YENİ NORMAL

Mustafa Okçu
Mustafa Okçu

Yeni normal sahici değil yapay. İnsanlığın sahip olduğu güçle, ulaştığı imkanlarla ve alışkanlıklarıyla uyumlu değil. Koronavirüs mücadelesi henüz başarıya ulaşamadığı için uygulanmaya çalışılıyor. Yeni normal olarak tanımlanan yaşam tarzına uyacağız. İzolasyon, koruma ve korunmanın önceliği vazgeçilmezimiz olacak. Salgın hastalığın bilinmezliklerini kabul eden, korunma ve koruma tedbirleriyle sürdürülebilecek, yeni geçici bir dönem. Aşısının ve tedavisinin bulunup, ulaşılabilir olmasına kadar sürecek. Yeni dönem, insanın, insanla olan iletişimine, etkileşimine, hayatı paylaşmasına uygun değil. Yeni normalin, eski normale bir şeyler katabileceğini, gelişmesine etki edeceğini hissedebiliyoruz ancak ne kadar olacağını bilmiyoruz.

ESKİ NORMALİN YENİ NORMALE ETKİSİ

Ulaşılan yeni normali, öncesinin ve sonrasının sorunlarından ayrı tutarak sevinçle karşılayabilmeliyiz. Yaşama tutunabilmiş olmanın verdiği sevinci hissedip, yansıtabilmeliyiz. Bütün insanlığın karşı karşıya kaldığı, herkesi etkileyen salgın hastalığın aşılması, normalleşmek ve daha iyi bir geleceği kurgulamak ihtiyacı ortak kabul edilebilirliğe ulaştı. Mücadelede, korunma, koruma ve tedavide en sorumlu konumda bulunan siyasi iktidarların, normalleşmeye yönelik kararları ve uygulamaları, kendi konumlarını merkeze alarak yerine getirmeye çalıştıkları yükümlülükler olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşımın en uç örneğini yine en güçlü olan ABD sergiliyor. Kasımda yapılacak seçimlerdeki başarı için ABD başkanının sorumluluğu, hastalığın ilk çıktığı ülkeye yükleme eğilimi, kendi konumunu en iyi duruma getirme görünümlerini yeterince yansıtabiliyor. Bu tutum ve davranışlar bütün insanlığın bildiği ve aşamadığı için kabullenmek zorunda kaldığı alışkanlıklar olarak değerlendiriliyor.

YENİ NORMAL VE ALIŞKANLIKLARIMIZ

Sanayi toplumu düzeni olan, kuvvetler ayrılığı temeline dayalı, halkın iradesinin belirleyiciliğiyle, demokratik kural, kurul ve kurumlarla sürdürülen yönetim sistemlerinin belirleyiciliği ve önceliği, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik olarak kabul ediliyordu. Bu nedenle de normalleşme günlerinin en belirleyici girişim ve uygulamaları ekonomi/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik alanında ortaya çıkabileceği hissediliyor. Koronavirüs tehlikesinin hemen arkasından ekonomik kaygıların önceliğini koruyabiliyor olması, demokratik, özgürlükçü beklentilerin beklentiyi aşan tepki olarak ortaya çıkmaya başlaması bunun açık kanıtı. Ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanamadığı günlerdeki tedbirler yönüyle, en fazla kaynak aktarabilen ülkeler yine gelişmiş demokratik ülkeler oldu. Gelişmiş ülkelerin daha fazla kaynak aktarmaya yetecek imkanlarının olması, uluslararası kurumsal sürdürülebilirlik, etkileşim ve dayanışma ihtiyaçlarını ortadan kaldırmaya yetmedi. En dikkat çekici yetersizlik, İngiltere'nin ayrılmasıyla, koronavirüs öncesinde de tartışmalı konuma sürüklenen AB’ de hissedildi. Uluslararası bütün ilişkiler ve işleyişlerde, yeniden yapılanma ve ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik kapsamında tartışılmaya başlandı.

TÜRKİYE'NİN NORMALLEŞMESİ

Türkiye sahip olduğu imkanlarla, içerisinde bulunduğu şartlara göre, salgın hastalıkla mücadelede önemli başarılar gösterdi. Ekonomi ve demokrasi alanındaki tartışmalar, sahip olunan imkanlarla ve içerisinde bulunulan koşullarla ilgili olduğu için devam etti. Vesayet sisteminin yerine, demokratik, kapsayıcı, eşitlikçi, çoğulcu, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını tamamlayabilmiş olamamamızın neden olduğu sorunların görünürlüğü ve karşılanması ihtiyacı yoğunlaştı. Siyasi iktidarın, karşılaşılan felaketin sorunlarıyla uğraşıyor olması, karşılanamayan ihtiyaçlar ve beklentilerle uğraşması daha belirgin ve daha yoğun olduğu için toplumsal baskı çoğaldı. Türkiye siyasetinin, iktidarıyla, muhalefetiyle, koronavirüs sonrası normalleşmeyi ve iyileşmeyi en verimli düzeye taşıyıp taşıyamayacakları endişesi artıyor. Koronavirüs öncesinin siyasetini sürdürebilmek yaklaşımlarının da, salgın hastalığın neden olduğu açmazları araç hale getirmek eğilimlerinin de siyasete yararının olmayacağı belli oldu. Toplumsal ihtiyaçları karşılamaya çalışarak farklılığını sergileyen, toplumsal enerjiyi ve sinerjiyi daha yükseğe taşıyabilen siyaset beklentisi oluştu. Bu gerçekliği anladığını ve uygun siyaseti sergilemeye çalıştığını hissettiren yaklaşıma her zamandan daha fazla ihtiyaç duyuluyor.

- Özgür Kocaeli Gazetesi, Mustafa Okçu tarafından kaleme alındı
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/makale/4467203/mustafa-okcu/yeni-normal