Din bilginleriyle sohbet(9)

Hiçbir kul dünyaya ne zaman geleceğini nerede ne şekilde, ne zaman öleceğini bilemez. Cinsiyetini rengini, ırkını, belirleyemez. Anne ve babasını kim olacağını tercih edemez.  Akıl’dan ve cüzi iradeden yoksun canlı ve cansız varlıkların görevlerini kader planıyla programlayarak insanların emrine veren Yüce Allah’ın  (CC) olduğunu bilirler. Bu gibi ve benzeri hususların kulun iradesiyle yaratılmayacağı bilgisini yaşayarak öğrenen aklı başındaki hiçbir insan, mutlak kaderi inkâr etmez. 

Kur’an ve sünnet ehli alimlerince, insan iradesi dışında meydana gelen her şeye mutlak kader, insan iradesinin isteğiyle ve Allah’ın dilemesiyle yaratılan her şeye muallâk kader demişlerdir.. İnsanların mutlak kaderden sorumlu olmayacaklarını, muallâk kaderden sorumlu tutulacakların beyan etmişlerdir. Mutlak ve muallâk kaderin farkını bilmeden kader inancımızı yerli yerine oturtamayız. Müslümanlar, mutlak kaderden değil, muallâk kaderden sorumlu tutulacağı bilinciyle hareket etmelidirler.  Yüce Allah (CC), merhameti gereği kulun her istediğini yaratmayacağının hikmetini, özelikle Müslümanlar doğru anlamaya çalışırlarsa,  muallâk kaderin önemini anlayarak, doğru tedbirler almanın gayreti içinde olurlar.

Kulun hayırlı veya şerli bir işe niyet etmesi, bu işlerin yapılmasına müsaade eden Yüce Allah’ tır (CC) “Ameller niyete göredir” hadis-i şerifini doğru anlarsak İhtiyarı (muallâk) kaderi doğru anlamış oluruz. Kul’un hayırlı veya şerli bir işe niyet etmesinin, o işi yapmasının veya vazgeçmesinin arka planında Yüce Allah’ın müsaadesi ve yaratma gücünün olduğuna inanmalıyız.  Yüce Allah (CC) hikmeti ve merhameti gereği, insanların hür iradesiyle yapmak istedikleri hayır ve şerlerin yaratıp yaratmamak hususunda bir mecburiyeti yoktur. Muallâk kaderin gereği olarak, İnsanların hür iradesiyle yapmak istedikleri hayır ve şer işlerden, ilgililer sorumlu oldukları gibi, bu işlere destek verenlerde sorumludur.

Kaderle kazanın bir birlerine olan ilişkilerini de doğru anlamazsak, mutlak ve muallâk kaderi de doğru anlayamayız.   Kaderin esas anlamı Yüce Allah’ın olmuş ve olacak her şeyi bilmesi takdir etmesi, kaza ise, ezelde yazılanın, zamanı gelince yaratılmasıdır. Herhangi bir kazadan kurtulmak veya ölmek, Yüce Allah’ın takdir ettiği bir kaderdir. Bu hususta Yüce Allah (CC) şöyle buyurmaktadır. “Allah dilediğini yok eder dilediğini var eder. Kitabin anası onun katındadır.” (Rad 39)

 [“Yeryüzünde ve nefislerinizde başa gelen bir musibet, biz onu meydana gelmeden önce muhakkak bir kitapta yazılıdır. Şüphesiz ki bu Allah’a göre kolaydır.” (Hadid 22) “De ki; “Bize hiçbir zaman, Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey isabet etmez. O, bizim sahibimizdir.” Dolayısıyla mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.” (Tevbe 51) 

“Allah’ın izni olmadan hiçbir musibet isabet etmez…”(Teğabun 11)  “…Her şeyi yaratıp, her birinin miktarını tayın ederek hepsinin takdirini hazırlamıştır.” (Furkan 2) “ O Rabbin ki yarattı, düzene koydu. O Rabbin ki, takdir etti, hak yola koydu. Sonra da onu kara bir sel kalıntısına cevirdi” (A’la suresi 2, 3.) “Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Artık ilerde bilirsiniz.” (Enam 67) “ Medyen halkının içinde kaldın. Sonra da bir kader üstüne geldin Ey Musa!” (Ta-Ha 40) ]

