30 Ağustos ve incir kuşları…

Üç gün önce 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 99. Yıl dönümünü ruhumuzda kopan özgürlük huzuru içinde kutladık. Evet özgürlüğün verdiği huzuru bu günlerde çok daha fazla anlıyor olmalıyız. Aramızda bu günkü özgür yaşamımızı değerlendiren okurlarım olacaktır mutlaka. Ancak ne kadar özgür olduğumuzu tartışmaya açsanız da, önümüze birçok olumsuz örnekler sıralayacak olduğunuzu söyleseniz de,  realitede biz özgür bir ülkeyiz arkadaşlar. Daha fazlasını isteyebilir, tabi ki sizi rahatsız eden misaller sıralayabilirsiniz.  Tamamda, bakınız çevremizde yaşamları pamuk ipliğine ve baştakinin bir sözüne bağlı yaşama mücadelesi veren ülkelerin zavallı vatandaşları mevcut.  Bir adam şarkı söylediği için kafası kesiliyorsa, biz özgürüz değil mi? O zaman o ülkelere ve o ülkede yaşayan insanların bu günkü haline bakarak, elimizdeki değerlere sahip çıkmayı bileceğiz. Yani size miras bırakılan vatanın nasıl kazanıldığını bileceğiz. Oluk oluk kanın ne pahasına aktığını unutmayacağız. Atamıza ve yanında yer alan silah arkadaşlarına son derece saygı göstereceğiz. Şehitlerimizinse ruhunu incitmeyeceğiz. Vatanının özgürlüğü adına canını sakınmadan verenler bunun vebalini sorar bizlere. Ve bu vebal çok ama çok ağır olur asla unutmayalım. Size birkaç yıl önce okuduğum ve inanılmaz etkilendiğim bir romanın anlattığı dramı, sahipsiz insanların nasıl perişan olduğunu, kadınların nasıl bir canavarlığın oyuncağı olduğunu yazmıştım.” İNCİR KUŞLARI”.                                     Bu yaşananları hatırlanmanın zamanı düşüncesiyle, bir kez daha o yazıyı gözlerinizin önüne serecek ve “İNCİR KUŞLARI” nın özgürlükten uzak sahipsizliğini yazacağım..                                 Çok  satan  bu  roman,  ünlü  yazar  Sinan  Akyüz’ün  diğer  eserleri  gibi  gerçeği  tıpa  tıp  anlatan  bir  hayat  hikayesiydi.. Adı  “ İNCİR  KUŞLARI”..                                                                                                                         1.  Basımı  2012 de  yapılan  kitabın,  bana  hediye  edileni 2018  yılı  49.  Baskısıydı.                                              Kitabı elime aldım ve konusunu  kavrayarak  ibretle  okumaya  başladığım  iki  gün                    içinde  bitti. Vee,  bu  gerçek hayat  hikayesi  beni  çok  etkiledi. Roman “Cefakar Boşnak kadınlarına”  ithaf  edilmişti. Ve,  kitapta,  Müslüman  olmanın  bedelini  canıyla,  kanıyla  ve  iffetiyle ödeyen bir halkın acıları bir bir anlatılıyordu. Hem de can dostu bildikleri komşuları  tarafından. Aynı ırktan gelen, aynı dili konuşan, sadece dinleri farklı olan insanların kin ve  nefretle dolu ruhlarının buldukları bu fırsatta nasıl canavarlaştığını gözlerim dolarak okudum.  Binlerce Müslüman Boşnak halkının nasıl hunharca öldürüldüğünü görür gibi oldum.                                                  Vee en kötüsü elli, altmış bini aşmış on beş ve otuz yaş arası kadına ve genç kıza sistematik bir biçimde ahlaksızca tecavüz edildiğini okudukça tüylerimin diken diken olmasını engelleyemedim. Midemin  bulanması  ve  insanlık  adına  utanç  duymamsa,  o  kadınların  yaşadıklarını  düşünebilen  biri  olarak  gayet  normaldi. Yazık çok yazık. Korumasızca ortada kalmış büyük bir insan topluluğu. Onları  savunacak  işi  bilen  bir  devlet  adamı,  bir  asker,  bir  komutan  bulunamamış. Halkı için kafa yoracak veya önder olarak toplayacak bir ataları olsaydı bu durumları yaşamazlardı. Okudukça üzüldüm, düşündüm ve şükrettim.                                                       Türk halkını ve tam 99 yıl önce yoktan var ettikleri imkanlarla vatanları için mücadele ederek zafer kazanan o kahramanlara, bir bir sımsıkı sarılmak geldi içimden. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü hayal ettim. Allah’ım dedim. Allah’ım.                                                                         Sen bu kahraman Türk milletine nasıl ufku açık önderler, cesur yürekler gönderdin. Bu ülkenin kahraman milletine ne güzel bir zafer armağan ettin. Sana binlerce şükürler olsun.

Eğer bizimde başımızda beyni ve yüreği güçlü  savunucular olmasaydı belki bu ülkede de çok  daha farklı acılar yaşanabilirdi. Kadınlar esir kamplarında,  veya isimleri dahi yürekleri  ürperten savaş kalıntısı evlerde, sadece Müslüman ve Türk diye utanmazca tecavüze  uğrayabilirlerdi. Dünyaya getirecekleri tecavüz çocuklarının kendi dinlerinden olması ve  sayılarının çoğalması amaçlanarak reva görülen dayanılması çok güç işkenceler, sahipsiz  kadınlarımıza uygulanabilirdi. Kadınlar bu derece aşağılana bilirdi.

