Bakın deniz salyası Marmara’ya nereden gelmiş...

Bir sabah uyandığımızda Körfez’e kıyısı bulunan bütün ilçelerin kıyıya yakın yüzeyinde çirkin görünümlü, köpüklü yapışkan, mide bulandıran garip bir tabaka ile karşılaştık...

Ne olduğunu anlayamadık ve bilemedik. İlk günlerde hiç oralı olmadık.
Normal karşıladık...
Gün geçtikçe bu çirkin şey, kıyılara yayılmaya başladı.
Hatta Körfez’in orta yerine kadar yayıldı...

Bu garip deniz kirliliği ulusal televizyon ve gazetelere haber oldu.
Meğer sadece Marmara Denizi’nde değil, Ege, Akdeniz ve hatta denizlere kıyısı bulunan diğer ülkelerde de benzer doğa olayının ortaya çıktığı görüldü.

Peki, nedir bu deniz salyası?
Nasıl ortaya çıktı?

Anlatayım...

Deniz salyasının üç nedeni var...

Birincisi, denizin olağan şartlardan daha fazla ısınması...
İkincisi, denizde azot, fosfor dediğimiz besin elementleri miktarının artması. Marmara Denizi’nin etrafında 25 milyon insan yaşıyor. Bu 25 milyon insanın atığı denize gidiyor. Bunlar azot, fosfor yükünü arttırdı. Yani denizin kirliliği arttı.
Üçüncüsü, denizdeki şartlar, sirkülasyonlar, akıntılar az. Dolaysıyla deniz daha durağan şartlara sahip...
Bu durağan şartlar müsilaj yani deniz salyasının oluşumunu tetikliyor.
 

Körfez’de hızla yayılan ve ilk olarak pek anlayamadığımız bu garip olayın önüne geçmek için ilk önce en ciddi eylemi, Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyakakın yaptı...
Büyükakın, Marmara Bölgesi’ndeki tüm illerin belediye başkanlarını ilimizde topladı.
Toplantıya Çevre Bakanı Murat Kurum’da katıldı.
Saatler süren toplantının ardından ortak bir eylem planı oluşturuldu.
Bir gün sonrasında ise Marmara bölgesindeki tüm illerde eş zamanlı olarak “deniz temizleme” seferberliği başlatıldı...

Deniz salyası ile ilgili internette epeyce bir araştırma yaptım. Konu ile ilgili farklı görüşleri ve bilgileri günlerdir okuyorum.

İnternetten gezinirken ilginç bir yazıya rastladım.
Yazının başlığı ilgimi çekti...

“İtalyanlar, deniz salyasının Marmara’ya nereden geldiğini açıkladı...”

İtalyan bilim insanlarının yaptığı araştırma yazısını okudum. 
İlginç buldum.
Siz okuyucuların da bu yazıyı okumanızı ve bilgi sahibi olmanızı istedim.

İşte o yazı;

İtalyan uzmanlar, müsilajın (deniz salyası) son 200 yılda Adriyatik Denizi’nde sıkça görüldüğünü, zaman içinde de başka denizlere yayılarak büyük tehlikelere neden olduğunu söyleyerek, önemli uyarılarda bulundu.

2009 yılında deniz bilimleri uzmanlarının yayınladığı akademik makalede, son 200 yılda Adriyatik Denizi’nde sıkça görülen müsilajın zaman içinde Tiren, Ege ve Marmara denizlerinde de görülmeye başlandı. Müsilajın deniz yüzeyinin ısınmasıyla ilişkili olduğu ve 1980-2010 yılları arasında deniz salyası salgınlarının sayısının katlanarak arttığı, 2 ila 3 aya kadar da yaşam süresi olduğu ortaya çıktı.

Müsilajın son 200 yıllık geçmişi incelendi...

Marche Politeknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü’nden Robert Danovaro ve Antonio Pusceddu ve Trieste Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesi'nden Serena Fonda Umani’nin bir araya gelerek kaleme aldıkları akademik makalede, müsilajın son 200 yılda hangi denizlerde ne sıklıkla görüldüğü, nasıl ve neden ortaya çıktığı incelendi.