Bazı şaşırmışlar, her şeye kadir olan Yüce Allah (CC), neden şer işleri yaratarak insanları cezalandırıyor.  İnsanların her istediğini neden yaratmıyor, insanların hür iradesine niçin engel çıkarıyor gibi ve benzeri saçma sorularla kader ve kaza meselesini sulandırmaya çalışan bu tiplere,  şuurlu din bilginlerimiz Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde cevap vererek, fitne ve fesatlarına engel olmalıdırlar. Yüce Allah (CC) insanları imtihana tabi tutmamış olsaydı, insanın yaratılmasının bir anlamı olmayacağı gibi,  cennet ve cehennemin yaratılmasının da bir anlamı da olmazdı.

Kader konusunda Hz Ali (r.a) sormuşlar “Ey Ali kader nedir? Buyurdular ki Kader Yüce Allah’ın sırrıdır. Bu sırrı kullar bilseydi ibadet yapmazlardı. Kader derin bir denizdir, karanlık bir yoldur kul onu aydınlatamaz.” Hz. Ömer Şam seferine çıkmak üzereyken, Şam da veba hastalığı olduğu haberini alır ve Şam’a girmekten vazgeçer. Sahabeden Übeyde bin cerrah (r.a) Ey müminlerin emiri Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun deyince, Hz. Ömer;  “Yüce Allah’ın kaderinden Yüce Allah’ın kaderine sığınıyorum” buyurdu.    

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) kader konusunda şöyle buyurmuşlardır. [“Kul,  kadere inansa da, inanmasa da kendisine hayır ve şerden isabet edecek şeyi atlatamayacağını bilmedikçe iman etmiş olamaz” (Tirmizi) 

.Kader konusu zor bir meseledir fazla kurcalamaya gelmez. kader konusunda Şeytan zaman kaybetmeden hemen devreye girerek, doğruya yakın yanlış vesveselerle aklımıza hitap etmeye başlar.  İnsanı hak yoldan sapıttıktan sonra her zaman yaptığı gibi “ Hani insana inkâr et demişti, insan inkâr edince de ‘Ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım’ demişti.” (Haşr 16)

 Adlarını andığım anmadığım,  hiçbir ilahiyatçıya, mollaya, din bilginlerine ve Müslüman kardeşlerime karşı hiçbir ön yargım yoktur. Müslümanların arasında dolaştırılan, Kur’an ve sünnet aygırı olan bazı fikirlerin tahribatını önlemek için, din bilginlerimizle yaptığımız sohbet, şuurlu din bilginlerimizi eleştirmek değildir. Maksadımız; İslam dininin temel esaslarına saldırmak suretiyle, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi İslam dininde soğutmaya çalışan bazı din bilginlerini uyarmaktır. 

“İman’ın şartlarında kader yoktur, Kur’an bize yeter, hadislere gerek yok,  bazı ayetler tarihseldir. Şefaat yok, mürşit bizi kurtarır, evliyaullah mezarda namaz kılar, namaz kıldıklarını görenler var. Mürşidin sözü nas gibidir” gibi ve benzeri konular üzerinden konuşan bazı din bilginleri, ilahiyatçılar ve mollalar farkında olmadan, milletin iman ve amel şirazesinin bozulmasına vesile olduklarını düşündüğüm için, din bilginleriyle sohbet etme ihtiyacı hissederek bu yazı dizini yazmaya gayret ediyorum.

 Kirli sular arıtılmadan temiz olamayacağı gibi, dinimize sonradan sokulan ve sokulmaya çalışılan hurafelerden temizlemek de, ehliyetli din bilginlerimizin görevi olduğuna inanmaktayım. Tarih boyunca Müslümanları cihat meydanlarında yenemeyen şer güçler, kültür emperyalizmi yoluyla önce İmanımızı sonrada ibadetlerimizden uzaklaştırmanın palanlarını yaptılar ve yapıyorlar.

