Pereira ve Cisse kilit oyuncular olabilir…

Uğur Uludağ
Uğur Uludağ

Geçen yıl olduğu gibi, sezona yine ilk iki maçta 1 puanla başlıyoruz.

Geçen yıl 2.Lig’de rakiplerimizin çok üstünde paralar harcadık, flaş transferler yaptık.

Ama transferin son günü aldığımız İrfan, Benhur ve Ramazan gibi oyuncular olmasa ligin ilk yarısını çok daha kötü yerde tamamlayabilirdik.

Bu sezon da kendi bütçemize göre pahalı oyuncular aldık.

Bu ligde bizden çok daha bütçeli, bizim alamadığımız oyuncuları transfer eden takımlar var.

Bu nedenle geçen yıla göre işimiz çok daha zor.

Zaten bunu da ilk iki maçta gördük.

Ayrıca maçları TRT Spor verdiği içinde grubumuzda bulunan diğer takımları izleme fırsatı buluyor, aradaki farkı mukayese edebiliyoruz.

Elimizdeki oyuncuların kalitesinin bu ligde birçok takımın gerisinde olduğunu görebiliyoruz.

Bunun içinde mevcut kadromuzdan çok büyük beklentimiz de yok…

… … …

Biz sahaya gücümüzü bilerek çıkarsak, o zaman daha iyi sonuçlar alırız.

Her maçımızı kazanacağız diye de, futbolcuların ve teknik heyetin üzerinde baskı oluşturmamak gerekiyor.

Biz her hafta oyunumuzu geliştiriyor muyuz, kadro istikrarını sağlayabiliyor muyuz, bunlara bakmalıyız.

Geçen yıl ligin son haftalarında ve Play-Off’ta takımda bu ışığı gördük.

Benim sahada görmek istediğim, takımdan beklentilerim bunlar.

Yoksa bir maç kazanıp, 2-3 kaybedeceksek bu lig bizim için çok sıkıntılı geçer…

KAZANAMAMANIN TAKIM ÜZERİNDE YARATTIĞI BASKI

Son iki yılda 3.Lig ve 2.Lig şampiyonluklarından sonra, bu sezonda takımdan beklentiler çok fazlaydı.

Bu beklentileri yaratan da yöneticiler ve siyasilerdi.

Alınan oyuncular yıldız gibi lanse edildi.

 Hazırlık döneminde Süper Lig takımlarını yenmemiz, takımda beklentileri arttırdı.

Ama ilk iki maçta alınan1 puan, takımımızın gol atamaması, ister istemez teknik ekip ve futbolcularda baskı yarattı.

Grubumuzda daha ilk haftadan teknik adam değişikliklerinin yapılması, bu baskıyı daha çok hissettiriyor.

Bunu sahadaki futbolcularda yaşıyor.

Benhur, geçen yıl da çok gol kaçırdı, bir kanat oyuncusu olmasına rağmen çok da gol attı, takımın skorer ismi oldu.

Ankaragücü maçında girdiği pozisyonlardan en az birini atmalıydı.

Benhur da baskı altında oynadığı için son vuruşları iyi yapamadı.

Ankaragücü maçı deplasmanda olduğu için takım olarak belki bu baskıyı çok fazla hissetmedik.

Bu akşam sahamızda, taraftarımızın önünde oynayacağız.

Kaçırdığımız her gol, futbolcuların yaptığı her pas hatası, tribünden tepkilere neden olacak.

Bunun için de taraftarımıza çok büyük görev düşüyor.

Maçın skoru ne olursa olsun, sonuna kadar futbolculara bu desteği vermeliyiz.

Takım olarak bu baskıyı yaşarsak, geçen hafta Ankaragücü takımının durumuna düşeriz…

KADRO İSTİKRARINI YAKALAMALIYIZ

Mustafa Reşit Akçay ve ekibi, geçen yıl ligin devre arasında takımın başına geçtiler.

Devre arası hazırlık dönemini takımla geçirdiler.

Ligin ikinci yarısının ilk haftalarında kadronun oluşumu konusunda çok büyük sıkıntı yaşadılar.

Özellikle Mustafa Hocamın rahatsızlığından sonra Turgay Karslı’nın takımın başına geçmesiyle bir kadro istikrarını yakaladık.

