamalıdır.  Yapılan dua da Atatürk’ün adı geçmediği halde, hastalıklı kafaların Atatürk’e işaret edildiğini söylemek suretiyle,   bilmeden İslam düşmanı zalim şer güçlerin ve yerli işbirlikçilerin sinsi planlarına alet olmaktadırlar.  Bakara suresinin 114. ayetini anlamayanlar, yapılan duadan Mustafa Kemal Atatürk’e gönderme yapıldığın çıkarmak, tarih bilincinden yoksun Atatürk istismarcılarının yapacağı iştir.

Yüce Allah’tan başka İlah tanımayan kişi ve kişiler, sevdiklerini ilahlaştırarak cahiliye döneminin bataklığını düşmez, düşemezler. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin istiklal mücadelesi veren kadroların başkumandanı, ilk cumhurbaşkanımız olan tarihi bir şahsiyettir. Bu sıfatları inkâr etmek ne kadar yobazlık ise, Atatürk’ü istismar etmek suretiyle milletin kafasına bir soba gibi göstermeye çalışmak daha büyük bir yobazlıktır.  

Mustafa Kemal Atatürk’ü gerçekten sevenler Elmalı Ahmet Hamdi Yazır’a yaptırdığı tefsirini okusunlar ve ona göre hareket etsinler. Helal ve haramları birbirlerine karıştırarak dinimizi sulandırmaya çalışmasınlar. Müslümanları hedef tahtasına koymak suretiyle ülkede gerilim çıkarıp şer güçlerin planlarına alet olmasınlar. 

Atatürk istismarcılığı yaparak, ülkenin milli ve manevi olarak kalkınmasına önem veren siyasileri, siyasi partileri,  eleştirenler Atatürk’ü değil,  milli şef dedikleri ismet İnönü’yü daha çok severler.  Atatürk’ün resmini okullardan çıkaran, kendi resmini paranın ve pulların üzerine bastıran İsmet İnönü’ye ses çıkarmazlar, yanlış yaptığını söylemezler. Rahmetli Menderes Atatürk’ün hatırasını korumak için 5816 sayılı Atatürk’ü koruma kanununu çıkaran rahmetli Adnan Menderes’in idamına alkış tutanlar, Atatürk istismarcıları İnönü sevicileridir.  Atatürk istismarcıları bu millete Atatürk’ü anlatamazlar. Atatürk’ün kemiklerini din adamları değil, Atatürk istismarcıları sızlatmaktadırlar. İslam inancında, Müslüman ölünün arkasından konuşulmaz, konuşulursa rahmet okunur.

İki asırdır çektiğimiz çilenin asıl nedenini bilmez ve anlamaya çalışmazsak, şer güçlerin ve içteki bir avuç işbirlikçilerin zulüm ve baskılarına maruz kalacağımızı bilmeliyiz.   Çilemizin asıl nedeni Yüce Allah’a kul olmaktan uzaklaşarak, batının kötü hasletlerini taklit etmeye başladık.  Son İlahi din olan İslam dinini vicdanlarımıza hapsederek fiili olarak yaşanmasını istemedik. Kur’an-ı kerime inandık,  fakat Kur’an’ın ne dediğini anlamaya gayret etmedik. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ‘e iman ettiğimizi söylediğimiz halde, hayatımızdan çıkardık. Müslüman olduğumuzu söyledik, lakin dünyeviliklerin tutsağı olarak helal ve haramları birbirine karıştırdık. Zengine, güçlüye, zalime, haine ses çıkarmadık.  Mazluma, mağdura sahip çıkamadık.  

Yeniden bir toparlama surecine girdiğimiz gören şer güçler ve içteki işbirlikçiler, kudurmaya başladılar. Üzülerek ifade edelim ti bazı Müslümanlar bu kudurukçu şaşkınların yanında yer almaktan çekinmediler.  Ülkenin ve milletin yararına yapılanı maddi ve manevi hizmetlerini hafife alarak eleştirmekten geri durmadılar.  Din bilginlerimizle sohbetimize haftaya devam edeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Cenk Cemil - Sayın A.Köksal,

Sürekli yazdığınıza göre, Bin düşünüp, bir kez söylemekten bir tek siz mustağnisiniz ! ...Ve herkes kaş yapayım derken göz çıkarabilir de yine bir tek siz bundan da mustağnisiniz ! Bu kadar büyük rüçhaniyeti size kim ihsan etti acaba ?..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 15:09
03

