Tahir Büyükakın gözlemlerim (4)

Cemalettin Öztürk
Cemalettin Öztürk

Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ile ilgili gözlemlerimin dördüncü bölümünde;  Kocaelispor ve tramvay projelerinde ulaşılan başarıdan söz edeceğim...

Tahir Hoca ve ekibi, Kocaelispor problemini çözerken hangi formülü uygulayacakları konusunda bir teorem geliştirmek zorundaydı.
Halkı ikna edecek bir x, y, z bilinmeyenlerini bir araya getirip eşitliğin öbür tarafına eşittir sıfır yazmalıydılar…

x- Kocaelispor’un vergi borçları…

y- Kocaelispor’un sigorta borçları…

z- Kocaelispor’un futbolculara, eski yöneticiler ve üçüncü şahıs işletmelerine olan borçları…
Bu borçların toplamı 100 milyon civarındaydı… 
Kulüp kasasında tek kuruş yok…
Tahir Hoca burada kulüp başkanı Bahri Yavuz ve yöneticilerini mücadelenin içerisine katarak sorunu çözme girişimine başladı…     
İşi zordu ama bunu başardı.

Kaynak yaratmalıydı…
KEV’ in Derince ’deki Kocaelispor’a ait arazisini para takası ile rayicin üzerinde almak için çok çabaladı.
Bu takas sonucu, 55 milyonluk kaynak yaratıldı.
45 milyonla 100 milyonluk borçlar kapatıldı.
Bu bir doktora tezi konusudur. Kalan 10 milyon KEV’ e yurt yapması için verildi.
KEV arazisinin mülkiyeti büyükşehir belediyesine geçti.

Bu alana konut yapılarak, ödenen yüksek bedelin maliyetinin çıkarılması bekleniyordu…
Ama dönemin büyükşehir belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu öyle güzel bir karara imza attı ki, ayakta alkışlanır.
Bu araziye konut yapılmasını iptal etti.
Alanın bir sporköy tesisleri olarak yeniden planlanmasını ve halkın kullanılması talimatı verdi.
Helal olsun diyorum…
Orayı ranta açmadı…
Bu anlayış halkın vicdanında büyük bir sevgi yarattı…
Karaosmanoğlu bu kararları alırken, o dönem genel sekreterlik koltuğunda Tahir Hoca vardı…
Kocaelispor’u kurtarma projesinin o dönem ki perde arkasındaki mimariydi…
İşte Tahir Hocanın problem çözme tekniği budur…

Kocaelispor’un bu sezon 3 Lig’de şampiyonluk mücadelesi verebilmesi ve eski futbolculara olan borçların kapatılıp transferin açılabilmesi için 8 milyonluk bir kaynağa daha ihtiyaç vardı…
Tahir Hoca o kaynağı da yaratarak Kocaelispor’u yıllardır düştüğü karanlık kuyudan çıkarttı…
Kocaelispor sorunlarında arındırılınca başarı da geldi…
Her ne kadar korona virüs salgını nedeniyle liglere ara verilse bile, ikinci sırada olan takımla aramızdaki puan farkı 14, oynanmayan maç sayısı ise 5…
Şampiyonluk garanti…
Bu başarı Tahir Hocanın eseri…

İnanıyorum ki bu yönetim tarzı ve problem çözme tekniği devam ederse, borcu olmayan ama süper ligde mücadele eden bir Kocaelispor’umuz olacak…

Evet…

Bu kentin bir de içinden çıkılmaz bir sorunu daha var:
Ulaşım…

Kentin ulaşımının otobüs ve dolmuşlarla çözülemeyeceği bir gerçekti…
O zaman farklı bir yöntem bulunmalıydı…
Dünyanın birçok ülkesi, şehir içi trafik sıkışıklığını ortadan kaldırmak için tramvay projesini yüzyıllarca yıl önce geliştirmişti.
Kocaeli halen bu modern ulaşım projesiyle tanışmamıştı...