Ligin son 7-8 haftası ile Play-Off’ta bu kadro istikrarı bize başarıyı getirdi.

Aslında bu sezon hazırlık döneminde de Turgay Karslı, kadro istikrarı konusunda son derece hassastı.

Daha ilk iki hazırlık maçında takımın on biri neredeyse ortaya çıkmıştı.

Mustafa Hocam, Turgay Karslı’ya göre takımla çok fazla oynuyor, arayış içinde oluyor.

Futbolda kadro istikrarından yana olan biriyim.

Bu dünyanın her tarafında böyledir.

Bunun için bizimde bu kadro istikrarını yakalamamız gerekiyor.

Son Ankaragücü maçında sahaya çıkan on birimiz çok kötü değildi.

Pozisyonlara girdik, rakibe de fazla fırsat vermedik.

Belki iç sahada hücum anlamında daha farklı oynayabiliriz…

PEREİRA’YI DA BİRAZ DAHA OYUNUN İÇİNE SOKMALIYIZ

Bu sezon aldığımız hücum oyuncuları skor anlamında üretken değiller.

Dino, Tisdell ve Pereira gibi yabancı oyuncuları aldık ama gol umudumuz, geçen yıl son haftalarda hiç oynatmadığımız Bahattin Köse ile belki de bu sezon düşünmediğimiz Benhur Keser oldu.

Yeni oyuncularımızdan Dino hazır değil, olmasını da beklemek biraz hayalci olacak.

Tisdell’in kapasitesi belli.

Bu oyuncular içinde bize hücumda en çok katkı sağlayacak isim Pereira.

Benhur ile kanatları değişkenli kullanan Pereira, ceza sahasından çok uzak oynuyor.

Oysa bire bir oyuncu eksiltme özelliği var.

Top tekniği çok yüksek, topu rakip sahada tutup, arkadan gelecek orta saha oyuncularının hücuma çıkmasını sağlayabilir.

Pereira, Benhur gibi hücumlarda defansın arkasına ve arasına koşular yapıp, topla buluşursa gol atma şansı çok fazla olur.

Benhur’dan daha tecrübeli, daha teknik olduğu için yakaladığı fırsatları gole çevirebilir.

Pereira, hazırlık maçlarından ve ilk iki lig maçında sağ bek Cisse ile de özellikle hücumda çok iyi anlaşıyor.

Cisse, arkadan bindirmelerde Pereira ile hücum aksiyonu sağlıyor.

Bu pozisyonlarda final paslarını iyi yapmak gerekiyor.

Bu akşamki maçta Pereira’nın hem skor anlamında, hem de oyuna katkı sağlayacak bir performans bekliyorum…

Aynı şekilde son Ankaragücü maçında ilk müsabakaya göre defansif anlamda da çok iyi gördüğüm Cisse’nin katkısının çok olacağını düşünüyorum…

Tabi ki, hücumda Benhur ve Bahattin Köse ile uyumlu ve koordineli oynamaları gerekiyor.

Yoksa bireysel olarak yapılan hareketler bazen sınırlı olabiliyor…

**********

Samsunspor ile hiç dost olamadık…

Kocaelispor’un bu akşamki rakibi Samsunspor ile hem 1.Lig, hem de Süper Lig’de aramızda oynadığımız maçların bir çoğunun hikayesi vardır.

Adnan Dinçer’in Kocaelispor’u çalıştırdığı dönemde Samsunspor ile çekiştik.

O dönem bir ekonomik ve siyasi olarak çok güçlü değildik.

Kulübün başında Kaya vardı, siyasilerin de takıma desteği yoktu.

O yıl bizim takım şampiyonluğu çok hak etse de, Samsunspor ipi göğüslemişti.

Özellikle Erman Toroğlu’nun yönettiği, Samsun’da oynadığımız maç çok konuşulmuştu.

Yine Samsunspor ile Türkiye Kupası’nda İzmit’te oynanan, hakem Serdar Çakman’a taraftarımızın küfür ettiği için yarım kalan maç var.

Bu karşılaşma hakeme küfürlü tezahürat yapılıp da yarım kalan ilk maç olarak tarihe geçmişti.

