YÜZLEŞME

Mustafa Okçu
Mustafa Okçu

İnsanları, ülkesine, kentine, mahallesine, evine, evindeki odasına hapseden koronavirüs, yüzleşmeyi kaçınılmaz hale getirdi. İnsanlar her dönemden daha fazla yaptıkları ve yapamadıklarıyla, yapılmasını bekledikleriyle yüzleşmek zorunda kaldı. Kişisel ve toplumsal belirsizliklerimizle, gerilimlerimizle, kamplaşmalarla yüzleşebilecek durumdayız. Toplumsal yüzleşmelerin siyaset üzerinde yapılması, halkın iradesinin temsil edilip, yapabilirliğe taşınmasını sağlayan temel kurum olması nedeniyledir. Türkiye siyaseti tıkandı. Kendisini aşıp yeniden üretemiyor. Vesayet sisteminin, darbelerle, baskılarla, yönlendirmelerle oluşturduğu siyasi alışkanlıklar aşılamıyor. Aşılmasının çok güç olacağı biliniyordu ancak, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin merkeze alınamaması, vesayet sisteminin yerine Demokratik Hukuk Devletinin tamamlanmasının merkeze alınamaması endişeleri çoğaltıyor.

SİYASETLE YÜZLEŞME

Türkiye’ de siyasi mücadele, idamlık ve bayramlık beklentilerin en yoğun yaşandığı şartlarda verildi. Bu gerçekliği bütün siyasi eğilimler yaşadı ve bedeller ödedi. Hiç kimse bu temel gerçekliği inkar etmiyor. Ayrıca bütün ülkeler bu süreçten bir şekilde geçti. Gelişmiş demokratik ülkeler, bulundukları konuma ulaşmak için daha önceleri çok daha zor ve bedeli ağır şartları yaşadılar ve demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaştılar. Hala pek çok sorunlarla, imkansızlıklarla karşılaşılıyorlar ancak demokratik kurumsal sürdürülebilirlik kapsamında en az zararla bulundukları koşulları aşmayı başarabiliyorlar. Denenmiş, başarılı yöntemler genel geçerli örnekliği hak etmiş temel yönelimlerdir. Bizim konumumuzda olan, daha ileride veya daha geride bulunan bütün ülkelerin izlemesi gereken sistemin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşmak olduğu dünya gerçekliği haline gelmiştir. Otoriter, totoliter, baskıcı, içe kapanık yönetim sistemlerini aşılmasını sağlayan bu gerçekliktir. Demokratik Hukuk Devleti kurumsal işleyişi kapsamında, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlamak, olmazsa olmaz temel gerçeklik durumundadır.

İKTİDAR PARTİSİ SİYASETİYLE YÜZLEŞME

İktidar partisi siyasetiyle en temel sorunumuz haline gelen sorunumuz aşıldı. Vesayet sistemini aşan konuma ulaştık. Devletin, kurallarının, kurumlarının, kadrolarının dışında kalan halk, hayatın her alanında kendisine yer bulabilecek hale geldi. Bu gerçekliği itiraf edemese de kabullenmeyen kalmadı. Vesayet sistemini sahiplenenler de, en fazla yarar sağlayanlar da bu gerçekliği kabullendi. FETÖ/PDY’ nın darbe kalkışmasının önlenmesi bunun en açık kanıtıdır. Vesayet sisteminin yerine Demokratik Hukuk Devletinin inşasının tamamlanamaması belirsizliklere, gerilimlere, kamplaşmalara neden oluyor. İktidar partisi vesayet sistemini aşma mücadelesi kapsamında gerçekleştirdiği ve başarılı olduğu siyasi alışkanlıklarını değiştirip, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamıyor. Yetkilileri, sorumluları değiştirerek, daha iyi olunmasını sağlayacak hedeflere yoğunlaşarak siyasi alışkanlıklarını sürdürmeye çalışıyor.

ANA MUHALEFET SİYASETİYLE YÜZLEŞME

Vesayet sisteminin oluşturduğu siyasi alışkanlıkları aşamama sorunu ana muhalefet partisinde de yaşanıyor. CHP, Cumhuriyetin kurucuları tarafından kurulduğu, halkı temsil edip, yapabilirliği sağlamak misyonunu kuruluştan itibaren sahiplenmeye çalışan siyaset olduğu için daha yoğun, daha karmaşık siyasi sorunlarla uğraşıyor. Gelişmiş demokratik ülkelerin kuralları, kurumları, alışkanlıkları en fazla sahipleniliyor. Bu konumu biliniyor ve kabulleniliyor. Tartışılan konumu, devletin, kurallarının, kurumlarının, kadrolarının dışında kalan halkın, sahip olduğu değerleriyle, farklılıklarıyla, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğinin sağlanması kapsamında, demokratik kurumsal dönüşümünün başarılamamasıdır. 31. Mart yerel seçimlerinde, halkın kendisi gibi olan, değerleriyle, farklılıklarıyla sorun yaşamayan adaylarla başarılı olunması, CHP’ nin değişmekte olduğunu, değişim yönünü ortaya çıkarmıştı. CHP’ deki değişimin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınıp, taşınamayacağı endişesinin aşılaması ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Alternatifliğe ulaşmak, siyasi gündemi belirleyebilmek, bu ihtiyacın karşılanmasıyla sağlanabilecekti. Yerel seçimler sonrası başlayan örgüt seçimlerinin, yapısal sorunlarla yüzleşmek, yeniden yapılanmayı sağlamak, demokratik dönüştürücü temsile ulaşmak anlayışıyla yapılması ihtiyacı bu nedenlerle genel geçerli beklentiydi. CHP ‘ nin siyaset yapıcıları, Türkiye gerçekliği haline gelen, adayların konumu ve kabul edilebilirliği üzerinden yansıyan, yerel seçim gerçekliğini içselleştirip siyasete taşıyamadılar. Koronavirüsün ortaya çıkardığı zorunluluk nedeniyle tamamlanamayan örgüt seçimleri, pragmatık yaklaşımlarla genel başkanın konumu ve eğilimlerinin merkeze alındığı anlayışla yapılmaya çalışıldı. O kadar ileri gidildi ki demokrasi adına, hak, hukuk adına, eşitlik ve özgürlük adına tek adaylı yönlendirmelerle kongre süreçleri yönetilmeye çalışıldı. Beklentilerin karşılanamadığını, yanlışlardan dönüleceğini hissettiren hiçbir açıklama da halen yapılmadı.

- Özgür Kocaeli Gazetesi, Mustafa Okçu tarafından kaleme alındı
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/makale/4550515/mustafa-okcu/yuzlesme