30 yılda müsilaj salgını katlanarak arttı...

İklim değişikliği ve su yüzeyinin ısınmasıyla bağlantılı olduğu belirtilen müsilajın, özel mikrobiyal biyoçeşitlilik içerdiği ve çevreleyen deniz suyunda bulunmayan patojenik türlere ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı. Öte yandan, 1980-2010 yılları arasında müsilaj salgınlarının sayısının katlanarak arttığı ve 2 ila 3 aya kadar yaşam süresi olduğu belirtildi.

Müsilaj nasıl oluşuyor?

Makalede uzmanlar müsilajın, deniz yüzeyinin ısınması ve bu kapsamda deniz karının (marine snow) oluşmasıyla ilişkilendiriyor. Okyanus diplerinde oluşan, ölü hayvanların, deniz bitkilerinin kalıntılarını içeren kara benzeyen bir madde olduğu ama içinde kum gibi inorganik maddeleri de barındırdığı belirtilen deniz karı, müsilaja dönüşüyor...

Müsilaj ilk kez 1729’da rapor edildi...

Makalede, bu deniz fenomeninin ortaya çıkma sıklığının son 30 yılda arttığına dikkat çekilerek, “Dünya çapında, Akdeniz havzasındaki son derece verimli ve sığ Adriyatik Denizi (ve özellikle kuzey kısmı), büyük müsilajlardan ciddi şekilde etkilenen alandır. Müsilaj ilk kez 1729’da burada rapor edildi ve başlangıçta balık ağlarının tıkanmasına neden olduğu için ‘kirli deniz fenomeni’ olarak tanımlandı. O zamandan beri müsilaj varlığı farklı zamanlarda rapor edilmişti, ancak son 30 yılda bu fenomenin sıklığı önemli ölçüde artmıştır. Yüzeyde veya su sütununda yüzen müsilajları uzun bir yaşam süresi (2-3 aya kadar) gösterebilir. Deniz dibine yerleştikten sonra ise agregalar tortuları kaplar ve bazı durumlarda kilometreler boyunca uzayarak organizmaların oksijensiz kalmasına neden olabilir. Bunun sonucunda bentik organizmaların (en dipteki) boğulması, turizm ve balıkçılığa ciddi ekonomik zararlar verir” ifadelerine yer verildi.

İlk Adriyatik Denizi’nde, sonra Ege, Tiren ve Marmara Denizlerinde görüldü...

Tarihsel raporların da analiz edildiği makalede, Akdeniz’de son 30 yılda müsilaj sıklığının neredeyse katlanarak arttığını gösteriyor. 1920’den önce müsilaj olayları yalnızca Adriyatik Denizi’nde rapor edilirken, 1980’den sonra Ege ve Tiren Denizlerinden de müsilaj olayları rapor edildi.
Son 30 yılda en fazla müsilaj salgınının görüldüğü bölge Adriyatik Denizi oldu ve bunu Tiren Denizi ve Ege Denizi izledi.

Müsilajın içinde ciddi oranda bakteri ve virüs var...

Makalede son olarak iklim değişikliği ve müsilaj oluşumunda bağlantı olduğu ifade edilerek, müsilajın içinde ciddi oranda bakteri ve virüsün de bulunduğu aktarıldı.

Makalede, “Son 60 yıldaki sıcaklık değişimlerinin analizi, müsilaj oluşumunun iklim değişikliği ile önemli bir ilişki göstermiştir. Öte yandan, deniz müsilaj örnekleri üzerinde yaptığımız mikroskobik analizler, devasa bakteri ve virüs bollukların varlığını ortaya çıkardı. Müsilajdaki bakteri ve virüs bolluklar, çevreleyen deniz suyundan önemli ölçüde daha yüksekti...” denildi.

