- 14 Tem 2022 - 18:43

Vali Yavuz, 15 Temmuz’un yıldönümünde konuştu: Pişmanlık duymuyorlar, mağdur değiller

15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili konuşan Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Devlet olarak güçlüyüz. Pişman olmadıklarını Kocaelili kardeşlerimin bilmesini isterim. Bunlar pişman değil, nedamet duymuyorlar, fırsat bulurlarsa yine yaparlar. Ne bu devlet, ne de bu millet onlara fırsat verir. Biz güçlüyüz, sahadayız, kararlıyız” dedi

+2
Büyütmek için resme tıklayın

Cemalettin ÖZTÜRK- Süriye ÇATAK TEK

15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, darbe girişimi sırasında Muş’ta görev yapan Vali Seddar Yavuz ile bir araya geldik. Gazetemizin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cemalettin Öztürk ile birlikte Valilik’teki özel hazırlanan alanda Vali Yavuz, Muş’ta darbeyi haber alışını, vatandaşların valilik konağına gelişini, valilik binasına giderek süreci nasıl yönettiklerini tüm detayları ile anlattı. İşte Vali Yavuz’un o gece yaşadıkları:

BU ÜLKE KOLAY KURULMADI

“Öncelikle o gece vatan-millet-bayrak bütünlüğü için canlarını seve seve feda eden 15 Temmuz şehitlerimizi ve yaralarını onur abidesi olarak taşıyan kahraman gazilerimizi yad ederek sözlerime başlamak istiyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve huzurlu uzun bir ömür temenni ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti büyük bedellerle kurulmuş bir ülke. Yokluklar içinde Kurtuluş Savaşı verilmiş. Kurtuluş Savaşımızın eşsiz komutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları büyük bir mücadele ortaya koymuşlardır. Aziz Türk milleti hiçbir zaman uşaklığı, başka ülkelerinin boyunduruğunu içine sindirememiş, en büyük milletlerden biridir. Şöyle söyleyeyim, Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 2 bin 231’inci yılını kutladık, bu yıl… Böyle şanlı bir mazimiz var.

SAHİP ÇIKTIĞIMIZ BAĞIMSIZLIĞIMIZDIR

Bu topraklarda 35’e yakın medeniyet kurulmuş ama yaşayamamış. Demek ki riskli topraklar. Hz. Peygamber’in övgüsüne mazhar olmuş bir şehrimiz var. Tabii ki böyle bir ülkenin hedef alınması her zaman mümkündür. Böyle baktığınız zaman tüm kutsal değerlerimiz istismar edilmiş, tüm kurum ve kuruluşlarımıza sızılmış, neredeyse 40 yıllık alçak bir çalışmanın neticesinde bu alçak kalkışma gerçekleşmiştir. O geceyi böyle değerlendirmek gerekir.

O gece sokağa çıktığımızda bizim ilk söylediğimiz; ‘Sahip çıktığımız şey bağımsızlığımızdır, onurumuzdur, şerefimizdir, namusumuzdur, bayrağımızdır.’ O kadar doğru bir tespitti ki bu, sonradan çok iyi anlaşıldı. Bunların destekçilerinin kim olduğu anlaşılınca söylediklerimizin de doğruluğu pekişti.

FETÖ İNSANLARI ALLAH’A DEĞİL KENDİNE KUL YAPTI

Benim düşüncem şu, dinimizi istismar eden, dinimizce kutsal sayılan her ne varsa içini boşaltan, ılımlı İslam diyerek aslında İslam’ı başka bir inanca dönüştürmeye çalışan, insanüstü yeteneklere atıfta bulunan akıl dışı bir yöntem bu. Yüce dinimiz akla, tefekküre çok önem veren bir din. Benim bildiğim İslam’da Allah ve Resulünden başka hiçbir şeye mutlak itaat yoktur. Oysa bu terör örgütü insanları Allah’a değil kendisine kul yapmıştır. Ve milletimizin büyük emeklerle yetiştirdiği pilotlarından paşalarına, doktorlarından mühendislerine, hakimlerinden kaymakam ve valilerine kadar, kendisine kul köle yaptığı bir kadro yapmıştır. Bunun bir kişinin yapabileceği bir organizasyon olmadığını da unutmamak gerekir. Bunun arkasındaki istihbarat örgütlerinin, yabancı devletlerin farkında olmazsak yanılırız.