İşte 30 Ağustos.. Vatanı, toprağı, bayrağı, namusu, şerefi ve inançları doğrultusunda canını  seve seve feda etmiş olan o kahraman gençler, babalar, analar hatta dedeler, savundukları  ve korudukları olgular için atmışlardı kendilerini ateşe. Çünkü başlarında öyle bir kahraman

baş komutan vardı ki. Söylediği tek  söz “Ya istiklal, ya ölüm. Vatanımız, bayrağımız ve  milletimiz adına canımız feda olsun” emrini  vermiş,  başa  geçmişti  bile.                                                                              Evet kıymetli okurlarım. 26- 30  Ağustos  arası  kutlanacak  olan  Zafer  Haftası  etkinliklerinde  boş  sözlere  değil,  gerçek  kahramanlıklara  verin  dikkatinizi.  Onların  bizim  özgür  yaşamımız  adına  nelerden  vaz  geçtiğini  düşünün.  Birde  “ İncir Kuşlarını”  düşünün  isterseniz. Çaresizce  kapatıldığı  pis  odanın  bir  köşesinde  ağlayarak,  ne  zaman  kapı  açılacak  ve  zavallı  vücuduna  acı  vermek  için  kaç  düşman askeri  girecek  korkusuyla   kalbi  çıkarcasına  çarpan  İncir  Kuşlarını  hayal  edin.

Ya  olmasaydı  30  Ağustos,  ya  kazanılmasaydı  zaferler, “ne  olurdu”  sorusunu  aklınızdan                       çıkartmayın. Bu gün.  Dini  ve  milli  değerlerimize  sahip  çıkıyor  ve  o  değerleri  arzumuzca  kullanabiliyorsak,  işte  sebebi. Kıymetini bilelim. Başta  Mustafa  Kemal  Atatürk  olmak  üzere, vatanı  için ölüme  gülerek  koşanların  tümüne  sahip  çıkma  sırası  bizde, unutmayın. Onları  sevin  ve  adlarını  dualarla  anmayı  asla  ihmal  etmeyin.. Ve,  bunun  gururunu  yaşayın. Yaşatın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevcan Tamer - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Izmitli - sayın sevcan ablamız, bu ülkenin ayakta kalmasını sağlayan herkezden allah raazı olsun ,,,,vatan varmı herşey var...vatan yoksa hiçbirşey yok....bir çivi çakandan allah raazı olsun..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Eylül 05:15

TECRÜELİ PERSONEL ALINACAKTIR

Mobilya boyama İşinde çalıştırılmak üzere ZIMPARA - MACUN ÇEKEBİLEN TECRÜELİ PERSONEL ALINACAKTIR. Adres: Köseköy - Kartepe Çalışma saatler: 08:3...

BAY PERSONELLER ARANIYOR

Meslek Lisesi, Teknik Lise, MYO Elektrik bölümlerinden mezun ya da Mesleki Yeterlilik Belgesi, ustalık veya kalfalık belgesi olan, elektrik tesisatı k...

DAMPERLİ TIR ŞOFÖRÜ ALINACAKTIR

TECRÜBELİ DAMPERLİ TIR ŞOFÖRÜ Alınacaktır Tel: 0 544 498 99 90-0533 140 26 16

DAMPERLİ TIR ŞOFÖRü ALINACAKTIR

DAMPERLİ TIR ŞOFÖRÜ ALINACAKTIR Tel: 0533 303 78 79

BAZA ÇEKYAT YÜKSELTİLİR

BAZA ÇEKYAT YÜKSELTİLİR Altlarını rahatça temizleyebilmeniz için  Ücreti: 10 cm ayaklar ile ayak sayısı çarpı: 20 TL 8 cm ayaklar ile ayak sayısı ç...

ŞOFÖRLER ALINACAKTIR

Başiskele’de bulunan firmamız bünyesinde çalışacak SRC 5 belgesi ve E sınıfı ehliyeti olan (aynı zamanda sistem kasa da kullanabilecek) ŞOFÖRLER ar...

HALI YIKAMA DÜKKANI DEVREN SATILIKTIR

İzmit şehi merkezinde, yüksek cirolu, ruhsatlı,HALI YIKAMA DÜKKANI DEVREN SATILIKTIR.Tel: 0532 666 39 25

BRANDA DİKİŞ-MONTAJ ELEMANI ARANIYOR

İzmit Branda ve Çadır  Firmamızda çalıştırmak üzere BRANDA DİKİŞ VE MONTAJINDAN ANLAYAN TECRUBELİ veya YETİŞTİRİLMEK ÜZERE ELEMAN aranmaktır. Vezirç...

TECRÜBELİ TESVİYE ELEMANI ALINACAKTIR

  KÖSMAK MAKİNA TECRÜBELİ TESVİYE ELEMANI  alınacaktır. İzmit Sanayi Sitesi Kamer Kös Tel: 0541 389 51 41

MH ELEKTROMEKANİK ELEMANLAR ARANIYOR

MH ELEKTROMEKANİK MÜHENDİSLİK şirketimizde çalışmak üzere tecrübeli ÇELİK KONSTRÜKSİYON İMALAT VE MONTAJINDA çalışacak ELEMANLAR aranmaktadır. Ter...