Görünen o ki, deniz salyasını daha çok uzun yıllar konuşacağız...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemalettin Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

54 41 Izmit - Keşke yazdığınız her yazıyıda bu kadar araştırsanız. Yoksa hizmette sınır yokmu diyorsunuz. ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Haziran 02:21
06

Durust Habercilik? - Keske o okudugunuz makalenin/ arastirmanin kaynagini da yazsaydiniz. Biz de acip kendimiz okusaydik. Simdi biz nereden bilicez gercekten boyle bir arastirma yapildigini?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 00:28
08

Cevreci - @Durust Habercilik? 06 nolu yoruma cevabı: science direkt'ten araştırırsanız tüm akademik araştırmalar orda mevcut

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Haziran 21:22
04

Deniz - Ha deniz suyu ısınmış yani bu kadar basit? Sanayicilerin, derelere salınan atıkların, çalıştırılmayan arıtma tesislerinin, Marmara Denizi'nin her boşluğuna yapılan sanayi kuruluşlarının limanlarının ve buna ruhsat veren bakanlığın hiç ama hiç kabahati yok yani?

Yanıtla . 12Beğen . 1Beğenme 10 Haziran 11:14
02

Korfezli - başlığı okudum haberi okumadan ilk aklıma geleni yazdım. bu ülkede en yetkili kişi kalkıp derse ki chp li belediyelerin işi gerisi boş. Ki o amca bundan önce 25 sene belediye başkanıydı...

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 10 Haziran 07:55
05

Halil Civeıek - @Korfezli 02 nolu yoruma cevabı: 5 km. Arayla limanmı yapılır

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Haziran 12:12
01

Kocaelili - sayın öztürk bey sayın cumhurbaşkanımız o olaya el attıysyakın zamanda denizlerimiz bir nebze temizlenir...iyi günler dileklerimle....

Yanıtla . 2Beğen . 15Beğenme 10 Haziran 04:44

SETA MUTFAK BAY-BAYAN ELEMANLAR ARIYOR

MOBİLYA ZIMPARA İŞİNDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE BAY-BAYAN  PERSONEL  ALINACAKTIR. TEL:0 532 2123265 SETA LTD ŞTİ. Adres: Köseköy - Kartepe Çalışma s...

HAŞERE İLAÇLAMA YAPILIR

Ev, iş yeri, depo, apartman altı vs. Ücret: 100 m2 için 200 TL. Tel: 0535 895 09 53

GARSON ARANMAKTADIR

Restoranımızda çalıştırılmak üzere GARSON aranmaktadır. Konyalı Lezzet Ustası Tel: 0532 133 04 75

YATILI TEMİZLİK ELEMANI ARANIYOR

Yahyakaptan'da ki halı sahada çalışacak YATILI TEMİZLİK ELEMANI aranıyor. Tel: 0 532 234 95 40 0262 311 49 66

BAYAN TEMİZLİK PERSONELİ ARANIYOR

N.GÜMÜŞ SİTE YÖNETİMİ Derince bölgesinde ikamet eden sitelerde merdiven temizliğinde çalışacak BAYAN TEMİZLİK PERSONELİ alımı yapılacaktır. ( Serv...

ELEMANLAR ARANIYOR

İzmit’te bulunan firmamız bünyesinde çalışacak diksiyonu düzgün, müşterilerle iletişimi kuvvetli olan, güleryüzlü BAYAN KASİYER, Fırınımızın temizl...

ELEMANLAR ARANIYOR

Şirketimiz bünyesinde çalıştırılmak üzere, *BETON MİKSER OPERATÖRLERİ aranmaktadır *BETON POMPA OPERATÖRLERİ aranmaktadır NOT: Müracaat şahsen yapı...

ELEMANLAR ARANIYOR

MH ELEKTROMEKANİK MÜHENDİSLİK şirketimizde çalışmak üzere tecrübeli ÇELİK KONSTRÜKSİYON İMALAT VE MONTAJINDA çalışacak ELEMANLAR aranmaktadır. Te...

DEVREN KİRALIK

Kartepe-Suadiye yolunda faaliyet gösteren yıkama yağlama dükkanımız 1000 m2’dir. Tel:  0536 869 32 60

YIKAMA-YAĞLAMA USTASI ARANIYOR

Kartepe'de faaliyetteki iş yerimize tır YIKAMA-YAĞLAMA USTASI aranıyor Tel:  0536 869 32 60