Biz nedense futbol tarihimiz boyunca Samsunspor ile birbirimizi hiç sevemedik, dost olamadık.

Şimdi de bu maç öncesinde Samsunspor Teknik Sorumlusu Mehmet Altıparmak’ın antrenmanda oyuncularıyla konuşurken üç işaretini gösterip, bunu da kulüp sosyal medya hesaplarından “Hocamızın sanki Kocaelispor’dan üç gollü galibiyetle döneceğiz gibi bir havası var” diye esprili bir yaklaşımda bulunmuşlar.

Bizim sosyal medyamız da bunu sözü alıp, günlerdir yazıp duruyor.

Zaten bizim takım baskı altında, gergin oynayacak.

Bu kadar içi boş, hiçbir anlamı olmayan, sadece esprili olarak söylenmiş bu sözü günlerdir yazıp çizmek, futbolcularımızı ve taraftarımızı baskı altında almak doğru değil.

Daha ilk maçta numaralı tribüne rakip takımın yedek kulübesine küfür, hakaret ve su şişesi atmaktan bloke geldi.

Bu dönemler çok dikkatli olmalıyız…

 Taraftarımızı ve camiamızı germeye yok…

************

Yalçın Kıldıran’dan açıklama

Geçtiğimiz günlerde “Ceyhun Güray, Baturman, Veli ve diğer efsaneler…” başlıklı yazımda altyapımızdan çıkmış, bu takımın yıllarca formasını giymiş futbolcularımızdan Kocaelispor’un daha çok yararlanması gerektiğini belirtmiştim.

Bu yazıya çok olumlu dönüşler oldu, yorumlar yapıldı. Bunlardan biri de Yalçın Kıldıran oldu.

Yalçın Kıldıran’ın yorumunu görünce bir mahcubiyet duygusu da yaşadım.

Bu yazıyı yazarken o an aklıma kim geldiyse onları yazdım. Mutlaka unuttuklarım olmuştur.

Zaten yazıda da bunu belirttim. Mutlaka unuttuklarım vardır diye genel bir ifade kullanmıştım.

Yalçın Kıldıran, her ne kadar Kocaelispor altyapısından yetişmese de çok genç yaşta Kütahya Tavşanlı’dan geldi, yıllarca Kocaelispor’un formasını giydi, bizden biri oldu.

Hatta çok önemli bedeller de ödedi.

Yalçın Kıldıran, o yazımın altına uzun bir yorum yapmış, bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Hocam bu yazı için öncelikle teşekkür ederim. Ben bu takıma 19 yaşımda geldim, 32 yıldır futbolculuktan idareciliğe kadar her kademede onurla gururla görev yaptım. Sorun Kocaelispor alt yapısından yetişen futbolculara güven veya güvensizlik değil. Hepsi Türk futbolu için bir değer. İçlerinde ülkemizin her takımın da görev yapabilecek bilgi ve beceriye sahip antrenörlerimiz var. Sorun şehrimizin mülki amirleri, zenginleri ve kozmopolit yapısı. Herkes hemşehricilik oynuyor. Şu an Kocaelispor'da Başkan yardımcılığı yapan avukat beyefendi, sosyal medya sayfasından "Trabzonsporlu olmak ayrıcalıktır" yazabilecek kadar düşüncesiz olabiliyor. Biz bunlarla mı Kocaelispor’luluk ruhunu yaşatıp, yücelteceğiz. Başkanı ayrı telden çalıyor, yönetimi başka telden çalıyor, olmaz. Ben Kocaelispor'a geldiğimde üzerimdeki Tavşanlı Linyit formasını çıkardım. Her çocuğun bir takımı olur, ben onu bile çıkardım. O takım yıllar sonra önüme servet yığdı gene de onlara gitmedim. Fakat maalesef ki bu takımda Başkanlık yapanlar yöneticiler hala üzerlerindeki formaları çıkarmıyorlar. En son "Bize her yer ............değil, biz her yerde Kocaelispor'luyuz be booluuuuuuum."

- Özgür Kocaeli Gazetesi, Uğur Uludağ tarafından kaleme alındı
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/makale/7675017/ugur-uludag/pereira-ve-cisse-kilit-oyuncular-olabilir