KORUYUP GELİŞTİRELİM

Meslek hayatım boyunca böyle yapıların Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne fayda sağlamayacağını belirttim. Bu ülkenin evlatlarını başkalarına kul köle yaptıklarını gördük. Ülkemiz aleyhinde yapılan propagandalara bakarsanız, bugün dahi FETÖ mensuplarının beyanlarına bakarsanız, kime ve neye hizmet ettikleri açıkça ortaya çıkar. O nedenle bizim kadim medeniyetimize sahip çıkarak, Cumhuriyetimizin kazanımlarını koruyarak geliştirerek, çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor.

ALTIN DEĞİL, KATİL NESİL YETİŞTİRDİLER

Türkiye Cumhuriyeti’nin bu şehirdeki temsilcisi sıfatıyla her konuşmamda medeniyet algısından bahsediyorum. Altın nesil yetiştiriyoruz derken katil bir nesil yetiştirdiklerini hepimiz gördük. Bu yüzden biz insanımıza doğru İslam’ı öğretmeliyiz. Değerlerin istismarına müsaade etmemeliyiz. Değerlerimizi de bilmeliyiz. Bu milletin istikameti var, davası var, bu mücadele bitmiş değil. Biz yolumuzu seçmişiz. Demokrasi, insan hakları, hukuk… Biz evrensel değerlere de sırtımızı dönmüş değiliz. Farklı medeniyetlerin mensubu olsak da medeniyetlerimizi uzlaştırabiliriz. Barış ve huzur içinde yaşatabiliriz. Beklentimiz toprak bütünlüğümüze ve bağımsızlığımıza saygı gösterilmesi…  Terör örgütlerine gizli veya açık destek vermemelerini bekliyoruz.

İKİNCİ ADRESİ OLANLAR VATANA İHANET EDENLER

Yarınlarımız uğruna, istiklal uğruna, Ay-Yıldızlı al bayrağımız uğruna, milli irade uğruna, demokrasi uğruna, gençlerimiz uğruna, ezanlar uğruna, mavi vatan uğruna, Türkiye aşkına, sevdamız uğruna mücadelemiz devam edecek. Bizim ikinci adresimiz yok. İkinci adresi olanlar vatana ihanet edenlerdir. İsmi ne olursa olsun bu ülkeye ihanet edenlere acınması doğru değildir. Son dönemde sürekli bir mağduriyet edebiyatı yapılıyor. 251 şehidin eşleri evlatları anne ve babaları nerede? Gölbaşında hunharca katledilen özel harekatçılarımız nerede? Ankara’da İstanbul’da ölüm kusan tanklar nerede?

HEDEF TÜRKİYE CUMHURİYETİYDİ

Bu yüzden sürekli bir mağduriyet edebiyatı yaparak darbeyi unutturmak, darbeye olan ilgili azaltmaz. Sanki bu sadece bugünkü iktidarın sorunuymuş gibi göstermek olayı küçümsemektir ve bunların yeniden ayağa kalkmasına vesile olmaktır. O yüzden sorun bir iktidar mücadelesi değildir, hedef Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Cumhurbaşkanın kim olduğundan, Bakanların kim olduğundan bağımsızdır. Bu, ulusal menfaatlerimize yönelik bir saldırıdır. Dolayısıyla bu saldırıyı doğru okumak, doğru anlamak, arkalarında kimlerin olduğunu doğru görmek, kimlerin desteklediğini, kimlerin büyütüp beslediklerini doğru görmek gerekiyor. Biz hem FETÖ, hem PKK, hem de DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin kimler tarafından desteklendiğini biliyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin istikrarına kast edildiğini düşünüyoruz. Müttefik ve dostlarımızdan beklentimiz bu desteklerini bir an önce çekmeleridir.