Kocaeli tramvayla tanıştırılmalıydı…

Sormak istiyorum;

Kenti tramvayla tanıştıran ve Kocaeli’nin ulaşım kimliğini değiştiren kim?
Bu dünyada fikirlerin uygulamadan daha kıymetli bir rayiç değeri olduğuna inanıyorum…
Fikirleri değerli yapan şey yarattığı farktır…
Biliyorum ki bu soruya Kocaeli’nin kahir ekseriyeti Tahir Büyükakın diyecektir.
 
Fakat ben başka bir detay üzerinde durmak istiyorum.
Tramvay projesine liderlik yaparken ve bütün sorumluluğu üstüne almışken yaşadığı stresi bilirim… 

Tahir Hoca, tramvay hayalinin ulaşılabilir bir hedef olduğuna bizi inandırdıktan sonra ihale yapıldı.
Üretim sürecini ölçmek içinde bir süre verdi.

Büyükşehir internet sitesinde dijital bir saati çalıştırdı.
Üretim başlangıç tarihinden geriye doğru saat işlemeye başladı.
Fakat tramvay yapım işi hem Kocaeli halkı hem de yerel yöneticiler için ilk deneyimdi. Her şeyi ölçebilirsiniz ama ilk deneyimlerde ortaya çıkacak sonuçları ölçmek zordur.

Bir şeyin doğru ölçülebilir olması için aynı şeyi daha öncede benzer yollarla yapmış olmalısınız.
Biz buna süreklilik deriz.
Tramvay deneyimi ilkti…

Tahir Hoca pek çok sorunla karşılaştı.
Tramvay güzergâhında faaliyette bulunan işletme sahipleri ve mahalle sakinleri süreç boyunca rahatsızlıklarını gündeme taşıdılar…

Yerel basının bir kesimi çok üstüne geldi.
Hatta işin bırakılması sonlandırılması, tramvayın ihtiyaç olmadığı pompalanmaya başladı.
Zor günlerdi o günler.
Herkesin diken üstünde olduğu günler.
Ama Tahir Hoca sabır ve metanetle bütün sorumluluğu üzerine aldı.
Yükleniciden kontrol teşkilatından kaynaklanan başka sorunları da göğüslemek zorunda kaldı.
Adeta tek başına gibiydi. Planlanan zaman süresi bitmiş saat sıfırlanmıştı.
Projeye muhalif bazı yerel basın Tahir Hoca’ya çok yükleniyordu.
Artık saati kaldırması istendi. Ama o dijital saati kaldırmadı, saati tersine işletmeye başlattı.

Sorduklarında da şu tarihi cevabı verdi:
“Evet zamanında bitiremedik arkadaşlar. Ama saat eksi olarak ilerleyecek işin bittiği zaman hedefimizden ne kadar sapma olmuş bunu ölçelim ki, bir sonraki deneyimimize daha tedbirli çıkalım. Biz öz eleştiri yapmayı biliriz bunu da kazanç olarak görürüz” dedi.

Ya şimdi?

Değerli okurlarım, tramvay gerçekten İzmit’in kimliğini değiştirdi.

Görsel anlamda kente müthiş bir görsellik kattı.
Fayda açısından yarattığı katma değeri siz daha iyi biliyorsunuz nasıl başarı öyküsü yarattığını, binlerce insanın her gün tramvayı nasıl kullandığını çıplak gözle görebiliyoruz.
Belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’ nu da gönülden tebrik ediyorum, genel sekreterin fikir babası olduğu bir projede bir lider olarak sonuna kadar Tahir Hocanın arkasında durdu. Ondan da Allah razı olsun…

Değerli okuyucularım, Pareto ismini duyanınız mutlaka olmuştur.

Bir İtalyan iktisatçı, çok popüler bir kuramcıdır. İktisatta ortaya koyduğu kuramın adı 20’ye 80 kuralı ya da kendi adıyla anılan pareto analizidir…
Pareto analizi problem çözme tekniklerinden biri olarak ün yapmıştır.
Pek çok ekonomik sosyal ve siyasal problemin çözümünde rehber olan bir analizdir.
Basit şekliyle tanımlamam gerekirse, yaşamda herhangi bir problemin oluşmasını sağlayan en baskın yüzde
20’lik bir sorunu çözdüğünüzde çözümün yüzde 80’nine ulaşırsınız tezine dayanır ve doğrudur da.
Yani sorunu yaratan problemleri sıralarsınız içinden en baskın olan yüzde 20’lik kısmını çözdüğünüzde çözümün yüzde 80’nine ulaşabileceğinizi garanti eden bir yaklaşımdır.

