İYİKİ BAŞKANLIK SİSTEMİ VAR

İbrahim Elgin
İbrahim Elgin

Vakti zamanında çok yetenekli bir ressam, harikalar yaratan fırçasından çıkan tablolarını bir araya getirip sergi açmaya karar vermiş. Serginin ilk günkü heyecanıyla ziyaretçileri beklemeye başlamış. Bir süre sonra genç ressamın resim sergisine insanlar çok ilgi gösterip gezmeye başlamışlar. Gözleri mutluluktan ışıl ışıl olmuş. Ziyaretçiler sergiyi gezerken bir anda tüm gözler bir sese yönelmiş. Çok yaşlı bir ziyaretçi ,bir tablonun önünde durmuş ve genç ressamı yanına çağırmış. Genç ressamda heyecanla yaşlı ziyaretçi herhalde tabloyu çok beğendiğini söyleyecek diye koşarak yanına gitmiş. Yaşlı adam Atlı Asker tablosunun önünde durarak “Bak delikanlı bu süvarinin çizmeleri olmamış”diye serzenişte bulunmuş. Genç ressam niye diye sorunca, yaşlı adam, bak oğlum ben 70 yıllık çizme ustasıyım, çizmenin bağcıkları şöyle olmalı, kancalarıda böyle olmalı demiş. Genç ressam aman efendim madem çizme ustasısınız görüşünüze saygı duyarım deyip, hemen fırçasını eline alıp yaşlı adamın dediklerini bir bir tablo üzerinden düzeltmiş. Yaşlı adam tamam şimdi oldu demiş.

Herkes yaşananları pür dikkat izlerken, yaşlı adam tekrar konuşmaya devam ederek, delikanlıya bak oğlum bu süvarinin miğferide olmamış deyince, genç ressam işte o an tarihe geçecek o sözü söylemiş. Amca tamam sen çizme ustasısın ama lütfen “Çizmeyi Aşma” demiş. Bu hikayeyi çok severim ve zamanı geldiğinde de dostlarıma anlatırım.Hadi gelin yaşanmış bu olaydan hepimiz kendimize bir ders çıkaralım. Çoğumuz zaman zaman bu hataya düşmüyormuyuz? Ne dersiniz? Mesela dostlarımızla bir misafirlikte veya bir kahvehane de televizyon haberlerini izlerken yaşanan olayların arka planını hiç araştırmadan siyasetlede uzaktan yakından hiç ilgimiz veya bilgimiz olmadığı halde kendimizi Cumhurbaşkanı , Bakan veya Milletvekillerinin yerine koyup yorum yapmıyormuyuz? Aynen yapıyoruz.Yine televizyondan bir maç izlerken veya bizzat bir maça gittiğimizde kendimizi teknik direktör veya hakemin yerine koyup futbolculara hakemlere kızıp bağarmıyormuyuz? Aynen bağırıyoruz. Yine Cami bahçeleri veya dost sonbetlerinde bana göre bu fetva böyle olması lazım diyerek kendimizi Müftünün yerine koyup dini konularda fetva vermiyormuyuz? Aynen veriyoruz. Hatta çoğu zaman kendimizi doktorların bile yerine koyup arkadaş ben geçen gün doktora gittim bana bir ilaç verdi çok iyi geldi deyip eşe dosta aynı ilacı tavsiye etmiyormuyuz ? Aynen ediyoruz. Yani anlaşılan herhangi bir konuda bilgimiz olsa da olmasa da illa o konuda bir şeyler söylemek ihtiyacı hissediyoruz kendimizde. Öyle değilmi dostlar yanlışmı söylüyorum.

