Din bilginleriyle sohbet(8)

Din bilginleriyle sohbet başlıklı yazı dizimizi takip eden kıymetli okuyucularımız, gerçekleri anlatan din bilgilerimizi istisna ederek, şöyle bir sitemde bulunuyorlar. Diyorlar ki;   İslam dininin haram kıldığı inkârın, şirkin, faizin, zinanın, içkinin, kumarın, fuhşun, rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın, iltimasın, adaletsizliğin, nankörlüğün, domuz eti yemenin, hülasa toplumun ahlakını bozan tüm çirkinliklerin yaptığı tahribatları, Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde neden teferruatlı bir şeklide anlatarak milletimizi aydınlatamıyorlar.

Okuyucularımızın söylediklerine, genel anlamda hiç kimsenin itirazı olmaz. Lakin bazı din bilginlerimiz, haram olan konuları anlatmaya başladıklarında, sesi çok çıkan küçük bir kesim de şöyle diyor;  “Benim haram işlememden sana ne, lütfen özgürlüğümüze karışıp siyaset yapmayın. Dinin emir ve yasaklarını kendinize saklayın, bizlere anlatmayın” diyerek din bilginlerimizi susturmaya çalışıyorlar.

Üzülerek ifade edelim ki, Müslümanlar da din bilginlerimize yüksek sesle sahip çıkmadıklarına şahit olmaktayız. Kur’an ve sünnete olan bağlılığımız zayıflayınca toplumun tüm kesimlerinde ahlaksızlık ve çürümüşlük kol gezmeye başlaması kaçınılmaz oldu. Toplumun ahlakını bozan haramların ve kokuşmuşlukların önüne geçmek için,  ülkemizi yöneten ve yönetmeye talip olan siyasiler, etkili ve yetkili bürokratlar, toplumu iyi/kötü yönlendirmeye çalışan medyamız, hepsi birlikte dinimizin doğru olarak anlatılmasına engel olan prangaları kaldırmalıdırlar.

Dinimizin anlatılmasına engel olan prangalar kalkınca, din bilginlerimiz konuşma özgürlüğüne kavuşacaklardır. Geleceğimiz teminatı olan gençlerimize helali helal, haramı haram olarak anlatmak suretiyle tefessüh eden ahlakımızı yeniden düzeltmiş oluruz.  İyilerini tenzih edecek söylüyorum cami imamı,  müezzin, vaiz, müftü, molla, tarikat şeyhi, cemaat önderi, ilahiyatçı, Kur’an’ın bir hayat nizami olduğunu, insanların tüm ihtiyaçlarına cevap veren, ticaretten ahlaka, sanayileşmeden savunmaya,  ilimden siyaset her alanı kuşatan son ilahi bir kitap olduğunu bilerek tebliğ ve davet görevlerini yapmalıdırlar.

Son ilahi din olan İslam dinini menkıbelerle, namazın, hacın kurbanın ve orucun şartlarını anlatarak geçiştirmemelidirler. Din bilginlerimiz Kur’an’ın anlamını bilmeli, hadis,  usul, hikmet, ilmi siyaset ve tarih bilincine sahibi olmalıdırlar. Nerde ne zaman nasıl konuşacaklarını çok iyi bilmelidirler. Hitabetleri güçlü ve tesirli olmalıdır, fitnecilere malzeme vermemelidirler. Güçlüden yana değil, haktan yana olma inancıyla hareket etmelidirler.  Kur’an ve hadisler ışığında konuşarak tüm Müslümanları kucaklamalıdırlar. Kendilerini inatla eleştirmek isteyen sözde Müslümanlara, kendi fikirleriyle değil, Kur’an ve hadislerle cevap vermelidirler.

Din bilginlerimiz, her türlü tekebbürden, heva ve heveslerine göre konuşmaktan sakınmalıdırlar.   Casiye suresinin 37. ayetinde şöyle buyruluyor;  “Göklerde ve yerde büyüklük Allah’a mahsustur. Allah çok güçlüdür, hikmet sahibidir.” Din bilginlerimiz bu ayetin sırrına vakıf olarak, toplumla iletişim kurarlarken sabırlı ve mütevazı olmaya azamı gayret göstermelidirler.  Gerçekler karşısında susan dilsiz şeytandır “ hadisine göre Müslümanlar,  özellikle din bilginlerimiz, yanlış kimden gelirse gelsin, hakka hak, batıla batıl demekten çekinmemelidirler.