BÜYÜK RESMİ DOĞRU OKUMAK GEREKİR

Aziz Türk milletinin her bir evladının da büyük resmi doğru okumasını ve buna göre kendini konumlandırmasını; başka Türkiye olmadığını, başka vatan olmadığını, burada karışıklık çıktığında gidecek ikinci bir adresimizin olmadığını bilmelidirler. Bir olalım, bayrağımıza, vatanımıza sahip çıkalım. Demokrasimize sahip çıkalım. Benim nazarımda tüm darbeler kabul edilemez. Tüm darbeler kötüdür. Bu ülkeyi geri götürmüştür. Millet iradesine vurulmuş tüm prangalar, devlete vurulmuş prangalardır. Milletin hakkını gasp etmektir. Milletimiz kimi isterse yetkiyi o kullanır. Beğenmezse yine millet değiştirir. Dolaysıyla oyunun içinde olmayanların oyun içine girmesi kabul edilebilir değil.

İSTİSMAR EDİYORLAR

FETÖ mensupları pişman değil. Mağduriyet olgusu oluşturmaya çalışıyorlar. Milletimizin merhametini ve şefkatini istismar ediyorlar. Devletimiz bunların iddiasından vazgeçmediğini, hala yeni yapılanmalar içinde olduğunu biliyor ve takip ediyor. Özü itibariyle bunlar gerektiğinde sosyal demokrat, gerektiğinde başka kılıklara girebiliyor. Her şekle giren, bukalemun bir yapıdan bahsediyorum. Bunların kıblesi yok. Biz devlet olarak bunların farkındayız. Sokak ne konuşur bunu bilemem ama devlet olarak takip ettiğimizi, bunun bir tehdit olmaktan çıktığını söyleyemeyiz. Bunlar iddiasından vazgeçmiş değil. Yapılanmaları devam ediyor. Kanıtladığımızda gerekli operasyonları yapmaktayız. Bu konuda bir geri adım atma söz konusu değil. Onlar Türkiye Cumhuriyeti Devletine itaat edecekler, ihanet etmekten vazgeçecekler, bu ülkenin bir vatandaşı gibi yaşamayı kabul edecekler. Şartımız bu ve bunda samimiyet istiyoruz.

İDDİALARINDAN VAZGEÇMEDİLER

FETÖ tehlikesi ortadan kalkmadı demiyorum. Bu yapının iddiasından vazgeçmediğini söylüyorum. Toplumu uyarıyorum. Bunlar pişman değiller. Bunlar yaptıklarından nedamet duymuyorlar, aldatıldık, kandırıldık demiyorlar. Büyük bir kısmı bunu söylemiyor. Bu nedenle mağduriyet kısmına milletimiz değer atfetmemeli. Devlet olarak güçlüyüz. Pişman olmadıklarını Kocaelili kardeşlerimin bilmesini isterim. Bunlar pişman değil, nedamet duymuyorlar, fırsat bulurlarsa yine yaparlar. Ne bu aziz millet, ne de bu devlet onlara fırsat verir. Biz güçlüyüz, sahadayız, kararlıyız.”

TÜM AYRINTILARI İLE ANLATTI: Vali Seddar Yavuz, 15 Temmuz akşamı yaşadıklarını gazetemizin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cemalettin Öztürk ve muhabirimiz Süriye Çatak Tek’e anlattı.

Şimdi ne yapıyoruz Bülent?

Öl de ölelim Sayın Valim!

15 Temmuz 2016 gecesi darbe kalkışması sırasında Muş Valisi olarak görev yapan Seddar Yavuz o gece ölümü göze aldıklarını anlattı. İşte Seddar Yavuz’un ağzından o gece yaşananlar:

 

BENİ DE DERDEST ETMEK İSTEDİLER

“O gece valilik konutundaydım, televizyonda tankları ilk gördüğümde anlam veremedim. Başka ülkeyle yaşanan bir problem olduğu aklıma geldi. Emniyet müdürümüzü aradım, ‘Olağanüstü şeyler oluyor, bir bakın’ dedim. Tabi kısa sürede bunun bir FETÖ kalkışması olduğuna dair kanaat bende de oluştu. İl Jandarma Komutanı ve Tugay Komutan Yardımcısını aradım ama telefonlara çıkan olmadı. O zaman niyetlerinin kötü olduğunu ve beni derdest etmek istediklerini anladım.