Üzülerek ifade edelim ki zalimlerin bu sinsi planlarına bazı din bilginleri, tarikat ve cemaat önderleri alet olmuşlar ve olmaktadırlar. Dinler arası diyalog,  adı altında önce imanımızı sonra ibadetlerimizin bozulmasına çalışıldığını şuurlu din bilginlerimiz görmeli ve gerekli açıklamaları yaparak gençlerimizi düşürmek istedikleri tuzaktan kurtarmalıdırlar.

Alaettin KÖKSAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaettin KÖKSAL - Mesaj Gönder --- Okunma

# Kaza, tır

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İzmitli Ekrem - Değerli hocam sen yazıyorsun lakin okuyan çok az, iyileri tenzih ediyorum, zengini , fakiri dünyeviliklerin arkasına düştüğü için ebedi hayat olan ahireti unutmuş, iman zayıflayınca dertler çoğalmış, zenginde fakirde dertli olmuş Allah sonumuzu hayır eylesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Haziran 20:03
01

Kocaelili - gerçekten sayın köksal içimize sokulan ajanlar dinimizi yozlaştırmak ve hurafelerle dinimizi yan yana getirmek gayretindeler. çok şükürki sizler gibi gerçek dindarlar var ve o hurafeler askıda kalıyor rabbim bizleri gerçekten çok seviyor ve kolluyor...iyi günler dileklerimle..allah razı olsun...

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 23 Haziran 04:46

SRC VE PSİKOTEKNİK BELGELERİNE SAHİP ŞOFÖRLER ARANIYOR

Firmamız bünyesine, Kartepe bölgesinde ikamet eden ağır vasıta ehliyeti olan 10 teker kamyon kullanabilen SRC VE PSİKOTEKNİK BELGELERİNE SAHİP ŞOFÖRL...

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE

KALİTELİ İNŞAATLIK ÇAM KERESTE Çatı - Kalıp - Kamelya Malzemelerinde Aradığınız Her Şey Ekonomik Fiyatlarla Burada! KERESTE PAZARI - HIRDAVAT PAZAR...

BAYAN BULAŞIK ELEMANI

Maşukiyede bulunan restaurantımıza Kartepe ve civarında oturan 45 yaş altı BAYAN BULAŞIK ELEMANI aranıyor Tel: 0262 354 31 95

ŞOFÖR ARANIYOR

Firmamıza tıbbi atık toplama – taşıma görevinde çalışacak SRC 4 veya 5 belgesi olan ŞOFÖR alımı yapılacaktır. İlgilenenlerin 325 65 65 nolu telefon...

ANATOLİA MASAJ

ANATOLİA MASAJ Yenilenen, güleryüzlü, profesyonel kadromuzla hizmetinizdeyiz.100:00-24:00Tel: 0536 272 39 99- 0262 322 74 54

VASIFSIZ ELEMAN ARANIYOR

*Maaş+ SGK+ Servis+ Yemek     *Servisimiz Bekirdere-Yeşilova-Kandıra sapağı güzergâhından geçmektedir. *40 yaş altı eleman alınacaktır *Fabrikamızd...

ACİL SATILIK  

İmarlı Köşe Arsa, Net 600 M2, Müstakil Parsel, Alt Üst Yapılı Meyvelik. İkiz Villa, 6 Daire İmarlı, Muhteşem Manzaralı        Ereğli/Karamürsel Fiya...

KİRALIK ODALAR

Yılmaz Pansiyon KİRALIK ODALAR Tel: 0543 512 18 97 - 322 79 21

YATILI BAKICI ARANIYOR

Körfez'de YATILI BAKICI aranıyor.Tel: 0532 359 79 47

RECEP KEBAPÇILIK ELEMANLAR ARIYOR

Recep Kebapçılıkta çalıştırılmak üzere HAZIRLIKÇI KEBAP USTASI, LAHMACUN VE PİDE USTASI, BAYAN BULAŞIKÇI, BAY-BAYAN KOMİ-GARSON aranıyor. Yüksek...