İzmitli Ekrem - Camiler kardeşlik yeri ise sokaklar neden huzursuz. din adamları partilerin tüzüklerini değil Kur'an'ın emir ve yasaklarını camide, sokakta konferans salonlarında anlatarak toplumu bilgilendirmelidirler. siyasi partilerde din adamlarının önünü açarak her alanda bozulan ahlakı inşa etmeleri için din alimlerine yardımcı olmalıdırlar. dini camiye hapsetmek dini en büyük zulümdür. Din adamı faizin içkinin zinanın kumarın, Lük kavminin yaptığı pisliğin , lezbiyenliği her türlü ahlaksızlığın toplum üzerinde yaptığı tahribatları konuşmaları yasak , konuşurlarsa, siyaset yapma gibi bir saçmalık dini anlamamak demektir. din adamları dinin emir ve yasaklarını konuşmayacaksa, buyursun siyasiler konuşsun. Siyasiler konuşursa diniden rahatsız olanlar, dini devlet işlerine karıştırmayın diyerek karşı çıkarlar. Bu anlayış toplumu dinden uzaklaştırdığı için sokaklarda ahlak, güven ve huzur kalmıyor., Din hayat nizamıdır evden sokağa, kadar her yapacağımız işi tanzim eder camiye hapsedilmez, sayın İzmitli bey.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Haziran 10:12
02

İzmitli - Din adamları birer kanaat önderidir ve toplumun her bireyine hitap eder. Ama siyaset gibi insanları ayrıştıran ve birbirine düşüren konulardan uzak durması lazım camiler huzur,sükunet ve kardeşlik adresidir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Haziran 09:13
01

Kocaelili - sayın köksal bey yazınıza tebrikler allah razı olsun....osmanlının altını oyanlar türk halkını rabbimin korumasından çekemediler, ve bizi en son çanakkalede yiyeceklerdi fakat rabbimin desteğiyle o zalimleri geri püskürttük.. baktılarki biz türk milletini alt edemiyeceğiz. içimize ajanlar sokarak halkı dininden soğutmaya çalıştılar..istanbulu birgün ele geçirecekleri hevesiyle bakir bıraktılar. ama rabbim yine bize yardım etti iyi bir lider verdi veayasofyayı tekrar ibadete açarak o bedbahtlara cevap verdi.. ardında taksime camii.çamlıcaya camii, ve adamların hayalleri yıkıldı..şu an saldırmaları o yüzden.. allah razı olsun sizin gibi kişisel düşünmeyip ülkesini ve dinini düşünen insanlar var..allah razı olsun.. iyi günler dileklerimle.......

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Haziran 04:50

ELEKTRİKÇİ ELEMANLAR ARIYORUZ

Şirketimizde çalışmak üzere Endüstri Meslek Lisesi elektrik bölümü mezunu ELEKTRİKÇİ ELEMANLAR arıyoruz. İzmit merkez ve civarlarında ikamet edenler t...

HUZUR OTO'YA ELEMANLAR ALINACAKTIR

Huzur Oto'da yıkama yağlamada çalışacak ELEMANLAR ALINACAKTIR Tel:0 535 225 32 78

DEVREN SATILIK PASTANE VE İMALATHANESİ

İl değişikliği nedeniyle İzmit Tepeköy Mahallesinde DEVREN SATILIK PASTANE VE İMALATHANESİ Tel: 0541 122 11 41

TEMİZLİK ELEMANI ALINACAKTIR

Dilovası Çolakoğlu Metalurji fabrikasında çalışacak emekli olmayan TEMİZLİK ELEMANI aranmaktadır. Başvuru için irtibat numaraları: Aspak Hijyen: 0...

ÖN MUHASEBE PERSONELİ VE TEMİZLİK ELEMANI ARANIYOR

Firmamızda çalıştırılmak üzere deneyimli ÖN MUHASEBE PERSONELİ ve ofis temizlik işlerini yapabilecek BAYAN TEMİZLİK ELEMANI aramaktayız Not: Başiskele...

TIR ŞOFÖRLERİ ARANIYOR

Hanlog Taşımacılık Liman Hizmetleri Ltd. Şti. olarak rulo sac taşımacılığı yapmak üzere şoförlük belgeleri tam olan TIR ŞOFÖRLERİ alınacaktır. Tel...

GAZALTI KAYNAKÇISI VE YARDIMCI ELEMANLAR ALINACAKTIR

Şirketimizin bünyesinde çalıştırılmak üzere profil kaynağı yapabilecek GAZ ALTI KAYNAKÇILARINA ve punta taşlama yapabilecek YARDIMCI ELEMANLARA İH...

KAMYON ŞOFÖRÜ VE JCB OPERATÖRÜ ARANIYOR

MUNZUROĞLU HARFİYAT İzmit’te alt yapıda çalışacak KAMYON ŞOFÖRÜ ve JCB OPERATÖRÜ Alınacaktır. Emeklide olabilir. Tel: 0 532 280 24 09-0 536 51 56...

KERPE'DEKİ BALIK RESTORANINA ELEMANLAR ALINACAKTIR

Kerpe’de Balık Restoranında Çalışacak; - BULAŞIKÇI - KOMİ VE - GARSON alınacaktır. Tel: 0 535 223 87 16 - 0 536 658 19 14

MOBİLYA BOYACISI ALINACAKTIR

MOBİLYA BOYACISI ALINACAKTIR. *BOYA TEKNİKLERİNİ İYİ BİLEN *DEVAMLI ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE PERSONEL ALINACAKTIR. *DETAYLAR YÜZ YÜZE GÖRÜŞÜLECEKTİR. A...