EMNİYET İÇİNDEKİ FETÖCÜ UNSURLAR

Emniyet müdürüne konuta gelme talimatı verdim. Geldi. Terör Şube Müdürü, Özel Harekat Şube Müdürü, İstihbarat Müdürü de vardı. ‘Polise uzun namlulu silahları verin sokakları tutun ve araç geçişine izin vermeyin’ talimatlarını verdim. Bu arada da askerin evlerden kışlalara doğru görevlileri çağırdığı bilgisini aldım. Durum vahim hal alıyordu. Bunun üzerine il jandarma ve tugay komutanlığına geçişleri engelledik. Dağıttığımız silahları “Biz askere silah doğrultmayız, el kaldırmayız” diyerek almayan, emniyet içinde FETÖ’cü bir takım unsurlar da oldu. Süratle tespit ediyorduk. Sonra ‘Garnizona girerlerse kontrol etmek daha kolay olur’ fikri pekişti. Bunun üzerine girişlerine izin verdim. Niyetlerini anlamaya çalışıyoruz.

FIRTINA OBÜSLERİ İLE VURACAĞIZ TEHDİDİ

Özel Harekat Şube Müdürü kahraman vatan evladı kardeşim Bülent Beye dedim ki ‘Kime ulaşıyorsan ulaş, kışladan çıkmasınlar, aksi takdirde kanlı bir çatışmaya hazır olsunlar.’ Bir yüzbaşı arkadaşa ulaştı. Bunların içinde olmayan bir vatansever subay… Bu kararımızı iletti. Ama sonra içerden bir bilgi aldık Özel Harekat Şube Müdürümüz ‘Fırtına obüsleri ile vali konağını vuracaklar, sizi buradan derhal çıkarmamız gerek’ dedi. İki çocuğum ve eşim, hepimiz içerdeyiz. Dedim ki, 30 yıl bu bayrağa bu millete hizmet ettim. Buradan bir adım dışarı çıkmam. Bu kararları vermek çok kolay değil. Eşim ve çocuklarımı merdiven altı gibi sığınak olabilecek bir yere gönderdikten sonra şube müdürümüze döndüm, ‘Bülent şimdi ne yapıyoruz” dedim. ‘Öl deyin ölelim Sayın Valim’ diye cevap verdi. Birbirimize sarıldık. Helalleştik.

15 BİN KİŞİ TOPLANDI

Mücadeleye başladık. Konutun çevresinde korumayı artırdık. Bu arada darbeciler tarafından benim gözaltına alındığım dedikodusu çıkarıldı. Bunun üzerine 15 bine yakın Muşlu kardeşim vali konağının çevresinde toplandı. Denemelerimize rağmen il jandarma ve garnizonda görevli iki kurmay albaya ulaşamadık. Dışarıda ciddi bir kalabalık var. Ankara ile görüşmeler yaptım. Darbe gecesi çok büyük hizmetleri olmuş Selami Altınok ile görüştüm. Kendisi, ‘Bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz’ dedi. Gerçek vatan evlatları böyle dönemlerde ortaya çıkıyor.

ÇEKİLİN ARABADAN MUTLAKA İNECEĞİM

Eşimle bahçeye çıktık, kalabalığın yanına gittik. Eşim çok duygulandı. Gözyaşlarıma hakim oldum. Benim dik durmam gerekiyordu. Eşimi eve gönderdim, kalabalık ile sohbet ettim. Çok kararlı bir topluluk gördüm. Ölmeye hazır öldürmeye hazır binlerce vatan evladı gördüm. Arabama bindim, insan deryası arabanın etrafında toplandı. İnmek istedim ama koruma ekibim inmeme rıza göstermedi. Çünkü 7 Haziran 2016’da bir ton bombalı saldırıya uğramışım. Onlara dedim ki çekilin ineceğim. İndim. Bugünden bakınca çok akıllıca da bir şey değil. Tehlikeye çok açıksınız. Bıçak ya da başka bir şey kullanabilirler. Ama o günün verdiği ilham ve cesaretle o kararı verdim.