Bazı din bilginleri, bilerek/bilmeyerek insan ve cin şeytanlarının telkin ve vesveselerine, ıslah edilmemiş nefislerinin azgın istek ve arzularına, topluma zarardan başka faydası olmayan düşüncelerinin tesirinde kalarak yollarını şaşırabilirler. Sayın Mehmet Okuyan bir konuşmasında “ Bu tipteki adamlarla birlikte zikredilmekten çok kızıyorum” diyor ve ekliyor, “Namaz beş vakit değildir,  dört rekâtlı farz namazlar iki rekâttır, namazın vakitleri Kur’an da belirtilmemiştir” diyenlere kızdığını ifade ediyor.

Yeri gelmişken Sayın Mehmet Okuyan’a sorsak; Kader imanın şartlarından mıdır? Şefaat var mıdır?  Âdemden önce başka bir âdem var mıdır?    Geçici olarak nikâh edilmeyen bir bayanla bir erkeğin tek başlarında bir oda da bulunabilirler mi? . Baldızla veya baldızın buluğa ermiş kızıyla yalnız başlarında bir odada bulunmak haram değil midir?  Evlatlık kaldırılmamış mıdır? Siyonistlerin ve şer güçlerin zulümlerine karşı Müslümanların nasıl davranacağını anlatan ayetleri anlatmamak haram değil midir?

 Şaşırmışlarla birlikte konuşulmaktan rahatsız iseniz, sormaya çalıştığımız bu ve benzeri sorulara açık yüreklilikle cevap vermelisiniz. Tarihi süreç içinde tartışılarak karar bağlanan, dini meselelerle alakalı hükümlere ilaveler ve eksiltmeler yapan kişilerin fikirlerine yakın sözler söylememelisiniz ve onlarla birlikte yürümemelisiniz. “ Benim söylediklerim beni bağlar, herkes özgürdür, isteyen cennette, isteyen cehenneme gitmekte serbesttir” demek sizleri sorumluluktan kurtarabilir mi?

 Yüce Allah Nahl suresinin 25. ayetinde “Böylece. Kıyamet günü kendi veballerini tam manasıyla yüklendikleri gibi, bilgisizlikleri yüzünden sapıttıkları kimselerin veballerinin biri bölümünü de yüklenecekler. Bak ne kötü yük yükleniyorlar” buyuruyor. Bu ayetin Kur’an ve hadis bütünlüğü içinde nasıl anlaşılması gerektiğini bizlerden çok daha iyi anladığınızdan emenim. Kur’an ve sünnet ehli olan insanların, itikat ve amellerini sulandırmak isteyen sözde din bilginleriyle beraber olmak istemiyorsan, onların söylediklerine yakın şeyler söylemekten uzak durmalısınız. Bir konuşmanızda şöyle diyorsunuz;  “ Benimde Âdemle alakalı bir fikrim var ama söylemiyorum”   Bu fikrinize inanmış olsaydınız söylerdiniz, lütfen birlikte olmak istemediğiniz insanların değirmenine su taşımayınız.

İmanın şartlarında kader yoktur diyenler,   Nisa Suresinin 136. Ayetini delil gösteriyorlar. “ Ey iman edenler! Allah’a Peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba (Kur’an-a) peygamberlerine, daha evvel indirdiği kitaba (Sahifelere ve kitaplara) iman edin. Her kim Allah’ı meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini, ahret gününü inkâr ederse, uzak ama uzak bir sapıklıkla sapıp gitmiştir.”

 İmanın şartlarında kader yoktur diyen beyler, kaderle alakalı şu ayetleri neden görmek istemiyorlar “Her şeyi yaratıp, her birinin miktarını tayın ederek hepsinin takdirini hazırlamıştır. (Furkan 2) “Allah’ın emri belirlenmiş bir kaderdir.” (Ahzab 38) ]

 Kadercilik şeytanlıktır ve şeytanın işidir diyenler,  “ Şeytan; işlediği sucunu Yüce Allah’a yükleyerek kaderin varlığını kabul ederek, şeytanca bir iş yaptığını. Hz. Âdem suçunu üzerine alarak kaderciliği reddedişini” söyleyerek kader konusunu saptırmaları doğru değildir.