Hadi burada bir ramazan eğlencesi olsun diye sizlere bizim Temel ve İdristen konumuza uygun bir örnek anlatayım. Temelin köyde ineği hastalanmış Veterineri çağırmış ilaçlar iğneler derken inek bir türlü iyileşmemiş. Komşusu İdris olayı duyunca Temele gidip biliyorsun inek işinden biraz anlarım şu ineğe birde ben bakayım diyerek olaya dahil olmuş. İneğin yanına vararak etrafında bir iki dolaşmış gözlerine ağzına burnuna falan baktıktan sonra  bir şey anlamamış ama karnının biraz şiş olduğunu farkedince karizmayı çizdirmemek için hemen bir teşhis koyma hissi gelmiş içinden Temele geç ineğin ağzını aç gözününde birini kapa deyip kendi de ineğin arka tarafına geçerek kuyruğunu kaldırıp  gözününün de birini kapatarak  Temele seslenmiş ağzının içine iyi bak beni oradan görebiliyormusun demiş. Temelde göremiyorum deyince tamam işte bu inek bağırsak düğümlenmesi olmuş kardeşim diyerek hemen kendince bir teşhis koyuvermiş. Adam daha ne yapsın olayı anında çözmüş.   

Bilmiyorum bütün dünya milletlerinde böylemi ama maalesef Türk Milleti olarak çoğumuzun böyle bir zafiyeti var. Herşeyi bilir ve hepte haklıyızdır. Yahu arkadaş bu kadar meslek sahibi insanlar  kendi dallarında boşa mı okuyup senelerce okul sıralarında dirsek çürütmüşler .Çok değerli bir Profesör hocamız birgün bizlere dedi ki çocuklar uzmanı olduğum konuda çok şey biliyorum fakat en iyi bildiğim şey haddimi bilmektir.Böyle güzel bir sözün karşısında artık ne söylenebilirki. Herhalde biz demokrasiyi herkesin her konuda boş boş konuşup bilgisi olmadığı halde olur olmaz yorumlar yapmak anlamında algılıyoruz galiba. Böyle bir demokrasi anlayışı dünyanın hiçbir yerinde yok .

Dikkat ederseniz korona virüs olayı çıktığı andan itibaren Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanımızın Başkanlığında öncelikle işinin uzmanı Prof. Dr.lardan oluşan bir bilim kurulu oluşturarak sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesini sağladı. Çünkü bu bir sağlık sorunuydu ve bu işlerden de ancak onlar anlardı. Tabiiki bununla birlikte AK Parti iktidarı döneminde yapılan sağlık yatırımlarınında ne kadar isabetli yatırımlar olduğu ortaya çıktı. Tüm bunlarla birlikte hem yatırımlar,hem sağlık sistemimiz, hemde uzman doktor ve sağlık çalışanları kadrolarımızla birlikte gösterilen başarı dünya devletlerine örnek oldu.  

Bende şunu diyorumki İyi bir lider ve yönetici herşeyi en iyi bilen kişi değil, yaptığı işini iyi bilenleri bir araya getirerek onları sağlıklı ve uyumlu bir biçimde çalıştırabilen kimsedir derim. Cumhurbaşkanımızda seçildiği günden itibaren Başkanlık sistemininde kendisine verdiği yetkiyle bütün Bakanlarını mesleklerinde uzman kişilerden seçmiş ve ardından her alanda başarılar ardı ardına gelmeye devam etmektedir. Bu başarı hem Cumhurbaşkanımız hemde Başkanlık sisteminin doğruluğunun başarısıdır. Yani anlaşılan oki Ülkemizde Başkanlık sistemiyle birlikte çabuk ve sağlıklı karar almanın önü açılmış oldu. Ayrıca şuna da canı gönülden inanıyorumki Türk halkı her zamanki  sağduyusuyla çok hayırlı bir iş yaparak Başkanlık sistemine evet demiş ve bayağı doğru iş yapmış Ülkemizin önünü açmıştır. Demekki iyiki Başkanlık sistemi var.

Herkese hayırlı ramazanlar.

- Özgür Kocaeli Gazetesi, İbrahim Elgin tarafından kaleme alındı
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/makale/4563728/ibrahim-elgin/iyiki-baskanlik-sistemi-var