KARARGAHLARINDAN HİÇ ÇIKAMADILAR

Hükümet konağına o kalabalık içinde nasıl girdiğimi hatırlamıyorum. Çıkıp halka konuşmalar yaptım, her şeye hakim olduğumuzu dimdik durmaları gerektiğini söyledim. Bunlar Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasından önceki gelişmeler. O arada büyük bir kalabalık garnizona doğru gitmeye başladı. O ana kadar bizimle irtibata geçmeyen iki albay bizimle temas kurmaya çalıştı. Halkın beni dinleyeceğini söyleyerek İl Jandarma Komutanlığı’na doğru yürüyüşe geçen halka müdahale etmemi istediler. ‘Şu ana kadar benimle temasa geçmemiştiniz şimdi geçiyorsunuz’ diyerek karşılık verdim. Tabi o arada olay iyice netleşti. Hiçbiri karargahından çıkmadı, çıkamadı. Şimdi Orgenaral olan Ali Çardakçı Paşam, Tunceli Jandarma Bölge Komutanıydı. Beni aradı, ‘Sayın Valim emrinizdeyiz’ dedi. Tabi böyle yiğit insanları anmak gerekir.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇAĞIRISIYLA KALABALIK ARTTI

Sonra Cumhurbaşkanımızın çağrısı geldi. Kendilerinin duruşu, suikast girişimine uğraması, irade göstermesi, ölümü göze alarak İstanbul’a inmesi, tarih boyunca anlatılacak kahramanlıklardır. Yaşananlara baktığınızda, darbecilerin ölüm kustuğu bir gecede havaalanına inmesi, milletimize liderlik etmesi, gerçek bir başkomutanlık örneğiydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile Muş’ta kalabalık daha da arttı. Velhasıl o gece tamamıyla sistemin hakimi olduk.

ALPARSLAN’IN KUTLU ASKERLERİ GİBİYDİLER

İnsan hayatında ender rastlanan, sizin o anda düşünemediğiniz birçok şeyi düşündüğünüz, bir anda değerlendirme yaptığınız, verip vermediğiniz kararlardan ilerisine dönük mesul olacağınız bir süreçti. Oradaki çalışma arkadaşlarım, belediye başkanı dahil olmak üzere herkesin sağlam bir duruşu oldu. Türkiye Cumhuriyetine herkesin sahip çıktığını gördük. Milletimizin, büyük çoğunluğunun siyasi görüşü ne olursa olsun insanların meydana indiğini, devletine, demokrasiye sahip çıkarak darbelere karşı olduğunu ben gördüm. Sadece o gece değil, ondan sonraki geceler de uyumadık. Uyumak aklımıza bile gelmiyor. Bu yüzden ben Muşluları asla unutmam. Aşkla, tutkuyla bağlıyım onlara. Onlar merhum Alparslan’ın ve onun kutlu askerlerine layık bir gece geçirdiler. O medeniyetten, o kahramanlıktan beslendiklerini gösterdiler. 10-15 bin kişi beni korumaya gelmiş, o insanları nasıl unuturum.

 

Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi bir geceyi asla yaşatmasın

“Allah bir daha bu millete15 Temmuz gibi hain bir geceyi yaşatmasın. Bu aziz millet, bayrağına, özgürlüğüne el uzatacak bir kalkışmayı, bir işgal hareketini bir daha yaşamasın. Bu nedenle milletimizin tüm fertleri siyasi görüşü ne olursa olsun Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ anlayışı ile Ay-Yıldızlı al bayrağımızın etrafında toplansınlar. Emperyalizme karşı çıksın, tam bağımsızlığın peşinden koşsunlar. Bu anlayış bizi 21’inci yüzyıla hazırlayacak anlayıştır. Bir kez daha şehitlerimizi minnet, şükranla yad ediyorum, gazilerimize sağlıklı bereketli bir ömür diliyorum. O geceyi her hatırladığımda gözlerim doluyor. Allah öyle bir geceyi bir daha bize yaşatmasın.”