İmanın şartlarında kader yoktur diyenler, Izdırari (mutlak) kaderle, ihtiyarı ( muallâk) kaderi bilerek veya bilmeyerek birbirlerine karıştırdıkları için iman esaslarında kader yoktur diyorlar. 

Mutlak kader: Kulun tesir edemediği, iradesinin dışında meydana gelen şeylere denir. Muallâk kader; Akıl baliğ bir insanın hür iradesiyle yapmak istediklerini Yüce Allah’ın yaratmasıyla meydana gelen şeylere denir. Şu hususu da unutmamalıyız, kulun her istediğini, hâşâ Yüce Rabbimizin yaratma gibi bir mecburiyeti yoktur.

  Şeytan ve nefis, insanların mutlak kaderlerini belirme güçleri yoktur. “ Doğrusu o benim kullarım var ya, senin onların üzerinde hiçbir hâkimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.” ( İsra 65)    mutlak ve muallâk kaderi yaratan, sadece Yüce Allah’a ait olduğu bilinciyle hareket edersek, kader inancını inkâr edemeyiz.  Yüce Allah (CC) imkân verirse, önümüzdeki Çarşamba günü kader konusuyla alakalı din bilginlerimizle 9. sohbetimizi yapmaya devam edeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Hocalar - Siz sohbet ededurun, dersi de bize, vatandaşa verin, bu sırada ülkemiz çağ atlıyor..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Haziran 23:49
01

Kocaelili - sayın köksal bey, rabbim sizin gibi mücahitlere güç versin. din düşmanlarıyla uğraşırken birde dini kendilerine göre yontanlarla uğraşmak kolay değil...iyi günler dileklerimle...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 04:51

GAZ ALTI KAYNAKÇILARI ARANIYOR

Şirketimiz bünyesinde çalıştırılmak üzere Profil kaynağı yapabilecek GAZALTI KAYNAKÇILARI aranıyor Tüm sosyal haklar mevcuttur Körfez-Kartepe ara...

İMALAT USTALARI VE YARDIMCI ELEMANLAR ALINACAKTIR

KINAT ÇELİK LTD.ŞTİ. Çelik konstrüksiyon imalatında çalışmak üzere  İMALAT USTALARI VE YARDIMCI ELEMANLAR alınacaktır. Ovacık  Mah. Ali İslam Cad....

YARDIMCI BAYAN ELEMAN ARANIYOR

Evlerde YATILI çalışabilecek YARDIMCI BAYAN ELEMAN aranıyor  Tel: 0552 727 41 23

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT

EMİRHAN EVDEN EVE NAKLİYAT ŞOK KAMPANYA Merkez Derince Tel: 0533 261 45 90 0262 223 41 90

VASIFSIZ BAY ELEMAN ARANIYOR

ŞAFAK GEMİ DONATIMŞirketimiz bünyesinde çalıştırılmak üzere 40 yaş altı VASIFSIZ BAY ELEMAN alınacaktır. Adres: Karabaş Mah. Hafız Selim Efendi Sokak...

BİLGİ İŞLEM ELEMANI ARANIYOR

*Üniversitelerin Ön Lisans Programlarının Bilişim Teknolojileri, Bilgisayar Donanım, Bilgisayar Programcılığı Bölümlerinden mezun, En az 2 yıl tecrüb...

PERSONEL ALINACAKTIR

PERSONEL ALINACAKTIR İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmamıza beton delme, kesme, kırma ve su izolasyonu işlerinde çalıştırılmak üzere USTA, US...

MAKSİMUM GÜVENLİK ELEMANLAR ARIYOR

Kartepe ve Başiskele bölgesinde görevlendirilmek üzere ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ ve DANIŞMA PERSONELİ  alınacaktır. MAKSİMUM GÜVENLİK 0262 331 22...

USTALAR ARANMAKTADIR

Mutfak Dolabı imalatı ve montajından anlayan USTALAR aranmaktadır Uzuntarla- Kartepe-Kocaeli Dolgun Maaş+SGK+Servis+Yemek Tel: 0532 342 20 28 0262...

EFE NAKLİYAT

EFE NAKLİYATŞOK KAMPANYA500 TL'den başlayan fiyatlarlaMobilyalarınız sökülür takılır(beyaz eşyalar dahil)Montaj+Sarma İzmitTel: 0 539 520 50 820 534 8...