Hadi şimdi birlikte bir problem üretelim ve bunu pareto analiziyle çözelim gerçekliğini ispat edelim:

Sorum şu:

Bir belediyeyi yöneten belediye başkanısınız ve büyük bir hayaliniz var. Gebze- Darıca arasında organize sanayi olduğundan ve bu da trafik yoğunluğu yarattığı için bölgeye bir metro hattı kurmayı hayal ediyorsunuz.
 A noktasıyla b noktası arasındaki uzaklık gidiş-geliş
40 kilometredir. İki nokta arasındaki kazı masrafları ve diğer uygulamaların tamamlama maliyeti 5 milyarsa ve başkanın her yıl kasasında yatırıma ayırabileceği miktar 600 milyon lira ise…
* Bu projeyi öz kaynaklarınızla kaç yılda tamamlayabilirsiniz?
* Yatırıma ayırdığınız bütçenin tamamını metro işine aktardığınızda diğer yatırımlarınızı hangi kaynakla finanse edersiniz?  Belediyenizin geçmiş dönemlerden kaynaklanan büyük miktarda borcu varsa, kaynaklarınızın yüzde 40 bu borçlara gidiyorsa yeniden borçlanma yolunu tercih eder misiniz?

Evet…
Biraz kazık bir soru olduğunun farkındayım ama çözüm için süreniz çok buyurun siz empati yapın bu problemi çözün.
SakIn Öklid’den yararlanayım demeyin size hiçbir yararı olmaz çünkü konuyla ilgili değil…

Cevabını ben vereyim;

Çözüme şuradan başlayalım.
Bir üretim işi hangi süreçleri kapsar?
Bir gazeteci olarak bunu araştırdım üretimin 5 aşamalı bir süreç olduğunu öğrendim.

*Planlama(yüzde 20)

*Tasarım(yüzde 20)

*Projelendirme(yüzde 20)

*Fizibilite (yüzde 20)

*İhale ve yapım(yüzde 20- finansman)

Soruna baktığımızda planlama tasarım projelendirme fizibilite analiz olarak adlandırdığımız her yüzde 20’lik dilimden hangisini seçerseniz seçin herhangi birini çözdüğünüzde çözümün yüzde 80’nine ulaşamıyoruz. Sorunun çözümünde baskın bir neden değiller.

Sorunu yaratan en baskın neden ihale ve yapım yani diğer eşdeğeri ile finansmandır. Siz bu sorunu çözdüğünüzde çözümün yüzde 80’nine ulaşabiliyorsunuz yani üretimi tamamlayabiliyorsunuz.

Peki, bu ihale ve yapım işi olan yüzde 20’lik kısmını belediye kaynaklarıyla yapabiliyor musunuz?
Evet, yapabilirsiniz ama bu uzun yıllar sürer.
Fakat 5 yıl içinde başka hiçbir hizmet üretemez halkın taleplerini karşılayamazsınız. Burada yapabileceğiniz en makul çözüm bu sorunu kısa sürede çözebilecek, finansmanı güçlü bir kuruma devretmenizdir.

Bu akıl yürütmeyle yapabileceğiniz tercih projenin Ulaştırma Bakanlığına devridir…

Tahir hoca, popülizm yapmadan bu rasyonel kararı alma cesaretini göstermiştir. Bu tercihiyle hem
Kocaeli’ ye metro kazandırmıştır hem de belediyenin
5 yılını kurtarmıştır…

Bu bakımdan bakıldığında Tahir Hoca siyaset sosyolojisi açısından iyi bir problem çözücü liderdir…

Devamı yarın

- Özgür Kocaeli Gazetesi, Cemalettin Öztürk tarafından kaleme alındı
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/makale/4388324/cemalettin-ozturk/tahir-buyukakin-gozlemlerim-4