14 Tem 2022 - 18:43 - Gündem --- Okunma

Son bir ayda ozgurkocaeli.com.tr sitesinde 5.875.606 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgür Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgür Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Özgür Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgür Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Vatandaş - Sayın Valimize 15 Temmuz hakkındaki açıklaması için teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 10Beğenme 15 Temmuz 12:59
02

Resul - Sayın valim,bu ilk akşamki şuur ve milli beraberlik ile hareket edilmesi lazım,ayrılmamak,ayrıştırmamak lazım.Bu ülke bizim.Üç beş oy uğruna,milleti bölecek ,partizanca tavırlardan,milli bayramlarda özellikle kaçınmak gerek.Bu milletin var olması için ,farklılıklar zenginlik kabul edilip,birlikte hareket etmek gerekir.

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 15 Temmuz 02:33
01

Gerçek - Sende mi millet vekilliğine adaysın,Her gün boy boy resim ve demeçler.

Yanıtla . 10Beğen . 4Beğenme 15 Temmuz 00:20

ELEMANLAR ARANIYOR

MYK Belgesine sahip şirketimiz bünyesinde fabrika ortamında çalışabilecek ARGON KAYNAKÇILARI, HAVALANDIRMA İMALAT VE MONTAJ USTALARI, END.BORUCU ar...

SERVİS ŞOFÖRÜ ARANIYOR

İzmit merkez bölgesinden, Gebze bölgesine çalışacak SERVİS ŞOFÖRÜ aranıyor.Tel: 0531 910 44 89

EYİ KAROSER ELEMANLAR ARIYOR

KAROSER işinde çalışacak İMALAT USTALARI VE YARDIMCILARI, KAYNAKÇI ve DEMİR DOĞRAMA USTALARI alınacaktır. Dolgun Maaş+Yol+Yemek+SGK EYİ KAROSER A...

RÜKSAN MAKİNA, GAZALTI KAYNAKÇISI VE PUNTA KAYNAKÇISI ARIYOR

Kartepe’de bulunan RÜKSAN MAKİNA bünyesinde çalışacak GAZALTI KAYNAKÇISI VE PUNTA KAYNAKÇISI aranmaktadır. İletişim: Gürbüz Altun Tel: 0533 689 55...

ROMANO RESTAURANT AŞÇI VE AŞÇI YARDIMCISI ARIYOR

ROMANO RESTAURANT Yetiştirilmek üzere AŞÇI ve AŞÇI YARDIMCISI alınacaktır. Tel: 0533 229 33 25

GECE VE GÜNDÜZ BEKÇİSİ ARANIYOR

İzmit Alikahya'da bulunan Jasmine Country sitesinde GECE BEKÇİSİ olarak *Gündüz, gece vardiyalı olarak çalışabilecek *Sitedeki ufak tefek işleri yap...

DAMPERLİ TIR ŞÖFÖRÜ ARANIYOR

MUNZUROĞLU HARFİYAT İzmit’te alt yapıda çalışacak TECRÜBELİ DAMPERLİ KAMYON ŞOFÖRÜ alınacaktır. Emeklide olabilir. Maaş: 6.000TL Tel: 0 532 280 24...

FIRINDA ÇALIŞACAK ELEMANLAR ARANIYOR

Aşağı Yuvacık'ta bulunan fırınımızda çalışmak üzere, tercihen Başiskele Yuvacık ve yakın çevresinde ikamet eden. *HAMURKAR, *TECRÜBELİ FIRIN ŞOFÖ...

ŞOFÖR ARANIYOR

Firmamıza tıbbi atık toplama taşıma görevinde çalışacak ŞOFÖR alımı yapılacaktır. SRC 4 veya 5 belgesi tercih sebebidir. Tel: 325 65 65

TECRÜBELİ ŞOFÖR ARANIYOR

Başiskele' de İnşaat malzemeleri satan firmamıza, damper kasa arac kullanımında TECRÜBELİ ŞOFÖR aramaktayız. TEL: 0534 041 41 41